entellektüel ile cümle

entellektüel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Entellektüel tartışmaları çok severdi.Il adorait les joutes intellectuelles.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.Imádta az intellektuális küzdelmeket.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.Iubea luptele intelectuale.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.그는 두뇌싸움을 좋아했습니다.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.Uwielbiał potyczki intelektualne.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.Λάτρευε τα νοητικά παιχνίδια.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.Він любив інтелектуальні суперечки.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.Обожаваше интелектуалните сблъсъци.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.Он любил интеллектуальные поединки.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.הוא אהב קרב אינטלקטואלי.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.كان يحب المناظرات الفكرية
Entellektüel tartışmaları çok severdi.エゴの塊のような人でした
Feynman'ın en nefret ettiği şey entellektüel rol yapma, -- sahte oyunculuk, sahte bilim adamlığı idi.Det Feynman avskydde mest av allt var låtsat intellekt -- falskhet, falsk sinnrikhet, fikonspråk.
Feynman'ın en nefret ettiği şey entellektüel rol yapma, -- sahte oyunculuk, sahte bilim adamlığı idi.Feynman niczego innego nie znosił tak, jak pretensjonalności, pozerstwa, sztucznego wyrafinowania i żargonu.
Feynman'ın en nefret ettiği şey entellektüel rol yapma, -- sahte oyunculuk, sahte bilim adamlığı idi.파인만이 그 무엇보다도 가장 싫어했던건 지적 가식이었습니다 -- 허위,
Feynman'ın en nefret ettiği şey entellektüel rol yapma, -- sahte oyunculuk, sahte bilim adamlığı idi.Найбільш за все Фейнман ненавидів, коли вдавали інтелектуалів, ненавидів лицемірство фальшиву вишуканість,
Feynman'ın en nefret ettiği şey entellektüel rol yapma, -- sahte oyunculuk, sahte bilim adamlığı idi.מה שפיינמן שנא יותר מכל היה יומרה אינטלקטואלית -- העמדת פנים,
Feynman'ın en nefret ettiği şey entellektüel rol yapma, -- sahte oyunculuk, sahte bilim adamlığı idi.ما كرهه " فينمان " على الاطلاق مدعي الفكر والثقافة المزيفون
Feynman'ın en nefret ettiği şey entellektüel rol yapma, -- sahte oyunculuk, sahte bilim adamlığı idi.知的なごまかしが嫌いでした いかさま 詭弁 意味不明な用語が嫌いでした
Gerçekten entellektüel görünüyor.Definitivně ten intelektualně vypadající.
Gerçekten entellektüel görünüyor.Αναμφίβολα εμφάνιση διανοούμενου
Goruldugu gibi, duygusal ve entellektuel kazanimlar buyuk--따라서 감정적이고 지적인 이익은 매우 큽니다.
Goruldugu gibi, duygusal ve entellektuel kazanimlar buyuk--Les profits émotionnels et intellectuels sont alors immenses :
Goruldugu gibi, duygusal ve entellektuel kazanimlar buyuk--И действительно, эмоциональная и интеллектуальная польза от этого огромна:
Goruldugu gibi, duygusal ve entellektuel kazanimlar buyuk--וכך, הרווחים הרגשיים והשכליים עצומים -
Goruldugu gibi, duygusal ve entellektuel kazanimlar buyuk--ولهذأ, تصبح الأرباح العاطفية والفكرية كبيرة--
Goruldugu gibi, duygusal ve entellektuel kazanimlar buyuk--リーダーシップや、教育と訓練の原理の獲得、
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist. Bunlar benim içimdeki "biz"ler.어느 쪽을 선택하시겠습니가? 어느 쪽을 선택하십니까? 그리고 언제?
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist. Bunlar benim içimdeki "biz"ler. Siz hangisini seçerdiniz?皆さんが選ぶのはどちらでしょう? どちらを いつ選びますか?
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist. Bunlar benim içimdeki "biz"ler.Tam jestem neurologiem, intelektualistką, Dr Jill Bolte Taylor.
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist. Bunlar benim içimdeki "biz"ler.To smo "mi" znotraj mene.
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist. Bunlar benim içimdeki "biz"ler.المفكرة، محللة تشريح الجهاز العصبي. هؤلاء هم "نحن" داخلي أنا.
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Das sind die "wir" in mir. Was würden Sie wählen?
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Erillinen energiavirrasta, erillinen teistä.
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Eu sou a Dra. Jill Bolte Taylor, intelectual, neuroanatomista.
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Intellectueel, neuroanatomist.
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Jag är dr. Jill Bolte Taylor, intellektuell, neuroanatom.
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Jill Bolte Taylor: cendekiawan, ahli anatomi syaraf.
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Soy la Dra. Jill Bolte Taylor intelectual, neuroanatomista.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Están atascados en su terruño intelectual.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.그들은 그들의 조그마한 지적 기반에 달라붙어 있습니다.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Leragadtak egyfajta intellektuális posványban.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Sie sind in ihrem Gedankengebilde gefangen.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Sono bloccati nel loro pantano intellettuale,
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Sunt prinse în țarcul lor intelectual.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Utknęli w swoich ograniczeniach intelektualnych.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Ze zitten vast in hun gedachtepatroon.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Они застряли в своих мыслях.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Те са заклещени в техния интелектуален свят.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.הם תקועים במשבצת האינטלקטואלית שלהם.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.إنهم عالقون في نظرياتهم الفكرية.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.植民地主義や帝国主義に 不平を述べるだけで
Planck duvarını aşabilecek ve daha önce olanları konuşabilecek entellektüel birikime sahip oluruz.우리는 플랭크의 벽을 넘어서 그 전에 무슨 일이 있었는지 알 수 있는 능력을 가지게 되는 겁니다.
Planck duvarını aşabilecek ve daha önce olanları konuşabilecek entellektüel birikime sahip oluruz.נהיה אז מצוידים באופן אינטלקטואלי לטפס מעל קיר פלאנק ולספר מה שהתרחש קודם לכן.
Planck duvarını aşabilecek ve daha önce olanları konuşabilecek entellektüel birikime sahip oluruz.فسنكون مسلّحين فكريًا لتخطّي جدار بلانك وقول ما الذي حدث من قبل.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.A dolgok nem intellektuális elméletek vagy nyomasztó gondolatok formájában közelítenek meg.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.De dingen vallen mij niet te binnen in intellectuele theorieën of harde ideeën.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Dinge kommen zu mir nicht als intellektuelle Theorien oder schwierige Ideen.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.제게 모든 것이 학구적인 이론으로 다가오진 않습니다. 골때리는 아이디어들도 제겐 맞진 않습니다.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Las cosas no me llegan como teorías intelectuales o ideas duras.

İlgili Sayfalar