Ergenlik yıllarımın başlangıcında her zaman ebeveynlerimle aram iyi değildi.During my early teens, I was not always on the best of terms with my parents.
Kızım ergenlik çağının sonlarındadır.My daughter is in her late teens.
Ergenlik, buluğ çağı ve zina arasındaki aşamadır.Adolescence is the stage between puberty and adultery.
Tom'la ilk tanıştığımda ergenlik yıllarımın başlarındaydım.I was in my early teens when I first met Tom.
Ergenlik çocukluk ve yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir.Adolescence is a period of transition between childhood and adulthood.
Tom, ergenlik çağındayken şiir yazmayı seviyordu.Tom loved writing poems when he was a teenager.
Sami mi? Sadece ergenlik dönemi aşkıydı.Sami? It was just a teenage crush.
Doğumda, ergenlik öncesi eril üreme sisteminin gelişimi tamamlanır.At birth, the development of the prepubertal male reproductive system is completed.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Often, not always, funny".
Ergenlik dönemi gelince melatonin üretimi düşer.When puberty arrives, melatonin production is reduced.
Ergenlik dönemi insanlardaki 5 dönemden biridir.Considered one of the five Ages of Man.
Normalde doğumdan 3 ila 5 sene sonra ve en geç ergenlik çağı sırasında kaybolur.It normally disappears three to five years after birth and almost always by puberty.
Ergenlik döneminde mükemmel bir jimnastikçi olarak kabul edildi.During his adolescence, he was considered to be an excellent gymnast.
Yönetmen Jean-Luc Godard'ın dikkatini çektiği ergenlik döneminde Fransa'ya taşındı.She moved to France as a teenager, where she captured the attention of director Jean-Luc Godard.
Genellikle ergenlikten sonra daha sık görülür.This sometimes happens directly after reproduction.
Onlar, bazı insanlarda ergenlikte kendini gösteren genetik bir aykırılığa sahiptirler.It occurs in people who are genetically predisposed.
Mersin balıkları çok geç ergenlik çağına ulaşırlar.Christianity came to Derbe very early.
Gençlerin büyükler tarafından istismar edilmesini durdurmak için... ...ergenlik yaşı yasaları var.Age of consent laws are there to stop young people... ...from being exploited by adults.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.As a teenager, I was sketching, drawing, and I wanted to be an artist.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.If it has a subject, the subject is adolescence.
Ergenlik çağında çocuğu olan var mı ?Any parents out there of teenagers?
Ve işte bu ergenlik çağındakiler için başarılabilecek değişikliktir.And that's the change that can be achieved for teenagers.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.And she came to us when she was just at puberty, about six or seven years of age.
Ergenlikten sonra, önemsiz oluyor.After puberty, we fall off the map.
Ve ergenlik oncesindeler.And they're pre-puberty.
Ergenlikte neler oldugunu bilirsinz?You know what happens at puberty?
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.They are all people who learned their hacking skills in their early to mid-teens.
Pazartesi gecesi dünyanın önde gelen uzmanı ergenlik depresyonu hakkında konuşmak için geliyor.Monday night we have the world's leading expert will speak about adolescent depression.
Ergenlikten sonra bu yaptığım asıl tehlike oldu."After puberty, that became the threat.
Ergenlik çağımda nefesimi 30 saniye tutabiliyordum.By the time I was a teenager, I was able to hold my breath for three minutes and 30 seconds.
Sen ergenlik çagına geldiginde, hersey GDO olacak trend böyle!!By the time you're a teenager, it'll be G.M.O. A GO GO!
Rabbin, onların ergenlik çağına gelmelerini ve definelerini çıkarıp elde etmelerini diledi.Your Lord wanted the orphans to find the treasure through the mercy of your Lord when they mature.
Ergenlik döneminde, risk alma önemli ölçüde artmaktadır.In adolescence, risk-taking appears to increase dramatically.
Ergenlikte modaya ilgi duymaya başladı.She became interested in fashion as a teenager.
