İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Я гадаю люди бажають, щоб інші вірили в їхні чесноти.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Я думаю, люди хотят иметь возможность быть добродетельными.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.לדעתי אנשים רוצים שיאפשרו להם להיות ערכיים.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.أعتقد أن الناس يريدون أن تتاح لهم الفرصة ليصبحوا أناسًا شرفاء.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Cô ấy thoát ra khỏi vòng luẩn quẩn và bước vào vòng phát triển
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Dia keluar dari lingkaran setan dan masuk ke dalam lingkaran yang baik.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Dostala se z bludného kruhu do cyklu funkčního.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Ea a trecut dintr-un ciclu vicios într-unul virtuos.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Elle a quitté un cercle vicieux et est entrée dans un cercle vertueux.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Kiszállt az ördögi körből és egy értékteremtő körbe lépett.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.그녀는 악순환에서 빠져나와 선순환으로 들어간 것입니다.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Pasó de un ciclo vicioso a un ciclo virtuoso.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Premaknila se je iz začaranega kroga v uspešen krog.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Sie entkam dem Teufelskreis und veränderte sich zum Guten.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Si è tolta da un circolo vizioso per entrare in circolo virtuoso.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Udało jej się wyrwać z błędnego koła i wkroczyć na drogę powodzenia.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Ze is vanuit een vicieuze cyclus in een positieve cyclus terechtgekomen.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Βγήκε από τον κακοπροαίρετο κύκλο και μπήκε στον καλοπροαίρετο κύκλο.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Она вырвалась из порочного круга в круг действенный.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Тя излязла от един злополучен цикъл и влязла в един добронамерен цикъл.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.היא יצאה מהמעגל האכזרי ונכנסה לתוך המעגל הנעלה.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.تمكنت من الخروج من الحلقة المفرغة لتدخل في حلقة مثمرة.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.正のスパイラルに入ったのです いくつかの問題についてお話ししてきたので
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Bezbožný človek je tvrdý vo svojej tvári; ale úprimný uváži a upraví svoju cestu.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Brezbožnik kaže predrznost na obličju, poštenjak pa sam uravnava pot svojo.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Cel rău ia o înfăţişare neruşinată, dar omul fără prihană îşi îmbunătăţeşte calea. -
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Den gudløse optræder frækt, den retsindige overtænker sin Vej.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Der Gottlose fährt mit dem Kopf hindurch; aber wer fromm ist, des Weg wird bestehen.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Een goddeloze doet zijn eigen zin, maar een oprecht mens leeft bewust met God.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.El hombre impío se muestra descarado, pero el recto pone en orden sus caminos
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.En ogudaktig man uppträder fräckt; men den redlige vandrar sina vägar ståndaktigt.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.En ugudelig mann ter sig frekt, men den opriktige går sin vei rett frem.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Julkeiksi tekee jumalaton kasvonsa, vakaiksi tekee oikeamielinen tiensä.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Kẻ ác tự làm mặt chai mày đá ; Còn người ngay_thẳng làm vững đường_lối mình .
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Kẻ ác tự làm mặt chai mày đá; Còn người ngay thẳng làm vững đường lối mình.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.악인은 그 얼굴을 굳게 하나 정직한 자는 그 행위를 삼가느니라
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Le méchant prend un air effronté, Mais l`homme droit affermit sa voie.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.L'empio assume un'aria sfrontata, l'uomo retto controlla la propria condotta
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Mąż niezbożny zatwardza twarz swoję; ale uprzejmy sam sprawuje drogę swoję.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Megkeményíti az istentelen ember az õ orczáját; az igaz pedig jól rendeli az õ útát.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Muž bezbožný zatvrzuje tvář svou, upřímý pak měří cestu svou.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.O homem ímpio endurece o seu rosto; mas o reto considera os seus caminhos.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Orang jujur yakin akan dirinya; orang jahat bermuka tebal
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Ο ασεβης ανθρωπος σκληρυνει το προσωπον αυτου αλλ' ο ευθυς κατευθυνει τας οδους αυτου.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Нечестивият човек прави дръзко лицето си, А праведният оправя пътищата си.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Человек нечестивый дерзок лицом своим, а праведный держит прямо путь свой.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.העז איש רשע בפניו וישר הוא יכין דרכיו׃
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.الشرير يوقح وجهه. اما المستقيم فيثبّت طرقه.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.惡 人 臉 無 羞 恥 . 正 直 人 行 事 堅 定
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.惡人 臉無 羞恥 . 正直 人 行事 堅定
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Amit tehát a laboratóriumban csinálunk az az, hogy pénzzel embereket csalogatunk egybe.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Co więc robimy w naszym laboratorium? Kusimy cnotą i występkiem za pomocą pieniędzy.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.En mi laboratorio tentamos a las personas con dinero hacia el vicio y la virtud.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Então o que fazemos no meu laboratório é tentar as pessoas com virtude e vício usando dinheiro.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.În laborator, testăm moralitatea cu ajutorul banilor.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.In meinem Labor führen wir mit Geld Leute in Versuchung.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Jadi yang kita lakukan adalah menggoda orang untuk berbuat baik atau jahat dengan uang.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.연구소에서 우리가 하는 것은 돈을 이용해서 덕과 악덕으로 사람들을 유혹합니다
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Laboratoriossamme koettelemme hyveellisiä ja paheellisia ihmisiä käyttäen rahaa.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Những gì chúng tôi làm trong phòng thí nghiệm là chúng tôi dùng tiền để thử xem mọi người đạo đức hay không.