Ana içeriğe geç
Sözlük

erdemli ile cümle

erdemli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Quello che facciamo nel nostro laboratorio è tentare le persone con vizi e virtù utilizzando i soldi.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Så det vi gør i mit laboratorium er, at vi frister folk med dydighed ved at bruge penge.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Takže děláme v laboratoři to, že pokoušíme lidi k počestnosti a neřesti pomocí peněz.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.To, čo robíme v mojom laboratóriu, je, že pokúšame ľudské cnosti a necnosti prostredníctvom peňazí.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Wat we in mijn lab doen, is mensen bekoren met deugd en ondeugd door geld te gebruiken.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.В моей лаборатории мы склоняем людей к добродетели или греху при помощи денег.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Отже, в моїй лабораторії за допомогою грошей ми схиляємо людей діяти доброчесно або аморально.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Това, което направихме в моята лаборатория е да изкушим хората с добродетел и порок, използвайки пари.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.מה שאנו עושים במעבדה זה לפתות אנשים באמצעות מידה טובה ומידה מגונה בשימוש בכספם.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.فما قمنا به في المخبر هو أننا كنا نغري الناس بواسطة الفضيلة والرذيلة بإستخدام المال
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.善悪をあぶり出すのです その方法を説明しましょう
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Beh, cosa intendete esattamente per retti?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Bem, o que querem dizer, exatamente, por justos?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Bueno, ¿qué quieren decir con rectos?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Chà, chính xác thì ý các anh thế nào là đích thực?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Co přesně myslíte pravými?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Et bien, qu'est ce que vous entendez par juste ?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Hogy érted pontosan, hogy 'igaz'? "
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim.Joten peruutin hieman ja kysyin, "Siis mitä tarkalleen tarkoitat vanhurskalla?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."어, 공평하시다는 게 무슨 뜻입니까?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Păi, ce înțelegeți prin drepți?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Sebenarnya apa maksudnya dengan tepat?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim. "Ve peygamber derken ne demek istiyorsunuz?"Co dokładnie macie na myśli przez 'prawych'? i co macie na myśli przez 'proroków'?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Was bedeutet eigentlich rechtmäßig ganz genau?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Wel, wat bedoelen jullie precies met rechtschapen?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Τι ακριβώς εννοείς με ενάρετους;
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."А какво точно имате предвид под праведни?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."А что конкретно вы имеете ввиду под праведными?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Що саме ви маєте на увазі під благочестивими?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."למה אתם מתכוונים ב'צדיקים'?"
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."حسنا ، ماذا تقصد بالضبط بالصالحين؟
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim.どういう意味かしら? 女性でもなれるの?"
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?A jsem rozkaz, ctnostný, - Kde je vaše matka?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?A som rozkaz, cnostný, - Kde je vaša matka?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Dan, aku menjamin, seorang yang saleh, - Dimana ibumu?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?E, garanto, um virtuoso, - Onde está sua mãe?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?E, mi giustifichino, uno virtuoso, - Dov'è tua madre?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?En, ik rechtvaardigen, een deugdzame, - Waar is je moeder?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?És én indokolják, az erényes, - Hol van anyád?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Et, je le justifie, un cercle vertueux, - Où est ta mère?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?In sem za prijetje, uspešen, - Kje je tvoja mati?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?I ręczę, cnotliwy, - Gdzie jest twoja matka?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Ja minä takaa, hyveellinen - Missä äitisi?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?그리고, 영장, 도덕, - 네 어머니는 어디에 있습니까?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Och jag garanterar, en dygdig, - Var är din mamma?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Og jeg garanterer, en god, - Hvor er din mor?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Şi, am mandat, un virtuos, - Unde este mama ta?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Und ich wette, ein tugendhaftes, - Wo ist deine Mutter?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Và, tôi bảo đảm, một đạo đức, là mẹ của bạn?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Y, estoy seguro, un círculo virtuoso, - ¿Dónde está tu madre?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?Και, εγώ δικαιολογούν, ένα ενάρετο, - Πού είναι η μητέρα σου;
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?И аз гарантирате, добродетелен, - Къде е майка ти?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?И, ручаюсь, добродетельным, - Где твоя мать?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?בנוסף, אני אחראית, בעלת מידות טובות, - איפה אמא שלך?
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?وأنا أمر ، والفاضلة ، -- أين أمك؟
Ve, ben garanti, erdemli, annen nerede?ジュリエットはどこに私の母である - なぜ、彼女は内にある、?彼女はどこにすべきですか?どのように奇妙に汝repliest!
Ve iyi bir bayan ve bir bilge ve erdemli:A dobrá pani, a múdry a cnostný:
Ve iyi bir bayan ve bir bilge ve erdemli:A hodná paní, a moudrý a ctnostný:
Ve iyi bir bayan ve bir bilge ve erdemli:Dan wanita yang baik, dan bijaksana dan berbudi luhur:
Ve iyi bir bayan ve bir bilge ve erdemli:En een goede vrouw, en een wijs en deugdzaam:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod