Ana içeriğe geç
Sözlük

epeyce ile cümle

epeyce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Ale s troma chlapcami máte slušnú pravdepodobnosť, že aspoň jeden z nich sa nebude správať tak, ako by sa mal.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.De három fiú esetében elég nagy az esélye annak, hogy legalább egyikükkel nem nem nagyon bír az ember.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.그러나 남자 아이가 세 명이면, 적어도 그 중 한 명은 반드시 행해야하는대로 처신하지 않을 가능성이 상당히 많습니다.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Maar met drie jongens heb je veel kans dat er minstens één gedrag vertoont dat niet helemaal naar behoren is.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Но с три момчета, има голяма вероятност, че поне един от тях няма да се държи точно така, както би трябвало.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.אבל עם שלושה בנים, ישנו סיכוי סביר שלפחות אחד מהם לא יתנהג בדיוק כמצופה.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.少なくとも1人は 行儀よくせずに ぐずっているのです AV:期待と現実のギャップがどう生まれたのかお分かりでしょう
Aslına bakarsanız epeyce basit.Bastante sencillo, realmente.
Aslına bakarsanız epeyce basit.E finiva nel cemento. Molto semplice, a dire il vero.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Heel logisch eigenlijk.
Aslına bakarsanız epeyce basit.정말 꽤나 간단하죠.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Opravdu dost přímočaré.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Sebenarnya cukup mudah.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Şi se ducea în beton. Destul de simplu.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Thực sự chỉ đơn giản như vậy thôi.
Aslına bakarsanız epeyce basit.To dosyć oczywiste.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Vraiment très simple.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Wirklich sehr simpel.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Доста просто наистина.
Aslına bakarsanız epeyce basit.На самом деле всё очень просто.
Aslına bakarsanız epeyce basit.כלל לא מורכב למעשה.
Aslına bakarsanız epeyce basit.حقيقة واضحة جدا.
Aslına bakarsanız epeyce basit.それで、2年の後に
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Amikor én voltam gyerek, az is izgalmas időszak volt.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Anche quando io ero piccolo son successe cose abbastanza importanti.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Bem, o que aconteceu quando eu era miúdo também foi muita coisa importante.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Bueno, lo que ocurrió cuando yo era un niño fueron cosas muy grandes también.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Eh bien, que s'est-il passé lorsque j'étais enfant ? Pas mal de choses aussi.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Ei bine, ceea ce s-a întâmplat când eram eu copil a fost - ceva destul de important de asemenea.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.제가 아이였을 때 생겼던 일이 -- 꽤 중요한 일입니다.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.No, mitä tapahtui kun minä olin pieni lapsi -- joitain kovia juttuja myös.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.To, co wydarzyło się, gdy ja byłem mały, to -- też były wielkie rzeczy.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Und in meiner eigenen Kindheit sind auch ziemlich tolle Sachen passiert.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.V době mého dětství se udály taky pořádné věci.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Wat er gebeurde toen ik een klein kind was, was ook heftig.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Λοιπόν, αυτό που συνέβη όταν ήμουν μικρό παιδί ήταν -- κάποια πολύ σοβαρά πράγματα επίσης.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Авжеж, певні великі події ставалися і тоді, коли й я був малим.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Ну, тоже самое происходило, когда я сам был ребенком - также, несомненно, очень важные вещи.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Това, което се случи докато бях малко дете -- също някои много значими неща.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.הדברים שקרו כשאני הייתי ילד קטן היו גם די כבדים.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.حسناً, الذي حدث عندما كنت طفلا -- بعض الأمور الرائعة و المهمة بحق.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.ジェット機・ミサイル開発競争、フォン・ブラウンの火星計画
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.A majmok egy csoportja kap egy almát és boldog vele.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.A un gruppo di scimmie viene data una mela a testa, e sono felici.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Eén groep apen krijgt een appel, ze zijn er best blij mee.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Eine Gruppe Affen bekommt einen Apfel, sie sind ziemlich glücklich.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.En gruppe aber får et æble, de er temmelig lykkelige.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Grupa małp dostała jabłko, były zadowolone.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.한 그룹의 원숭이들에게 사과 하나를 줬을 때, 그들은 꽤 행복해 했습니다.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Một bầy khỉ được cho một quả táo, chúng khá vui.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Sekelompok monyet mendapat apel, mereka cukup senang.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Um grupo de macacos recebe uma maçã. Ficam todos contentes.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Un groupe de singes reçoit une pomme, ils sont très contents.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Un grup de maimuţe primeşte un măr, sunt destul de fericite.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Un grupo de monos obtiene una manzana, están contentos.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.Одной группе обезьян раздали по яблоку, и они очень рады.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.קבוצה אחת של קופים מקבלת תפוח, הם די שמחים.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.مجموعة من القردة تأخذ تفاحة، هم سعداء جدا.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.別の群れは2つもらった後 1つ奪われます
Bu benim için epeyce bir şok oldu.Dit was nogal een schok voor mij.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod