Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.Povedali mi, že odišla skoro ráno a celý deň má vypnutý telefón.
Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.Sie sagen, sie ist sehr früh schon gegangen. Und ihr Handy ist den ganzen Tag ausgeschaltet.
Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.Ze zeiden dat ze erg vroeg vertrok in de ochtend. En haar telefoon is al de hele dag uit geweest...
Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.Είπαν ότι έφυγε νωρίς το πρωί και το τηλεφωνό της είναι κλειστό όλη μέρα.
Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.Казахе, че излязла рано сутринта, а телефонът й е изключен цял ден.
Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.Мне сказали, что она ушла рано утром. А ее телефон не отвечает весь день.
Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.הם אמרו שהיא עזבה ממש מוקדם בבוקר, הטלפון שלה מכובה כל היום
Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.يقولون انها غادرت مبكرا في الصباح و هاتفها مغلق طوال اليوم
Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.実は 私とあんたがパラン大に 合格したの知ってから ずっと連絡とれなかったのよ
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.A potom včasráno, keď išli popri fíku, videli ho, že je uschlý od koreňa.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.A rano idąc mimo figowe drzewo, ujrzeli, iż z korzenia uschło.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.A učedlníci ráno jdouce, uzřeli fík, an usechl hned z kořene.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Dimineaţa, cînd treceau pe lîngă smochin, ucenicii l-au văzut uscat din rădăcini.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.In ko gredo zjutraj mimo, ugledajo smokvo, da je suha do korenine.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Ja kun he varhain aamulla kulkivat ohi, näkivät he viikunapuun kuivettuneen juuria myöten.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.저희가 아침에 지나갈 때에 무화과나무가 뿌리로부터 마른 것을 보고
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.La mattina seguente, passando, videro il fico seccato fin dalle radici
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Le matin, en passant, les disciples virent le figuier séché jusqu`aux racines.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Men då de nu på morgonen åter gingo där fram, fingo de se fikonträdet vara förtorkat ända från roten.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Og da de gikk forbi tidlig om morgenen, så de at fikentreet var visnet fra roten av.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Og da de om Morgenen gik forbi, så de, at Figentræet var visnet fra Roden af.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Por la mañana, pasando por allí vieron que la higuera se había secado desde las raíces
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Quando passavam na manhã seguinte, viram que a figueira tinha secado desde as raízes.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Reggel pedig, a mikor mellette menének el, látják vala, hogy a fügefa gyökerestõl kiszáradott.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Sáng hôm sau, khi đi ngang qua, thấy cây vả đã khô cho tới rễ;
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Sáng hôm_sau , khi đi ngang qua , thấy cây vả đã khô cho tới rễ ;
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Und am Morgen gingen sie vorüber und sahen den Feigenbaum, daß er verdorrt war bis auf die Wurzel.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Και το πρωι διαβαινοντες ειδον την συκην εξηραμμενην εκ ριζων.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.А вранці, мимо йдучи, побачили смоківницю всохлу від коріння.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.И тъй, като минаваха сутринта, видяха смоковницата изсъхнала от корен.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.Поутру, проходя мимо, увидели, что смоковница засохла до корня.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.ויהי הם עברים בבקר ויראו את התאנה כי יבשה עם שרשיה׃
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.وفي الصباح اذ كانوا مجتازين رأوا التينة قد يبست من الاصول.
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.早 晨 、 他 們 從 那 裡 經 過 、 看 見 無 花 果 樹 連 根 都 枯 乾 了
Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler.早晨 、 他們從 那 裡經過 、 看見 無花果 樹連 根 都 枯乾了
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Al levantarse Josué muy de mañana, hizo que se acercara Israel por sus tribus, y fue tomada la tribu de Judá
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Josué se leva de bon matin, et il fit approcher Israël selon ses tribus, et la tribu de Juda fut désignée.
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.이에 여호수아가 아침 일찌기 일어나서 이스라엘을 그 지파대로 가까이 나아오게 하였더니 유다 지파가 뽑혔고
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Morgenen efter stod Josva tidlig op og lot Israel trede frem stamme for stamme, og Juda stamme blev tatt ut.
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Tidligt næste Morgen lod Josua Israel træde frem Stamme for Stamme, og da blev Judas Stamme ramt.
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Vậy , Giô-suê dậy sớm , biểu Y-sơ-ra-ên đến gần từng chi_phái ; và chi_phái Giu-đa bị chỉ ra .
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Vậy, Giô-suê dậy sớm, biểu Y-sơ-ra-ên đến gần từng chi phái; và chi phái Giu-đa bị chỉ ra.
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Vstav tedy Jozue ráno, kázal přistupovati Izraelovi po pokoleních jejich. I postiženo jest pokolení Judovo.
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Zjutraj zgodaj pa vstane Jozue in ukaže Izraelu pristopati po svojih rodovih, in zadet je bil rod Judov.
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Και εξεγερθεις ο Ιησους το πρωι, προσηγαγε τον Ισραηλ κατα τας φυλας αυτων και επιασθη η φυλη του Ιουδα
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Иисус, встав рано поутру, велел подходить Израилю по коленам его, и указано колено Иудино;
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.Тогава Исус, като стана рано на сутринта, приведе Израиля според племената им; и хвана се Юдовото племе.
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.וישכם יהושע בבקר ויקרב את ישראל לשבטיו וילכד שבט יהודה׃
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.فبكر يشوع في الغد وقدم اسرائيل باسباطه فاخذ سبط يهوذا.
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.於 是 約 書 亞 清 早 起 來 、 使 以 色 列 人 按 著 支 派 近 前 來 . 取 出 來 的 、 是 猶 大 支 派
Sabah erkenden kalkan Yeşu, İsrail halkını oymak oymak öne çıkardı. Bunlardan Yahuda oymağı belirlendi.於是 約書亞 清早 起 來 、 使 以色列人 按 著 支派 近前 來 . 取出 來 的 、 是 猶大 支派
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Běda těm, kteříž ráno vstávajíce, chodí po opilství, a trvají při tom do večera, až je víno i rozpaluje.
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Biada tym, którzy rano wstawając chodzą za pijaóstwem, a trwają na niem do wieczora, aż ich wino rozpali!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Celakalah kamu! Dari pagi sampai malam kerjamu hanya minum minuman keras dan bermabuk-mabuk
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Gorje jim, ki vstajajo rano zjutraj, da hodijo za pijačo opojno, ki sede pozno v noč, da jih vname vino!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!j azoknak, a kik jó reggelen részegítõ ital után futkosnak, [és] mulatnak estig, [és] bor hevíti õket:
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm kiếm rượu, chầy đến ban đêm, phát nóng vì rượu!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm_kiếm rượu , chầy đến ban_đêm , phát nóng vì rượu !
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!아침에 일찌기 일어나 독주를 따라가며 밤이 깊도록 머물러 포도주에 취하는 그들은 화 있을진저
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Ve dem, der årle jager efter Drik og ud på Natten blusser af Vin!