Vezirliğinin ilk seneleri epeyce mali sıkıntı içinde geçmişti.Os primeiros anos dele na capital foram marcados por certas dificuldades financeiras.
Quechua I lehçeleri, daha dar bir alanda konuşuluyor olmalarına rağmen epeyce farklılaşırlar.Mas em uma escala quântica, as coisas parecem funcionar de forma diferente.
Bunun için Don Alfonso ve iki subay epeyce büyük bir meblağa bahse girerler.Ook butler Quentin en twee andere bedienden worden met dat geld betaald.
Filoda bulunan bazı büyük gemiler ve epeyce sayıda küçük gemiler içindeki Haçlı askerlerle battılar.Zij hadden met een kleine groep enkele belangrijke schepen in brand gestoken.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.De latere profeten worden ook wel schriftprofeten genoemd.
Yahvist kaynak ise bu öyküyü anlatmamaktadır fakat İshak ile ilgili epeyce hikâyeler bulunmaktadır.Aan de andere kant noemde de Jahwist dit verhaal in zijn geheel niet, hoewel Isaak veelvuldig werd genoemd.
Venedik halkına kendini sevdirmek için epeyce harcamalar yapmak zorunda kaldı.De Venlose bevolking was namelijk zeer Geldersgezind.
Bu törenin anlamı hakkında epeyce tartışma ortaya çıkmıştır.Er is veel geheimzinnigheid omtrent de aard van deze ontmoeting.
Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında epeyce azalırsa da yine de bir miktar su taşımaktadır.De maanden juli tot en met september zijn echter wel wat droger.
Epeyce büyük.Bardzo duża.
Ancak Stalin Hattı, Maginot Hattı'ndan epeyce farklı bir savunma düzenidir.En keltisk armé kommer t.ex. vara helt annorlunda jämfört med en romersk Legion.
Ayrıca epeyce sayıda oda müziği eseri de bulunur.Man får även höra en hel del musik.
Bu törenin anlamı hakkında epeyce tartışma ortaya çıkmıştır.Було багато дискусій про дату цієї події.
Bunları yaparak epeyce bilgi topladı.Величезна подяка за таку інформацію.
Vezirliğinin ilk seneleri epeyce mali sıkıntı içinde geçmişti.Однак перші роки існування компанії були тяжкими у фінансовому плані.
Epeyce büyük.Помірно великий.
Daha önce utangaç bir şekilde kendisini göstermiş olan ‘cover’ modası, bu albüm sonrası epeyce hızlandı.Мода на "обкладинку", яка раніше проявила себе сором'язливо, значно прискорилася після цього альбому.
Epeyce büyük.Poměrně velký.
Bunun için Don Alfonso ve iki subay epeyce büyük bir meblağa bahse girerler.Dva mladí důstojníci se vsázejí s donem Alfonsem o věrnost svých snoubenek.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Inspiroval řadu pozdějších spisovatelů.
Epeyce büyük.Destul de mare.
1920'ler boyunca Kırgızistan, kültür, eğitim ve sosyal yaşam açısından epeyce geliştirildi.În anii 1920, viața culturală, educativă și socială a Kirghiztanului s-a dezvoltat considerabil.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Povestirile sale au fost apreciate de către unii scriitori.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.A kolostorban a későbbiekben is éltek kiváló írók.
Hollanda pdiğerolitikacıları bu konuyu epeyce zamandır görüşmekte idiler.A marseille-i nagykereskedők már régóta kapcsolatban álltak ezzel az országgal.
Epeyce insanın ölümüne sebebiyet verdi.Halálának okát sokan kétségbe vonták.
1920'ler boyunca Kırgızistan, kültür, eğitim ve sosyal yaşam açısından epeyce geliştirildi.A húszas években Kirgizisztánban jelentékeny mértékben fejlődött a kultúra, a közoktatás és a társadalmi élet.
Grand Theft Auto III’te aile epeyce zayıf düşer.A Grand Theft Auto IV-ben bemutatkozó városban több New York-i épület mása is fellelhető.
Epeyce insanın ölümüne sebebiyet verdi.Lähes täysin varmasti ihmisuhrausta esiintyi.
Yeni metot epeyce düşünmeye değer.Uutta menetelmää kannattaa hyvinkin harkita.
