Ana içeriğe geç
Sözlük

ergenlik ile cümle

ergenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yeni doğan bebeklerde de veya ergenlik öncesi çocuklarda nadir olarak görülebilir.Puede que sea un hallazgo normal en neonatos prematuros.
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Todo ese año la pasé mal y comencé a sufrir de anorexia.
Çocuk ergenlik çağına giremez.Los niños no llegan al año de vida.
Yönetmen Jean-Luc Godard'ın dikkatini çektiği ergenlik döneminde Fransa'ya taşındı.Detmers se mudó a Francia siendo una adolescente, en donde captó la atención del director Jean-Luc Godard.
Bu dönemde birey çocukluktan çıkıp ergenlikten geçerek genellikle eril ikincil cinsel özelliklere ulaşır.Dado que aparecen en la época de la pubertad, parece ser que se trata de una característica sexual secundaria.
İnsanlarda, cinsel olgunluğa ulaşma süreci "ergenlik" olarak adlandırılmaktadır.En los humanos, el proceso de maduración sexual es llamado pubertad.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Mai, mai, non a me in ogni caso».
Yıllar geçer ve Li'l Bit ergenlik dönemine girer.Passano alcune settimane e Jo è prossima al parto.
İnsanlarda, cinsel olgunluğa ulaşma süreci "ergenlik" olarak adlandırılmaktadır.Nell'essere umano il processo che porta alla maturità sessuale è detto pubertà.
Kadınlar ergenlikten hemen sonra evlenirken, erkekler genelde 30 yaşındayken evlenirler.В 10 лет девочки уже выходят замуж, а в 30 — становятся старухами.
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.Будучи подростком, Коэн научился играть на гитаре и сформировал фолк-группу под названием Buckskin Boys.
Ergenlikle beraber tikler artış gösterir.Вместе с ними зритель оказывается в самой гуще происходящего.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Не постоянно, но время от времени.
Genellikle ergenlikten sonra daha sık görülür.Встречаются чаще, чем подострые.
Normalde doğumdan 3 ila 5 sene sonra ve en geç ergenlik çağı sırasında kaybolur.تختفى عادة في خلال ثلاث أو خمس سنوات بعد الولادة و دائما تختفي عند البلوغ .
Ergenlik sonrası incelir yahut kendi üzerine katlanır.والمفعول به في التحذير والاغراء قد يأتي مكررًا أو معطوفًا (وهو الغالب) فيحذف فعله وجوبًا.
Çocuk sözcüğü ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir: Çocuk, bebeklik ve ergenlik çağları arasındaki insan.قد يقصد من «الأطفال»: الأطفال: جمع طفل، الإنسان في مرحلة ما بين سن الولادة حتى البلوغ.
Erkeklerde; ergenlikten sonra genellikle 20. yaştan itibaren başlar.هذه التغيرات غالباً ما تبدأ في سن الرضاعة، ودائماً قبل سن العشرين.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."لا ينطق أي كلامة، جدي طوال الوقت.
Ergenlik döneminde hamilelik ise ilk 12 saat içinde belirlenebilir.بالفحص الإجمالي، لا يمكن التعرف على الاحتشاء خلال أول 12 ساعة.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Não é às vezes, nem na adolescência, mas sim sempre."
Ergenlik ve menarştan sonra artış gösteren doğurganlık, yaş ilerledikçe düşüş göstermeye başlar.Início ou agudização após parto são comuns.
Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.Adolescência é a fase que marca a transição entre a infância e a idade adulta.
Ergenlik döneminde hamilelik ise ilk 12 saat içinde belirlenebilir.A mesma dose deve ser mantida nas primeiras 12 semanas de gravidez.
Bebeklik döneminde, miyelinleşme hızlı olur ve ergenlik dönemine kadar devam eder.A forma herdada começa na infância, evolui lentamente e persiste até a idade adulta.
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Durante a adolescência, sofreu de anorexia.
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.Als tiener leerde hij gitaar spelen en vormde een country/folkgroep genaamd The Buckskin Boys.
Ergenlik çağındaki çocukları Adolf ve Paula, anneleri ölürken onun yanındaydı.Na een pijnlijk ziekbed overleed ze met haar kinderen Adolf en Paula aan haar zijde.
Artık 16 yaşında, ergenlik çağında.Ze is 16, maar erg volwassen voor haar leeftijd.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Niet een keer, maar telkens weer.
Ergenlik döneminde şiire, özellikle de Pablo Neruda’nın şiirlerine merak saldı.Uit het Spaans vertaalde hij onder andere gedichten van Pablo Neruda.
Çocuk ergenlik çağına giremez.Chłopiec nie przeżył jednak niemowlęctwa.
Anne karnında dahil her yaşta görülebilir ,en sık ergenlik döneminde rastlanılır.Może występować w każdym wieku, również w okresie noworodkowym.
Normalde doğumdan 3 ila 5 sene sonra ve en geç ergenlik çağı sırasında kaybolur.Den försvinner normalt tre till fem år efter födseln och är i de allra flesta fall borta vid puberteten.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."För Guds skull häng inte efter mig så här jämt och beständigt".
Kadınlar ergenlikten hemen sonra evlenirken, erkekler genelde 30 yaşındayken evlenirler.Хлопці можуть одружуватись пізніше, іноді коли їм вже близько 30.
Ergenlik döneminde şiire, özellikle de Pablo Neruda’nın şiirlerine merak saldı.Підлітком він захопився поезією, особливо творчістю Пабло Неруди.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Мабуть, не завжди, але переважно.
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Měl vyložený odpor k jídlu a dá se říci, že trpěl mentální anorexií.
Ergenlik çağına geldiğinde John saldırgan ve önceden kestirilmez karakterli bir çocuk olarak tanınıyordu.Bezprostředně po narození vypadal Alexej jako zdravý, silný chlapec.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Nu se întâmplă uneori, nu e în adolescență, este veșnic”.
Bu süreç özellikle çocukluk veya ergenlik çağındaki eşcinseller için geçerlidir.Cel mai frecvent, această mutilare se practică la fetițe înainte sau în perioada de pubertate.
Kızım ergenlik çağının sonlarındadır.Fata se află la sfârșitul adolescenței sale.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Nem csak néha, nem csak a kamaszkor időszaka alatt, hanem folyamatosan.”
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Húszas évei elején evési problémákkal küszködött, anorexiában szenvedett.
Mersin balıkları çok geç ergenlik çağına ulaşırlar.Akodon fosszíliák már a késő pliocén korszakból is előkerültek.
Bu sırada Amanda sorunlu bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirmiş ve bunların sonucunda ıslahevine girmiştir.Birdee-nek felszínes kapcsolata volt az anyjával gyerekkorában, ezért nehezen hangolódnak össze.
Dhea hormonu doğum anından itibaren olmak üzere aniden düşer ve ergenlik döneminde de yeniden yükselişe geçer.Szülés előtt erősíti a méhet, a szülés után pedig felgyorsítja a regenerálódási folyamatot.
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.Tizenévesen tanult meg gitározni, majd alapított egy country-folk együttest Buckskin Boys néven.
Max Goof popüler Disney karakteri Goofy'nin ergenlik çağındaki oğlunu canlandıran bir hayali karakterdir.Max Goof) on Disneyn eläinmaailmassa esiintyvä kuvitteellinen hahmo.
Mersin balıkları çok geç ergenlik çağına ulaşırlar.Varhaisimmat liekkikalafossiilit on ajoitettu myöhäiselle eoseenikaudelle.
Ergenlik çağına geldiğinde babasıyla ava çıkar ve ormanda kaybolur.Heidän koiransa haistaa jotain ja katoaa metsään.
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Ankarien sotavuosien aikana hän kärsi aliravitsemuksesta ja anemiasta.
Erkeklerde; ergenlikten sonra genellikle 20. yaştan itibaren başlar.Τα προβλήματα είναι σπάνια μετά την 20η εβδομάδα κύησης.
Ergenlik döneminde cesaretle köyünden dışarı çıkarak Kabil'e gitti.Στην εφηβεία του, ο Καλακανί αποχώρησε από το χωριό του και ταξίδεψε στην Καμπούλ.
Bazen ergenlik öncesi genç kızlarda da olabilir.Ωστόσο, ο προγναθισμός μπορεί να ενυπάρχει και σε νεαρά άτομα.
Bu bilinç, ilk defa ergenlik ya da yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilmektedir.Κατά κανόνα η υπερυπνία διαγιγνώσκεται για πρώτη φορά στην εφηβική ηλικία ή τη νεαρή ενηλικίωση.
Koltuk altı tüyleri, genellikle ergenlik döneminde hem kadınlarda hem erkeklerde çıkmaya başlar.Ξεκινά συνήθως στην εφηβεία και επηρεάζει και τα δύο φύλα.
Ergenlik döneminde şiire, özellikle de Pablo Neruda’nın şiirlerine merak saldı.I teenageårene blev han også interesseret i poesi, især i digte af den chilenske poet Pablo Neruda.
Erkeklerde; ergenlikten sonra genellikle 20. yaştan itibaren başlar.Tilstanden opstår almindeligvis først efter den 20. graviditetsuge.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod