Morera teoreminin hipotezleri epeyce zayıflatılabilir.The hypotheses of Morera's theorem can be weakened considerably.
1920'ler boyunca Kırgızistan, kültür, eğitim ve sosyal yaşam açısından epeyce geliştirildi.During the 1920s, Kyrgyzstan developed considerably in cultural, educational and social life.
Planck, aynı zamanda görelilik teorisini uzatmak için epeyce katkıda bulunmuştur.Planck also contributed considerably to extend the special theory of relativity.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Much copied by later writers.
Epeyce büyük.Very big.
Epeyce büyüktür, daire şeklindedir, çapı 50 fersahtır.It is quite large, built round like a circle, the diameter of which is fifty parasangs.
Su kaynakları epeyce boldur.Water resources are plenty.
Epeyce insanın ölümüne sebebiyet verdi.He put many people to death.
Çok zamanını alan bu konuda çalışırken, epeyce yan ürün elde etti.Due to his work schedule, he ate a lot of fast food.
Yeşil çerçeve ise epeyce incedir ve çıplak gözle görülmesi imkansıza yakındır.The pied wheatear is rather shy but is conspicuous when spotted.
Bu törenin anlamı hakkında epeyce tartışma ortaya çıkmıştır.There has been much debate over the precise meaning of this phrase.
Ayrıca epeyce sayıda oda müziği eseri de bulunur.There are also several chamber music groups.
Bu epeyce ucuz bir kare gibi göründü.That seemed like a sort of a cheap shot.
Bir grup maymun birer elma alıyor, epeyce mutlu oluyorlar.One group of monkeys gets an apple, they're pretty happy.
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .I think we're all reasonably familiar with the three states of matter in our everyday world.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.They were yelling at him, they were -- it got to be really ugly.
Aslına bakarsanız epeyce basit.Pretty straightforward really.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.But I wouldn't have you think that I don't like the place on the right, which I quite do.
Bu sorun kesinlikle çözülebilir, hatta ekonomik olarak epeyce uygun bir şekilde.The problem is absolutely soluble, and even soluble in a way that's reasonably cheap.
Aslında ben küçük bir çocukken olanlar da...epeyce büyük olaylardı.Well, what happened when I was a little kid was -- some pretty heavy stuff too.
Burası kurak ve çorak bir arazi yine de epeyce örümcek var.This is a rugged and barren landscape, yet there are quite a few spiders here.
Epeyce büyük bir kısım olduğu için hemen ameliyata almamız gerekiyor.It's pretty far in so we must operate on it immediately.
Bu benim için epeyce bir şok oldu.And this was kind of a shocker to me.
Epeyce ağır sayılır.It's rather heavy.
Bunlar için epeyce derine inmeniz gerekli.Because they're not just "bing" ideas; you have to really dig deep in these things.
Ve bu derste bu soruların üzerinde epeyce zaman harcayacağız.And this course is going to spend a lot of time on why questions.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.As you all know, newsprint yellows significantly in the sun.
Bunun son bir örneği ise Londra'da epeyce ünlenmiş olan "tıkanıklık fiyatlaması"dır.So, the last example of this is congestion pricing, very famously done in London.
Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi.I am exhausted from this journey."
Seni gündüzün epeyce uğraştıracak işlerin vardır.Indeed during the day you have a long schedule of occupations.
Daha kaliteli çömlekler arasında epeyce şaheser günümüze ulaştı.Among the higher-quality pots, quite a few masterpieces have survived.
Daha sonra, "[bu kararı vermek için] epeyce zaman vardı.He then added that "there was a good amount of time [to make that decision].
Epeyce büyük.Sehr umfangreich.
Epeyce insanın ölümüne sebebiyet verdi.Er verschuldete den Tod mehrerer Personen.
Ancak Stalin Hattı, Maginot Hattı'ndan epeyce farklı bir savunma düzenidir.Nichtsdestoweniger war Verdun jetzt hinter der Maginot-Linie in die zweite Verteidigungsreihe gerückt.
