Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.De latere profeten worden ook wel schriftprofeten genoemd.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Om de molen was een erf met twee huizen, twee paardenstallen, een hooizolder en een schuur.
Yahvist kaynak ise bu öyküyü anlatmamaktadır fakat İshak ile ilgili epeyce hikâyeler bulunmaktadır.Aan de andere kant noemde de Jahwist dit verhaal in zijn geheel niet, hoewel Isaak veelvuldig werd genoemd.
Venedik halkına kendini sevdirmek için epeyce harcamalar yapmak zorunda kaldı.De Venlose bevolking was namelijk zeer Geldersgezind.
Yine içerler, yine giderler ve bu epey sürer.De oude man drinkt wat en gaat weer weg.
Bu törenin anlamı hakkında epeyce tartışma ortaya çıkmıştır.Er is veel geheimzinnigheid omtrent de aard van deze ontmoeting.
Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında epeyce azalırsa da yine de bir miktar su taşımaktadır.De maanden juli tot en met september zijn echter wel wat droger.
Epeyce büyük.Bardzo duża.
Amerika'daki otakuların da sayıları epey fazladır.W przypadku amerykańskich dzieci powyższe liczby są znacznie wyższe.
Bunlarla mücadele epey kanlı olacaktır.Walki te były dość krwawe.
Basit örmeklerin anlaşılması teorinin modern halinin kullanılmasıyla epey basitleşmiştir.Bardzo prosta konstrukcja świątyni sprawia, że wygląda ona nowocześnie.
Epey zaman sonra da Barok mimarı stili uygulanarak bitirilmiştir.Kilkanaście lat później budowę kościoła ukończono w stylu barokowym.
Bununla birlikte epey sessizdir.Ten jednak uparcie milczy.
Bu yargılama epey tartışmalı oldu.Decyzja sędziego była uważana za kontrowersyjną.
Köyde hayvan yetiştiriciliği ise epey azalmıştır.Produkcja zwierzęca jest w mieście bardzo słabo rozwinięta.
Osmanlı topçusu hemen güçlü bir karşılık vererek bu kanattaki Podolya Avcı Taburlarını epey hırpaladı.Wawrzyniec Goślicki obsypał go zaraz po wyświęceniu licznymi kanoniami.
Bununla birlikte epey sessizdir.I övrigt är den tyst.
Ancak Stalin Hattı, Maginot Hattı'ndan epeyce farklı bir savunma düzenidir.En keltisk armé kommer t.ex. vara helt annorlunda jämfört med en romersk Legion.
Ayrıca epeyce sayıda oda müziği eseri de bulunur.Man får även höra en hel del musik.
Bu sezonda Atavuslara karşı mücadele veren Renee epey meşgul olacaktır.Denna säsong vanns tävlingen av Therese Johaug på damsidan.
1974’te çıkan 2. albumleri Second Helping, grubu epey meşhur etti.Det var dock hans tredje album Something/Anything? från 1972 som gav det verkliga genombrottet.
Bununla birlikte epey sessizdir.Взагалі він дуже мовчазний.
Masaüstü yayıncılık yazılımlarının kullandığı dosya biçimleri epey karmaşık yapıdadır.Питання про джерела, якими користувався автор, представляється досить складним.
İnsanlar epey korkmuştu.Люди були залякані.
Denizdeki savaş epey kısıtlıydı.На морі місто почувало себе абсолютно впевнено.
Bu törenin anlamı hakkında epeyce tartışma ortaya çıkmıştır.Було багато дискусій про дату цієї події.
Bunları yaparak epeyce bilgi topladı.Величезна подяка за таку інформацію.
Bunlarla mücadele epey kanlı olacaktır.За Недашки зав'язалися кровопролитні бої.
Zenan'ın hamileliği epey ilerlemiştir.Спільнота розробників Zenoss досить активна.
Vezirliğinin ilk seneleri epeyce mali sıkıntı içinde geçmişti.Однак перші роки існування компанії були тяжкими у фінансовому плані.
Epeyce büyük.Помірно великий.
Daha önce utangaç bir şekilde kendisini göstermiş olan ‘cover’ modası, bu albüm sonrası epeyce hızlandı.Мода на "обкладинку", яка раніше проявила себе сором'язливо, значно прискорилася після цього альбому.
Epeyce büyük.Poměrně velký.
Bunlarla mücadele epey kanlı olacaktır.Dojde ke krvavé bitvě.
Sağlığı doçe olmadan epey zaman önce bile iyi değildi.Bylo známo, že její zdravotní stav nebyl dobrý již delší dobu.
Ancak davalar ve suçlamalar dergi yazarlarına epeyi zor dönemler yaşatmıştır.Dochází tak k cenzuře a útokům na nepohodlné spisovatelů.
Bunun için Don Alfonso ve iki subay epeyce büyük bir meblağa bahse girerler.Dva mladí důstojníci se vsázejí s donem Alfonsem o věrnost svých snoubenek.
Bununla birlikte epey sessizdir.Na druhou stranu, jsou tiché.
Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.V zemích tzv. třetího světa je role lidské práce značná, v průmyslových oblastech již méně.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Inspiroval řadu pozdějších spisovatelů.
Tiger'ın en önemli handikaplarından biri de bakımının epey zaman almasıydı.O problema majoră cu Tiger I era ca folosea prea multe resurse.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Pe atunci devenise deja un om înstărit, având casă, pământ mult și cel puțin doi cai.
Epeyce büyük.Destul de mare.
1920'ler boyunca Kırgızistan, kültür, eğitim ve sosyal yaşam açısından epeyce geliştirildi.În anii 1920, viața culturală, educativă și socială a Kirghiztanului s-a dezvoltat considerabil.
Denizdeki savaş epey kısıtlıydı.Războiul în sine a fost destul de scurt.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.Povestirile sale au fost apreciate de către unii scriitori.
Bu yüzden yazın derenin debisi epey düşmektedir.În sezonul de vară, debitul său scade foarte mult.
Bunlarla mücadele epey kanlı olacaktır.Masculii se provoacă în lupte sângeroase.
QNX mikrokernel yapıda olduğundan dolayı epey küçüktür.Minix este un sistem bazat pe microkernel.
Tom epey bos zamanı var.Tom are mult timp liber.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Viszonylag tehetős embernek számított, mivel saját háza, földje és legalább két lova is volt.
Şövalyeler sonraki yazarlar tarafından epeyce bahsedildi.A kolostorban a későbbiekben is éltek kiváló írók.
QNX mikrokernel yapıda olduğundan dolayı epey küçüktür.A QNX mikrokernel alapú operációs rendszer.
Bu da epey vaktimi aldı."Szóval eltartott egy ideig."
Hollanda pdiğerolitikacıları bu konuyu epeyce zamandır görüşmekte idiler.A marseille-i nagykereskedők már régóta kapcsolatban álltak ezzel az országgal.
Epeyce insanın ölümüne sebebiyet verdi.Halálának okát sokan kétségbe vonták.
1920'ler boyunca Kırgızistan, kültür, eğitim ve sosyal yaşam açısından epeyce geliştirildi.A húszas években Kirgizisztánban jelentékeny mértékben fejlődött a kultúra, a közoktatás és a társadalmi élet.
Grand Theft Auto III’te aile epeyce zayıf düşer.A Grand Theft Auto IV-ben bemutatkozó városban több New York-i épület mása is fellelhető.
Bunlarla mücadele epey kanlı olacaktır.Ez véres összecsapásokhoz vezetett.
Bunlarla mücadele epey kanlı olacaktır.Se on sotkeutunut vereen taistelussa.