entellektüel ile cümle
entellektüel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Le cose non mi arrivano come teorie intellettuali o idee spremute.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Les choses ne me viennent pas comme des constructions intellectuelles ou des idées toutes faites.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Lucrurile nu vin spre mine ca teorii intelectuale sau idei comprimate.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Mọi thứ không đến với tôi như những học thuyết tri thức hay các ý kiến dập khuôn.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Stvari ne dojemam zgolj kot intelektualne teorije ali kot izrabljene ideje.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Świat to nie są dla mnie intelektualne teorie ani idee wciskane na siłę.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Нещата не идват при мен като интелектуални теории или пресилени идеи.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Понимание не приходит ко мне через интеллектуальные теории или навязываемые идеи.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Розуміння не приходить до мене через інтелектуальні теорії чи через нав'язливі ідеї.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.דברים לא באים אליי כתאוריות אינלקטואליות או רעיונות לחוצים-חזק.
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.لا تستحضرني الأشياء كنظريات فكرية أو كأفكار ناتجة عن ظغط شديد
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.窮屈な考え方では分からない 臓器から足下まで脈動し耳まで熱くなる感覚で分かるの
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Această teorie mi-a stârnit mai mult decât interesul intelectual.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Dan teori ini lebih dari sekedar ketertarikan intelektual bagi saya.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Die theorie interesseerde me niet enkel intellectueel.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Esta teoría despertó en mí un interés más que intelectual.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.이 이론은 저에게 단지 지적인 흥미 이상이었습니다 왜냐하면 저는
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.L'intérêt de cette théorie était plus qu'intellectuel, dans mon cas.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Nu er denne teori mere end bare intellektuelt interesse for mig.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Nun, diese Theorie interessierte mich nicht nur auf Papier.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Para mim, esta teoria foi mais do que um mero interesse intelectual.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Per me questa nuova teoria non è stata soltanto una curiosità intellettuale.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Számomra ez az elmélet több volt, mint intellektuális érdekesség.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Ta teoria była dla mnie czymś więcej niż tylko ciekawostką intelektualną.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Ta teorija me je zanimala bolj kot le z znanstvenega vidika.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Táto teória pre mňa znamená viac než len intelektuálny záujem.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Tato teorie mě zajímala nejenom intelektuálně.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Αυτή η θεωρία δεν είχε μόνο θεωρητικό ενδιαφέρον για μένα.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Тази теория беше нещо повече от прост интелектуален интерес за мен.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Ця теорія була більш ніж просто цікавою для мене.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Эта теория не была для меня простым интеллектуальным интересом.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.התיאוריה הזו היתה עבורי יותר מסתם נושא למחשבה. אני עצמי הייתי בהריון
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.والآن تشكّل هذه النظرية بالنسبة لي أكثر من كونها مجرّد إضافة فكرية. كنت أنا نفسي حاملا
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.この本の下調べをしていた間 私は妊娠していました
Suaygırı Jenerasyonu, elitleri yönetiyor. Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.Αυτοί είναι η άρχουσα τάξη με τα σκουριασμένα μυαλά.
Tanrı'nın bunun olmasına nasıl izin verdiği hakkında entellektüel teoriler istemiyor하나님이 어떻게 이런 일이 일어나도록 했는지에 대한 지적인 이론을 원하지 않는다는 것입니다.
Tanrı'nın bunun olmasına nasıl izin verdiği hakkında entellektüel teoriler istemiyorאינם רוצים תיאוריות אינטלקטואליות על איך אלוהים נתן לזה לקרות.
Tanrı'nın bunun olmasına nasıl izin verdiği hakkında entellektüel teoriler istemiyorلا يرغبون في سماع نظريات فكرية عن سماح الرب بحدوث هذه المأساة.
Tanrı'nın bunun olmasına nasıl izin verdiği hakkında entellektüel teoriler istemiyor彼は続けて「もし宗教の天才がすべての失われた人命への
Tema ve varyasyonlar, belirli bir entellektüel faaliyet gerektiren biçimlerdendir.주제와 변화는 어떤 종류의 지적인 활동을 필요로 하는 일입니다.
Tema ve varyasyonlar, belirli bir entellektüel faaliyet gerektiren biçimlerdendir.Thema und Variation ist eine dieser Spielarten, die eine gewisse intellektuelle Aktivität erfordert.
Tema ve varyasyonlar, belirli bir entellektüel faaliyet gerektiren biçimlerdendir."נושא ווריאציות" הוא אחד הדברים הדורשים פעילות מוחית מסויימת,
Tema ve varyasyonlar, belirli bir entellektüel faaliyet gerektiren biçimlerdendir.الفكرة والتغيير هي احد تلك الاشكال التي تتطلب نوع معين من النشاط الذهني
Tema ve varyasyonlar, belirli bir entellektüel faaliyet gerektiren biçimlerdendir.ある種の知性が必要です なぜかというと 常にそのバリエーションを
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Când eram la facultate în ultimul an, am făcut un curs numit Istoria Intelectuală Europeană.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Cuando estaba en el último año de la universidad hice un curso de Historia Intelectual Europea.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.I det sidste år på universitetet, tog jeg et fag der hed Intellektuel Europæisk Historie.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Když jsem byla v posledním ročníku na univerzitě, měla jsem předmět Historie evropské filosofie.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Keď som bola v poslednom roku mojej školy, vybrala som si kurz s názvom Európska Intelektuálna História.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Khi tôi học năm cuối tại đại học, tôi có học một môn tên là Lịch Sử Trí Tuệ Châu Âu.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Na ostatnim roku w college'u miałam kurs z historii myśli europejskiej.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.När jag gick sista året på college, tog jag en kurs i europeisk intellektuell historia.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Quando eu estava no último ano da faculdade, fiz uma cadeira chamada "História Intelectual Europeia".
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Quando mi trovavo all'ultimo anno d'universitá, andai a lezione di "Storia intellettuale europea".
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Toen ik in mijn laatste jaar van de universiteit zat, volgde ik het vak Europese Intellectuele Geschiedenis.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Utolsó éves egyetemistaként felvettem egy felvettem az Európai Gondolkodás Története nevű kurzust.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Waktu saya masih di universitas tahun terakhir, saya mengambil mata kuliah Sejarah Intelektual Eropa.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Όταν ήμουν στο κολλέγιο το τελευταίο έτος, πήρα ένα μάθημα που λεγόταν Ιστορία της Ευρωπαϊκής Διανόησης.
Üniversite son sınıftayken Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.Когато бях в последната година в колежа учих предмет, наречен "Европейска интелектуална история."
Ve bunu nasıl yaptığımız entellektüel bir meydan okumadır.A porozumět tomu, jak to děláme, je intelektuální výzvou.