Biz onlara erken başlamalarını tavsiye ettik.We advised them to start early.
Bir dahaki sefer daha erken gelmenizin bir sakıncası var mı?Would you mind coming earlier next time?
Gelecek sefer daha erken gelir misin?Would you mind coming earlier next time?
Arabayı yıkayan çocuk benim erkek kardeşimdir.The boy washing the car is my brother.
Borcumu mümkün olduğu kadar erken ödeyeceğim.I will pay my debt as soon as possible.
Kadınların neden erkeklerle aynı haklardan yararlanmasına izin verilmiyor?Why aren't women allowed to enjoy the same civil rights as men?
Kadınlar genel olarak erkeklerden daha uzun yaşamaktadır.Women generally live longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.Women usually live longer than men.
Kadınlar fiziksel olarak erkeklerden daha güçsüzdür.Women are physically weaker than men.
Kadınlar erkeklerden daha düşük bir maaşla çalıştırılırlar.Women are employed at a lower salary than men.
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşama eğilimindedir.Women tend to live longer than men.
Kadınlar çoğunlukla erkeklerden daha uzun yaşıyorlar.Women commonly live longer than men.
Bütün erkekler kayaktan hoşlandı.All the boys enjoyed skiing.
Bütün erkekler aşağıya baktı.All the boys looked down.
Erkek çocuk giysilerini çıkardı.The boy stripped off his clothes.
Yatmaya gitmek için çok erken.It's too early to go to bed.
Geçen gün şehirde eski bir erkek arkadaşımla karşılaştım.I ran across an ex-boyfriend of mine in town the other day.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.To keep early hours makes you healthy.
Erken kalkan uzun yaşar.One who keeps good hours will live long.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.Early to bed, early to rise makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken kalkmak iyi sağlık için esastır.To keep early hours is fundamental to good health.
Erken kalkmak size çok iyi gelecektir.To keep early hours will do you much good.
Erken kalkmazsan, sağlığına zarar verirsin.Unless you keep early hours, you will injure your health.
Erken kalkmalısın.You should keep early hours.
Erken kalkanlar uzun yaşarlar.Those who keeps early hour will live long.
Sabahın erken saatlerinden beri yağmur yağıyor.It's been raining since early morning.
Sabah erken yürüyüş yapmak güzel oluyor.It is nice to take a walk early in the morning.
"Bill, erkenden eve dön." "Tamam, anne.""Come home early, Bill." "Yes, Mother."
Birçok genç erkek, aynı hataları işleme eğilimindedir.Many young men tend to commit the same errors.
Birçok erkek savaşta ağır biçimde yaralandı.Many men were badly wounded in the battle.
Hiç kimse onun gibi erkeklere saygı duymadı.No one respected men like him.
Tüm erkek çocuklar beyzbol oynamaktan hoşlanır.All boys like to play baseball.
Erkek çocuklarından her biri yarışa katılmaya istekliydi.Each of the boys was eager to join in the race.
Bütün erkekler Julia'ya âşık oldular.All the boys fell in love with Julia.
Erkek avcıdır, kadın onun avı.Man is the hunter, woman is his game.
Erkek cesaretiyle yargılanır, kadın cazibesiyle.Man is judged by his courage, woman by her charm.
Erkekler ve kadınlar savaşa gittiler.Men and women went into battle.
Hem erkekler hem de kızlar okulda pişirme dersi almalılar.Both boys and girls should take cooking class in school.
Erkekler ve kadınlar birbirlerine saygı duymalıdır.Men and women must respect each other.
Kadınlar ve erkekler arasında hiçbir eşitsizliğin var olmasına izin verilmemesi gerekir.No inequality should be allowed to exist between men and women.
Bir erkeğin karısından bir şeyler gizlemesi yanlıştır.It is wrong for a man to conceal things from his wife.
Erkeklerin bıyıkları vardır.The men have mustaches.
Erkekler tam da laflarının üstüne gülüyorlar.The men are smiling on cue.
Erkekler erkeksi görünmek isterler.Men like to look masculine.
Balık tutmaya gitmek için bu sabah erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Bu sabah balığa gitmek için erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
O, baş ağrısını erken ayrılmanın mazereti olarak kullandı.He used a headache as an excuse for leaving early.
Ona daha erken başlamasını tavsiye ettim.I advised him to start earlier.
Karısı ona iki kızı ve bir erkek çocuk doğurduHis wife bore him two daughters and a son.
Sıkı işten yorulduğu için, o her zamankinden daha erken yatmaya gitti.Tired from the hard work, he went to bed earlier than usual.
Gece yatmaya erken giderim.I go to bed early at night.
Yumi İngilizce programını dinlemek için erken kalktı.Yumi got up early to listen to the English program.
Erkek tavus kuşunun renkli kuyruk tüyleri vardır.The male peacock has colorful tail feathers.
Bir gece erken gideceğim.I'm going to leave one night early.
Berber erkeklerin saçını tıraş eden ve kesen bir adamdır.A barber is a man who shaves and cuts men's hair.
Uzaktan bakıldığında, o bir erkeğe benziyor.Seen from a distance, it looks like a man.
Ayakta duranların hepsi erkekti.Those standing were all men.
Ebeveynlerim erkeklerle dışarı çıkmama izin vermezdi.My parents would not let me go out with boys.
Bir şemsiyeyi iki erkek öğrenci mi paylaşıyor? Ne tuhaf.Two male students sharing an umbrella? How strange.
Erken ilkbahardı, bu yüzden çok sayıda müşteri yoktu.It was early spring, so there weren't many customers.