Planck, aynı zamanda görelilik teorisini uzatmak için epeyce katkıda bulunmuştur.Ο Πλανκ είχε εξάλλου ο ίδιος σημαντική συνεισφορά στην επέκταση της θεωρίας.
Ayrıca epeyce sayıda oda müziği eseri de bulunur.Τα περισσότερα έχουν και ζωντανή μουσική παράσταση.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Αυτό αναφέρεται στους ομηρικούς στίχους, τους οποίους ακολούθησαν οι μεταγενέστεροι συγγραφείς.
Sezonu bölme kararı ve verilen aradan sonra ABD'deki yayın saati değişimi de epeyce eleştirildi.Beslutningen om at dele sæsonen og skiftet af udsendelsestidspunktet i USA efter pausen blev også kritiseret.
Yine de Almanlar bu köprüleri elde tutabilmek için epeyce terlemek zorunda kalacaklardır.For at nedkæmpe disse befæstninger ville tyskerne blive nødt til at indsætte deres tunge belejringsartilleri.
Bunları yaparak epeyce bilgi topladı.Han samlet seg slik mye kunnskap.
1920'ler boyunca Kırgızistan, kültür, eğitim ve sosyal yaşam açısından epeyce geliştirildi.Selama tahun 1920an, Kirgizstan jauh dari kehidupan budaya, pendidikan dan sosial.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Tulisannya kemudian diterima secara luas oleh para penulis.
Epeyce insanın ölümüne sebebiyet verdi.Ia menyebabkan kematian banyak orang.
1920'ler boyunca Kırgızistan, kültür, eğitim ve sosyal yaşam açısından epeyce geliştirildi.Trong thập niên 1920, Kyrgyzstan đã có bước phát triển đáng kể về văn hoá, giáo dục và đời sống xã hội.
Planck, aynı zamanda görelilik teorisini uzatmak için epeyce katkıda bulunmuştur.Chính Planck cũng đã góp phần lớn trong việc khởi thảo thuyết tương đối đặc thù này.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.ブラドッドの話は後世の作家たちによってさらに脚色された。
Morera teoreminin hipotezleri epeyce zayıflatılabilir.モレラの定理の仮定は相当に弱めることが出来る。
Epeyce büyük.結構大きい。
Epeyce büyük.極廣甚大。
Bu konu Hollanda politikacıları tarafından epeyce zamandır görüşülmekte idi.长久以来该家族被认为是来自荷兰。
Bunları yaparak epeyce bilgi topladı.他们收集了大量的数据。
Epeyce uzun ayrılıktan sonra sevdiğini yine görebileceğim.")攬筆便應就,何事久遲回?」其見親愛如此。
Biri yalnızca çarpma buyruklarını yürütürken diğeri epeyce fazla buyruk yürütür.하나는 도중거와 유사지 파였고 다른 하나는 진욱의 파였다.
Epeyce büyük.גדולה מאוד.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.בעברית נכתבו יצירות רבות, על ידי סופרים רבים.
Bunları yaparak epeyce bilgi topladı.הוא היה מצוין באיסוף מידע.
Sezonu bölme kararı ve verilen aradan sonra ABD'deki yayın saati değişimi de epeyce eleştirildi.Решението да се раздели сезона и смяната на американския час на излъчване след почивката са също критикувани.
Grand Theft Auto III’te aile epeyce zayıf düşer.В геймплея, взет от Grand Theft Auto III има съвсем малко промени.
Ama 19. ve 20 yüzyıl tarihçileri bu yürüyüş hakkında epeyce yazi yazmışlardır.Разказите от XIII и XIV век на тази легенда детайлно се различават в различните ръкописи.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Ove zapise zatim su brzo prepisivali službeni pisari.
1920'ler boyunca Kırgızistan, kültür, eğitim ve sosyal yaşam açısından epeyce geliştirildi.Po letu 1920 se je Kirgizistan precej razvil v kulturnem, izobraževalnem in socialnem življenju.
Bunları yaparak epeyce bilgi topladı.Te informacije so omogočile ogromno študij.
Ayrıca epeyce sayıda oda müziği eseri de bulunur.Taip pat veikia daug įvairių muzikinių chorų.
Filoda bulunan bazı büyük gemiler ve epeyce sayıda küçük gemiler içindeki Haçlı askerlerle battılar.Umbes 14 moodsat liinilaeva ja sama palju väiksemaid laevu hoiti sadamas.