Bunun nedeni hiçbir şekilde başkalarının fikirlerinden etkilenmemesi ve entrikalara karşı olmasıydı.Haar doel is geenszins de gevoelens van anderen opzettelijk te bestrijden en te wederleggen...
Entrika, aşk, kıskançlık konularını işlemektedir.Przyjaźń, miłość, intrygi i rozgrywki mafijne.
İhtiraslı, entrikaların içinde bir karakterdir.Då handlar det om en entusiast inom ett visst gebit.
Fakat putkıranların entrikaları unutulmuştu.Втім плани змовників було викрито.
Tenten entrikacıların tüm çabalarına rağmen Kral XII Muskar'a ulaşır ve onu uyarmayı başarır.Tintinovi se podaří, navzdory spiklencům, vládnoucího krále Muskara XII. varovat.
Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı?Cum asta nu duce la dispariția echipajului "imaginar", dl.
Entrikalar, mutsuzluklar, boşanmalar, ayrılıklar, ölümler.Răzvrătiri, crime, războaie, dezbinări, certuri.
Haremdeki ve devlet içindeki entrikalara hakim biridir.El este cercetător la Centrul pentru probleme publice și de stat din Ierusalim.
O tarihte Paris entrikalarla kaynamaktadır.Parisul participă la evenimente.
Entrika ortaya çıkarıldı ve birçok komplocu tutuklandı.A cselszövést azonban felderítették, és a konspirátorokat elfogták.
30 Mayıs 1932'de Hindenburg'un çevresindekilerin entrikaları sonucunda istifa etmek zorunda kaldı.Brüning erosi virastaan 30. toukokuuta 1932 menetettyään Hindenburgin tuen.
Entrika ortaya çıkarıldı ve birçok komplocu tutuklandı.Η συνωμοσία αποκαλύφθηκε και μερικοί συνελήφθηκαν.
Kardeşi Cesare Borgia ile düzenlendiği entrikalarla bilinir.Hendes bror var den kendte despot Cesare Borgia.
Xuan Zang burada bir entrikaya da şahit olmuştur.Lee Jordan prøver også denne form for eftersidning.
Ancak bu bile Yasemin'in entrikalarını sürdürmesine engel olamamıştır.Dette forhindrede dog ikke, at shamanismen levede videre blandt dem.
Buna rağmen İrini ve Anna'nın entrikaları Aleksios'u ölüm saatlerinde bile tedirgin etmişti.Intrigene til Irene og Anna preget til og med Alexios' siste timer.
Buna rağmen İrini ve Anna'nın entrikaları Aleksios'u ölüm saatlerinde bile tedirgin etmişti.Tuy nhiên, những mưu mô của Eirene và Anna đã làm xáo trộn ngay cả giờ phút lâm chung của Alexios.
Bu nedenle bu asil kalıntılarıyla birlikte entrikalar yapmaya başladı.これにより、やはり相続請求権を有した他の貴族達と争うようになった。
Bu iddia, kahinlerin haleflerinin entrikalarına rağmen daha sonra gerçeği ispatlamıştır.臨済宗に属した大慧宗杲と、真の禅法をめぐって激しく対立した。
Bu iddia, kahinlerin haleflerinin entrikalarına rağmen daha sonra gerçeği ispatlamıştır.胡斐明瞭真相後,悲痛萬分,與程靈素離去了。
Diğer yandan ise kralın entrikalarına fazla vurgu yapıldığı söylenir.竟其他邊註對君王的判批相當嚴厲。
Bu entrikaların en tehlikelilerini bizzat tasarlayan ve uygulayan kendisidir.이러한 요인들은 문제를 진단 하는 데에 가장 어렵고 위험하게 만든다.
Fakat putkıranların entrikaları unutulmuştu.관련자들을 용서한 일이 일어났다.
Bu iddia, kahinlerin haleflerinin entrikalarına rağmen daha sonra gerçeği ispatlamıştır.당색은 남인으로 이황의 학통을 계승하여 후대에 전하였다.