Ayrıca epeyce sayıda oda müziği eseri de bulunur.Il existe également plusieurs ensembles de musique de chambre.
Epeyce büyük.Très grand.
Yine de her şey bu sayının artacağına ve kurumumuzun epeyce gelişeceğine işâret ediyor.Malgré cela, tout nous permet de croire que ce chiffre augmentera et que l’institution se renforcera.
İstatistik bilgisinin hatalı ve yanlış kullanıldığına dair epeyce geniş bir algı bulunmaktadır.Les informations générales sur l’Afrique sont très approximatives sinon erronées.
Bu ayaklanmadan sonra gücünü epeyce kaybeden Bahadır tahttan indirildi.On menace de désarmer cette police devenue trop puissante.
Planck, aynı zamanda görelilik teorisini uzatmak için epeyce katkıda bulunmuştur.Planck también contribuyó considerablemente a ampliar esta teoría.
Bununla beraber m1 epeyce büyükse birleşik ivme göz önüne alınmalıdır.Para apreciarlo hace falta una masa de H2O relativamente grande.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Il suo racconto venne ampiamente accettato da autori successivi.
Şehirde epeyce çok tarihi bina ve müze bulunmaktadır ve şehrin etrafında birçok doğa atraksiyonleri bulunur.Vi si trovano importanti musei e teatri; la città contiene quattro patrimoni dell'umanità.
Bunları yaparak epeyce bilgi topladı.Suppongo che abbiamo imparato un sacco da loro.
Emin tavırları ve yardımseverliliği ile epeyce saygı duyulan Hamon çekinmeden dindaşlarını müdafaa etti.Le sue parole furono accolte con disprezzo, e tacciate di temerarietà, ma furono profetiche.
Varlıklı ve zengin bir patronun, epeyce cimri oluşu ailesinde problem yaratmaktadır.Per un lurido frate goloso di ricchezze c'è una brutta giornata che l'aspetta.
Bu törenin anlamı hakkında epeyce tartışma ortaya çıkmıştır.Si è creato un lungo dibattito riguardo al vero significato del termine.
Epeyce insanın ölümüne sebebiyet verdi.Sulla causa della morte dell'uomo sono sorte molte discussioni.
Ayrıca epeyce sayıda oda müziği eseri de bulunur.Поэтому, конечно, много музыкальных номеров.
Emin tavırları ve yardımseverliliği ile epeyce saygı duyulan Hamon çekinmeden dindaşlarını müdafaa etti.Однако, убедившись в их беспомощности, помещица стала попрекать беспомощностью и своими благодеяниями.
Hollanda pdiğerolitikacıları bu konuyu epeyce zamandır görüşmekte idiler.Голландские графы издавна пытались избавиться от этого.
Morera teoreminin hipotezleri epeyce zayıflatılabilir.Условия теоремы могут быть ослаблены.
II. Ömer'in ölümü ile Medineli âlimler epeyce bir şaşkınlık içerisine düşmüşlerdi.Да и со смертью самого Иэхару связано немало загадок.
Bu konu Hollanda politikacıları tarafından epeyce zamandır görüşülmekte idi.Этот вопрос обсуждался в течение нескольких лет в шведском правительстве.
Filoda bulunan bazı büyük gemiler ve epeyce sayıda küçük gemiler içindeki Haçlı askerlerle battılar.В заливе должны были оставаться только транспортные корабли и несколько лёгких военных.
Ayrıca epeyce sayıda oda müziği eseri de bulunur.كما كتب كمية كبيرة من موسيقى الحجرة.
Köyde son yıllarda nüfusun büyük şehirlere göç sebebiyle epeyce azalmıştır.في نصف قرن الماضي، انتشر نبش القمامة بشكل واسع في البلدان النامية بسبب التمدد الحضري.
Epeyce büyük.Muito grande.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.A sua história foi muito usada por escritores posteriores.