En yüksek IGF-1 üretimi, ergenlik dönemindeki büyüme artışı sırasında ortaya çıkmaktadır.The highest rates of IGF-1 production occur during the pubertal growth spurt.
Kişiler ergenlik ve genç yetişkinlik dönemlerindeki çoğu kişisel olayları hatırlama eğilimindedir.People tend to recall many personal events from adolescence and early adulthood.
Ergenlik döneminde, akran grupları dramatik değişikliklerle karşı karşıya olma eğilimindedir.During adolescence, peer groups tend to face dramatic changes.
Ergenlik çağından sonra bu hormon seviyeleri görece sabit kalır.After puberty these hormones levels remain relatively constant.
Bu, yaşam boyunca devam eder: çocuklukta ve ergenlikten yetişkinliğe.[1]This continues throughout life: through childhood and adolescence into adulthood.[1]
Annesi Betty, ergenlik döneminde Jill'in soyadını St. John olarak değiştirdi.[1]Her mother Betty changed Jill's last name to St. John during her adolescence.[1]
Ergenlik döneminde ilk kısa filmlerini yönetti. [1]As a teenager, she directed her first short films.[1]
Tukan’ın şair olarak kariyeri ergenlik döneminde başladı.Tuqan's career as a poet began during his adolescence.
Şeriat'ta yasal hak ve sorumluluklar ergenlik ( Buluğ ) ile başlar.Legal rights and responsibilities in Sharia begins at puberty, (Baligh).
Ergenlikte tekrarlama eğilimi gösterir ve yetişkinliğe kadar devam eder.It tends to recur in adolescence and persists into adulthood.
Yetersiz uyku (önerilen 8-10 saatin altında uyumak) ergenlik döneminde sık görülen bir durumdur.Insufficient sleep (sleeping under the recommended 8–10 hours) is common in adolescence.
Ergenlik sonrası incelir yahut kendi üzerine katlanır.Sie kann nach vorn (überhängend) oder nach hinten (herunterhängend) erfolgen.
Bu mesajlardan biri; "ergenlik çağında gebe kalan genç kızlar"dır.Da erflehten die Töchter ein Zeichen von Gott.
Ergenlik çağına geldiğinde John saldırgan ve önceden kestirilmez karakterli bir çocuk olarak tanınıyordu.Als Frühgeburt wurde Johannes immer als schwaches und krankes Kind bezeichnet.
Ergenlik döneminde şiire, özellikle de Pablo Neruda’nın şiirlerine merak saldı.Bei seinen eigenen ersten literarischen Versuchen stand vor allem unter dem Einfluss von Pablo Neruda.
Çocukluk çağında özellikle ergenlikte hipertansiyon, altta yatan bir bozukluğun sonucudur.Bei der ungewöhnlichen Geschichte steht das ausgetauschte Kind im Mittelpunkt.
Bu bilinç, ilk defa ergenlik ya da yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilmektedir.Gelegentlich tritt dieses Bewusstsein erst in der Pubertät oder im Erwachsenenalter auf.
Ergenlik döneminde hamilelik ise ilk 12 saat içinde belirlenebilir.La glace peut être préparée en 12 heures.
Bazen ergenlik öncesi genç kızlarda da olabilir.Elles se retrouvent quelquefois chez les enfants prématurés.
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Ce n’est pas que quelques fois, ce n’est pas qu'à l’adolescence, c’est tout le temps. ».
Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.Le passage de l'adolescence à l'âge adulte...
Ergenlikle beraber tikler artış gösterir.¡Exaltado sea de lo que Le asocian!
Bazen değil, ergenlikte değil, sürekli."Mayormente, pero no siempre".
Bazen ergenlik öncesi genç kızlarda da olabilir.Algunas veces puede ocurrir en mujeres jóvenes antes de la pubertad.
Ergenlik dönemi gelince melatonin üretimi düşer.Cuando llega la pubertad, la producción de melatonina se atenúa.
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.Aprendió a tocar la guitarra y formó The Buckskin Boys, un grupo de country-folk.