Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Og det er svært at retfærdiggøre.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Quanto a mim, isto é um bocado difícil de justificar.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Şi acest lucru este cam greu de justificat, mi se pare.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Tätä on luullakseni melko hankala perustella.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Toto je veľmi ťažké odôvodniť.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Trudno powiedzieć, czemu tak się dzieje.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Und das ist ein bisschen schwer zu rechtfertigen, denke ich.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Và tôi nghĩ điều này thì khá khó để minh chứng
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor. Yani, anılarımızın ne kadarını tüketiriz?Och det är lite svårt att rättfärdiga tycker jag jag menar, hur mycket konsumerar vi våra minnen?
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Y pienso que esto es un poco difícil de justificar.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Και αυτό είναι αρκετά δύσκολο να επιβεβαιωθεί νομίζω.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.А мисля, че това е малко трудно да се оправдае.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.Доволі складно знайти цьому виправдання, я думаю.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.И несколько сложно найти этому оправдание, я думаю.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.ולדעתי, קשה להצדיק את זה.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.وهذا من الصعب قليلاً تبريره كما أعتقد.
Sanırım bunu haklı göstermek epey zor.これは 記憶の自己が
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .제 생각에 우리는 물질의 3가지 상태에 대해 이미 어느 정도 알고 있다고 생각해요
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .Asi všichni máme zkušenost se třemi skupenstvími.
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .Ich denke, dass wir mit den drei Materiezuständen im Alltag alle einigermaßen vertraut sind.
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .Myślę, że wszyscy znamy trzy stany skupienia z życia codziennego.
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .私たちの日常の世界の物。 非常に高温では 1/4 を得ます。
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.Azt hiszem, ő mexikói, és ez -- őszintén szólva nekem most ennyi is elég.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli. Böylece-- (Kahkaha)Şi cred că el e mexican, aşa că -- sincer, asta e destul de aproape pentru mine acum.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli. Böylece-- (Kahkaha)Y yo creo que el es mexicano, eso es -- honestamente, en este momento eso es lo suficientemente cerca.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli. Böylece-- (Kahkaha)Мисля, че той е мексиканец, и често казано, това е достатъчно близо за мен в момента.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.Credo che lui sia messicano quindi per ora mi va bene lo stesso.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.Et je crois qu'il est mexicain, alors c'est -- franchement, c'est assez proche pour moi.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.Ich glaube, er ist Mexikaner, also das ist - ehrlich gesagt, das ist mir nahe genug für den Moment.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.I wydaję mi się, że jest Meksykaninem. Więc to... dla mnie wystarczająco duże podobieństwo właśnie teraz.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.멕시코 분이었던 걸로 기억합니다. 네, 멕시코 정도면 저에게 아주 가까운 곳이에요.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.По-моему, он из Мексики, так что — честно, мне этого достаточно.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.ואני חושבת שהוא מכסיקני, כך שזה -- האמת, בשבילי זה מספיק קרוב, נכון לעכשיו. כך ש --
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.وأعتقد أنه مكسيسكي، وذلك .. صدقاً، هذا قريب كفايه بالنسبه لي ، حالياً.
Sanırım kendisi Meksikalı, yani- açıkçası şu an bu benim için epey yeterli.メキシコは十分近いという事で、それで (笑い)
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.È forse sorprendente che sia relativamente facile capire i meccanismi interni di queste girandole cosmiche.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.E surprinzător că sunt relativ ușor de înțeles forțele interioare ale acestor moriști cosmice.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Il est peut-être étonnant qu'il soit relativement facile de comprendre les rouages de ces moulinets cosmiques.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.이런 우주 바람개비의 내부 작동 원리를 아는 것이 그리 어렵지 않다는 것은 꽤 놀랍지요.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Meglepően egyszerű megérteni e kozmikus forgók belső működését.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Quizás sorprenda que sea relativamente fácil comprender los entresijos de estos molinetes cósmicos.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Überraschenderweise ist es recht einfach, die Vorgänge in diesen kosmischen Windrädern zu verstehen.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Zaskakująco łatwo można zrozumieć funkcjonowanie wnętrza tych kosmicznych wiatraków.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Как ни странно, понять внутреннюю работу этих космических завихрений довольно легко.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.זה אולי מפתיע שזה די פשוט להבין את דרך הפעולה של הגלגלים הקוסמייםי האלה.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.ربما يكون مفاجئا أنه من السهل نسبيا فهم دواليب عمل هذه المراوح الكونية.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.アイザック・ニュートン卿が 17世紀後半に発見した物理法則と
Sen de epeyce öğrendin.Ai învăţat şi tu bine.
Sen de epeyce öğrendin.Bem, tu também aprendeste depressa.
Sen de epeyce öğrendin.Bueno, tu español está bien.
Sen de epeyce öğrendin.Jij hebt het ook geleerd.
Sen de epeyce öğrendin.Te is megtanultad.
Sen de epeyce öğrendin.Tu te défends bien en espagnol.
Sen de epeyce öğrendin.أنت بخير
Sen de mi buradasın? Epeydir görüşmedik.Είσαι κι εσύ εδώ; Καιρό έχω να σε δω.
Seni epeydir görmüyorum, Ed.Det er længe siden, Ed.
Seni epeydir görmüyorum, Ed. Görmeyeli küçülmü,ssün. Hey!Dawno cię nie widziałam, ale chyba jakoś zmalałeś.
Seni epeydir görmüyorum, Ed. Görmeyeli küçülmü,ssün. Hey!En ole nähnyt sinua aikoihin, ja olet vain pienentynyt.
Seni epeydir görmüyorum, Ed. Görmeyeli küçülmü,ssün. Hey!Sabes, não te vejo há algum tempo, Ed, e ficaste ainda mais pequeno.
Seni epeydir görmüyorum, Ed. Görmeyeli küçülmü,ssün. Hey!Είχα καιρό να σε δω, Εντ, και μίκρυνες.