Ana içeriğe geç
Sözlük

erk ile cümle

erk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Erkek kardeşim gömleğini ters giydi.My brother wore his shirt inside out.
Erkek kardeşim nehri yüzerek geçmeye cesaret edemedi.My brother dared not swim across the river.
Erkek kardeşim TV izler.My brother watches television.
Erkek kardeşim oraya yalnız gitmek için ısrar etti.My brother insisted on going there alone.
Erkek kardeşim henüz okulda değil.My brother is not yet in school.
Erkek kardeşim hâlâ uyuyor.My brother is still sleeping.
Erkek kardeşim sık sık bütün gece uyumaz.My brother will often sit up all night.
Küçük erkek kardeşim İngilizce okuyabilir.My little brother can read English.
Erkek kardeşim para için bana bağımlıdır.My brother depends on me for money.
Erkek kardeşim gümüşü parlattı.My brother polished the silver.
Erkek kardeşim San Diego'da yaşıyor.My brother is living in San Diego.
Erkek kardeşim benim gittiğim aynı okula gidiyor.My brother goes to the same school I do.
Benim küçük erkek kardeşim ilkokula gidiyor.My little brother goes to an elementary school.
Erkek kardeşim pul toplama heveslisidir.My brother is keen on collecting stamps.
Erkek kardeşim küçük ama güçlüdür.My brother is small but strong.
Erkek kardeşim fiyatın iki katını ödedi.My brother paid double the price.
Erkek kardeşim benim iki yıl önce olduğum kadar uzun değil.My brother is not as tall as I was two years ago.
Erkek kardeşim kendi kedisine "Hanako" adını verdi.My brother named his cat Hanako.
Erkek kardeşim ona karşı samimidir.My brother has been friendly to him.
Erkek kardeşim odasını karmaşa içinde bırakır.My brother leaves his room in a mess.
Erkek kardeşim beyzbol kulübüne katıldı.My brother has joined the baseball club.
Erkek kardeşim okula gidecek yaştadır.My brother is old enough to go to school.
Lütfen uygun olan en erken zamanında beni ara.Please call me at your earliest convenience.
Tüm öğrenciler cumartesi günü eve erken gider.All the students go home early on Saturday.
O, baş ağrısını erken ayrılmanın mazereti olarak kullandı.He used a headache as an excuse for leaving early.
Yirmiden fazla erkek çocuğu oraya gitti.More than twenty boys went there.
İki erkek kardeş birbirine gülümsedi.The two brothers smiled at each other.
İki erkekten uzun olanı önce dışarı çıktı.The taller of the two men went out first.
Japon erkekler hâlâ beyzbolu futboldan daha çok seviyor.Japanese men still like baseball better than soccer.
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Pazar günü, balık tutmaya gitmek için erken kalkardık.On Sunday, we would get up early go fishing.
Pazar günleri, erken kalkardık ve balık tutmaya giderdik.On Sundays, we would get up early and go fishing.
Onun bu kadar erken kalkması çok zor olacak.It will be difficult for him to get up so early.
Onun erken kalkması sıra dışıdır.It's unusual for him to get up early.
Onun erken kalkacağına inanıyorum.I believe him to get up early.
Onu erkek kardeşinden ayıramıyorum.I cannot tell him from his brother.
Onu erkek kardeşinden ayırmak kolaydır.It is easy to tell him from his brother.
Onun hakkında sana söylediğim şey onun erkek kardeşi için de geçerli.What I told you about him also holds good for his brother.
Bir erkek ve iki kız kardeşi var.He has a brother and two sisters.
İki erkek kardeşi var; biri Osaka'da diğeri Kobe'de yaşıyor.He has two brothers, one lives in Osaka and the other in Kobe.
Üç erkek kardeşi vardır.He has three brothers.
Onun Tokyo'da yaşayan bir erkek kardeşi var.He has a brother who lives in Tokyo.
Ona daha erken başlamasını tavsiye ettim.I advised him to start earlier.
Onun erkek kardeşi geçen ay öldü.His brother passed away last month.
Onun erkek kardeşi ünlü bir futbolcudur.His brother is a famous soccer player.
O, erkek kardeşinden daha uzundur.He is taller than his brother.
Onun erkek kardeşi okula otobüsle gider.His brother goes to school by bus.
Kısa süre sonra erkek kardeşi eve geldi.His brother came home soon after.
Onun erkek kardeşinin aklında bilgisayarlardan başka hiçbir şey yok.His brother has nothing but computers on his mind.
Erkek kardeşi çok yetenekli bir doktor.His brother is a very capable doctor.
Erkek kardeşi bir ticaret şirketinde çalışır.His brother works for a trading company.
Onun erkek kardeşlerinden herhangi birini tanımıyorum.I don't know either of his brothers.
Ben onun erkek kardeşlerinden hiçbirini tanımıyorum.I know neither of his brothers.
Onun her iki erkek kardeşide öğretmendir.Both his brothers are teachers.
Karısı ona iki kızı ve bir erkek çocuk doğurduHis wife bore him two daughters and a son.
Karısı ikiz erkekler dünyaya getirdi.His wife gave birth to twin boys.
Erkek kardeşinin ani ölümü onları şaşırttı.The sudden death of his brother surprised them.
Erkek kardeşi her zaman TV izliyor.His brother is always watching TV.
Erkek kardeşi onu uğurlamak için istasyona gitti.His brother went to the station to see him off.
Onun konuşması bütün erkeklere ilham kaynağı oldu.His speech inspired all the boys.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod