Ve başka bir parça ve bu daha olağandışı, daha tuhaf bir enstrüman.Ось композиція з ще більш незвичним, більш своєрідним інструментарієм.
Ve başka bir parça ve bu daha olağandışı, daha tuhaf bir enstrüman.שילוב כלים אפילו יותר מעניין ומוזר.
Ve başka bir parça ve bu daha olağandışı, daha tuhaf bir enstrüman.آلات موسيقية أقلَّ اعتيادية حتى من سابقاتها.
Ve başka bir parça ve bu daha olağandışı, daha tuhaf bir enstrüman.演奏者なしの3人の指揮者 「トレン」です (笑)
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.Có một cái đầu giả được đặt trước nhạc cụ, và được gắn micro tại vị trí tai.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.Das ist ein Kunstkopf, der vor dem Instrument steht, und der Mikrofone hat, wo die Ohren sind.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.E' una testa finta che sta di fronte allo strumento, e ha dei microfoni dove ci sono le orecchie.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.Het is een kunsthoofd dat voor het instrument zit. Het heeft microfoons waar de oren zitten.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.악기 앞에 있는 건 더미헤드인데요, 귀가 있는 위치에 마이크가 장착되어 있습니다.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.Oto manekinowa głowa siedząca przy instrumencie, ma mikrofony w miejscach uszu.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.Și e un cap împăiat care stă în fața instrumentului, și are microfoane unde sunt urechile.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.Вот голова манекена, сидящего за инструментом, у нее встроены микрофоны там, где обычно уши.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.И това е глава на макет, която стои в предната част на уреда, и има микрофони, където са ушите.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.וזהו ראש בובה היושב אל מול הכלי, ויש לו מיקרופונים היכן שנמצאות אוזניו.
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.و هى رأس غبية التى تجلس قبالة آلة موسيقية, و لديها سماعات حيث تتواجد الآذان
Ve bu enstrüman önünde duran bir manken kafası, ve kulaklarının olduğu yerlerde mikrofonlar var.耳のところに、マイクが着いています。 ヘッドホンをつけてこれを聴くと
Ve buradaki müzik, enstrümanlar, karışık ritimler, çalışınış şekilleri, yer ve bağlam, hepsi mükemmel.그리고 그 지역 음악들은, 저는 이렇게 말할수 있을것 같은데요, 악기들과 복잡한 리듬들,
Ve buradaki müzik, enstrümanlar, karışık ritimler, çalışınış şekilleri, yer ve bağlam, hepsi mükemmel.Tamější hudba, tedy použité nástroje, složité rytmy, způsob hraní, prostředí, kontext, vše je dokonalé.
Ve buradaki müzik, enstrümanlar, karışık ritimler, çalışınış şekilleri, yer ve bağlam, hepsi mükemmel.והמוזיקה שם, אפשר להגיד, הכלים, המקצבים המורכבים,
Ve buradaki müzik, enstrümanlar, karışık ritimler, çalışınış şekilleri, yer ve bağlam, hepsi mükemmel.و الموسيقى هناك، أو أقول، الآلات الموسيقية الإيقاعات المركبة،
Ve buradaki müzik, enstrümanlar, karışık ritimler, çalışınış şekilleri, yer ve bağlam, hepsi mükemmel.そう 楽器も 複雑なリズムも 演奏法も 情景や背景も
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.A gyerekeitek játszanak valamilyen hangszeren.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.A vaše deti hrajú na hudobné nástroje.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Copiii voştri cântă la instrumente.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Dan anak-anak Anda bermain alat musik.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Era barn spelar instrument.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor. Hayatınızı klasik müzik olmadan hayal edemiyorsunuz.Não conseguem imaginar a vossa vida sem música clássica.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Ihre Kinder spielen Instrumente.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.I vostri figli suonano qualche strumento.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Je kinderen spelen instrumenten.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Jeres børn spiller et instrument.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.자제분들은 악기를 연주하고요.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Vos enfants jouent d'un instrument.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Y sus hijos tocan instrumentos.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Και τα παιδιά σας παίζουν μουσικά όργανα.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.А Ваші діти навчаються у музичній школі.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.Ваши дети учатся в музыкальной школе.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.И вашите деца свирят на различни инструменти.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.וילדיכם מנגנים בכלים שונים.
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.وأولادكم يعزفون الآلات
Ve çocuklarınız enstrüman çalıyor.クラシック音楽無しの人生なんて考えられない
Ve derseniz, "Ama gitar, bas -- bunlar o kadar çekici değil. Daha karmaşık bir enstrüman yap."És ha önök szerint a gitár és a bőgő nem olyan nagy szám, készíthetnek valamivel bonyolultabbat.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.A ja som vždy veril, že to je nástroj mieru.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.A ja zawsze wierzyłem, że jest to instrument pokoju.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Ale já jsem vždycky věřil, že je to nástroj míru.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.E eu sempre acreditei que é o instrumento da paz.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Et je l'ai toujours vu comme l'instrument de la paix.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Ik heb altijd geloofd dat het het instrument van de vrede is.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Ja olen aina uskonut, että tämä on rauhan instrumentti.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.하지만 저는 언제나 우쿨렐레가 평화의 악기라고 믿어왔습니다.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Mindig is úgy tartottam, ez a béke hangszere.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Og jeg har altid troet på at det er et fredinstrument
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Și am crezut întotdeauna că e instrumentul păcii.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Sono sempre stato convinto che sia lo strumento della pace.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Và tôi luôn luôn tin rằng đây là nhạc cụ của hòa bình.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Y siempre he creído que es el instrumento de la paz.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Και πάντα πίστευα ότι είναι το όργανο της ειρήνης.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.А я всегда был убеждён, что это инструмент мира.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.И аз винаги съм вярвал, че това е инструмент за мир.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Я завжди вірив, що це інструмент миру.