Şirvanşah Manuçehr'in saltanat yılları iç karışıklıklar, düşman baskınları ve taht entrikaları ile geçmiştir.Управлението на Сулейман е последвано от период на слаби императори, конфликти и размирици.
Onun zekası da onu çok alaycı yapar ve sık sık onun etrafında entrikacı yetişkinlerin taktiklerle görür.Показва, че се гордее с постиженията си; често търси одобрението на възрастните.
Tenten entrikacıların tüm çabalarına rağmen Kral XII Muskar'a ulaşır ve onu uyarmayı başarır.Tintinovi sa podarí, navzdory sprisahancom, vládnuceho kráľa Muskara XII. varovať.
Tarih boyunca yürütülen entrikaların, politik cinayetlerin gizli kahramanları hep zehirler olmuştu.Nekaj časa je bil zaradi političnih mahinacij samih triumvirov celo tajen.
IV. Rudolf ortaçağın sonlarının en entrikacı yöneticisiydi.Rudolf IV oli hiliskeskaja intrigaanlikemaid valitsejaid.
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""16세기 오스만 왕조 궁정화가의 음모와 살인"
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""16世紀オスマン帝国の宮廷画家の間の策謀と殺人"
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Âm mưu và án mạng giữa những họa sĩ hoàng gia vương quốc Ottoman vào thế kỷ 16."
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Intriga e homicídio entre pintores da corte otomana do século XVI."
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Intrigă şi crimă în rândul pictorilor de la curtea otomană în sec. XVI."
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Intrighi e omicidi tra i pittori ottomani di corte del 16° secolo."
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Intrigy a vražda v prostredí dvorných maliarov Osmanskej ríše 16. storočia."
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Intryga i śmierć w środowisku XVI-wiecznych otomańskich malarzy nadwornych".
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet."Itt van, hogy miről is szól.
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)[Intriga y asesinatos entre los pintores de la corte otomana en el siglo XVI.] (Risas)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)"Intrige en moord onder de 16e-eeuwse Ottomaanse hofschilders" (Gelach)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)["Intriger och mord bland 1500-talets ottomanska hovmålare."] (Skratt)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)"Intrige und Mord unter osmanischen Hofmalern des 16. Jahrhunderts" (Lachen)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)[Intriky a vražda ve světě dvorních malířů Otomanské říše v 16. století.] (Smích)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Tipu muslihat dan pembunuhan di antara pelukis-pelukis Ottoman di abad ke-16."
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Ίντριγκα και έγκλημα μεταξύ των Οθωμανών ζωγράφων της αυλής του 16ου αιώνα".
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Интрига и убийство сред дворцовите художници в Османския двор през 16 век."
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Интриги и убийства в кругу придворных художников Османской империи 16 века".
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""Інтриги та вбивство серед османських придворних малярів 16 століття".
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""אינטריגות ורצח בין ציירי החצר בטורקיה במאה ה16."
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet.""الدسيسة والقتل بين رسامي المحكمة العثمانية في القرن السادس عشر".
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.A podaří se jim také provést pár machinací uvnitř Národního shromáždění.
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.Byli również w stanie porobić różne machinacje wewnątrz faktycznego Zgromadzenia Narodowego.
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.E eles também são capazes de fazer algumas maquinações dentro o Assembleia nacional real.
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.E sono anche in grado di fare alcune macchinazioni entro l' Assemblea nazionale reale.
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.그리고 그들은 실제로 프랑스 국민 의회 안에서 교묘한 책략을 사용했습니다
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.Si in acelasi timp reusesc sa faca niste masinatiuni in cadrul Adunarii Nationale
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.Und sie sind auch fähig gewisse Intrigen in der Nationalversammlung zu machen.
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.Також вони мали можливість робити справжні махінації в Національній Асамблеї.
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.Успяват също да направят някои машинации в самото Национално събрание.
Ayrıca Ulusal Meclis de bazı entrikalar dönüyordu.و ايضا قاموا بتدبير بعض المكائد داخل الجمعية القومية