Ana içeriğe geç
Sözlük

enkaz ile cümle

enkaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Uçağın enkazına varırlar.Самолеты нашей судьбы.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.Только в 17:10 пострадавшие были доставлены в окружной госпиталь.
Tipik enkaz diskleri 1-100 μm boyutlarında küçük taneler içerir.Типичные пылевые диски состоят из малых гранул, размером в 1—100 мкм.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Подобные открытия дисков были сделаны вокруг звезд Фомальгаут и Бета Живописца.
Enkazlar gökyüzünden düştü." diye bir haber geçti.Обозрение «С неба свалились».
Ortadan kaybolan Hurley, Black Rock enkazını havaya uçurur.Остальные Рейнджеры наверху уничтожают Чёрного Ланса.
Enkaz kaldırma çalışmaları 7 Aralık'ta başladı.Испытания начались 7 октября.
Bazı enkaz parçaları da Hrabove'da ki evlerin yakınına düştü.بعض الحطام سقط بالقرب من منازل في خرابوف.
Arabanın enkazından sürünerek çıkan Andrew ağır yaralı bir biçimde sahneye çıkar.يزحف خارج حُطام السيارة ويصل إلى المسرح مصابا بشدة.
11 Eylül 2001'de bina Dünya Ticaret Merkezi'nin çökmesi sonucu oluşan enkazdan zarar gördü.في عام 2001 فقدت الشركة مكتبها في نيويورك في حادثة إنهيار برج التجارة العالمي في يوم 11 سبتمبر .
Gemi enkazı Karn'a düşer.يحوي التربينتين في تركيبه على مركب كارين.
Enkaz 20 Mayıs'ta bulundu, kurtarıcılar bölgeye 21 Mayıs'ta ulaştı.عندما لا يأتي هجوم، يعودون إلى محطاتهم العادية عند يوم 20 مارس.
Otoparkın tüm modül D bölümünden 40.000 ton enkaz çıkarıldı.سيتم إغلاق كل وحدات جهاز الحدائق الوطنية والذي يبلغ عددهم 401.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Descobertas similares de discos de detritos foram feitas em torno das estrelas Fomalhaut e Beta Pictoris.
2001'e gelindiğinde, 900'den fazla aday yıldızın enkaz diskine sahip olduğu tespit edildi.Até 2001, tinham sido encontradas mais de 900 estrelas que possuíam um disco de detritos.
Newell ayrıca Xbox Live servisini "bir tren enkazı" diyerek eleştirdi .Newell também criticou o serviço da Xbox Live, referindo-se a ele como "um desastre".
Bazı enkaz parçaları da Hrabove'da ki evlerin yakınına düştü.Alguns dos destroços caíram perto das casas de Hrabove.
Tipik enkaz diskleri 1-100 μm boyutlarında küçük taneler içerir.Discos de detritos típicos contêm pequenos grãos de tamanho entre 1-100 μm.
Moloz diskleri, Güneş Sistemi'ndeki enkazın büyük analogları olarak tanımlanır.Discos de detritos são frequentemente descritos como análogos massivos dos detritos no Sistema Solar.
Bir enkaz diski, bir yıldız etrafındaki yörüngede toz ve enkazın çevresel bir diskidir.Um disco de detritos é um disco circunstelar de poeira e detritos em órbita ao redor de uma estrela.
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Descer ao verdadeiro lugar fez Cameron e a equipe quererem "fazer jus a aquele nível de realismo ...
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.No mesmo distrito encontramos vários edifícios de importância.
Enkazlar gökyüzünden düştü." diye bir haber geçti.Lista de faixas «Um Anjo Caiu do Céu».
Enkazdan yüzer bir takım parçalar üzerinde hayatta kalan 13 kişi 5-6 gün sonra kurtarılmıştır.Os seis tripulantes sobreviventes do avião foram resgatados 13 dias mais tarde.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Kernexplosies veroorzaken grote hoeveelheden straling en radioactief afval.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Soortgelijke puinschijven zijn ontdekt rond de sterren Fomalhaut and Beta Pictoris.
Ertesi gün enkazdan dokuz ceset daha çıkarıldı.De volgende morgen werden er negen drijvende lichamen gevonden.
Enkaz ancak torpido bölümü kesilerek yüzeye çıkarılabildi.Er zat niets anders op dan de torpedo-inslagen af te wachten.
Tipik enkaz diskleri 1-100 μm boyutlarında küçük taneler içerir.Typische puinschijven bevatten kleine stofdeeltjes met een grootte tussen 1–100 μm.
Geminin enkazından kurtarabildikleri ile yaşamını sürdürecektir.Dit redt haar schip uiteindelijk van de vernietiging.
Yakında beş gezegen içeren bir sistem olan 55 Cancri'nin bir enkaz diskine sahip olduğu bildirildi.De nabije ster 55 Cancri, waarvan bekend is dat hij vijf planeten heeft, vertoont ook een puinschijf.
Enkaz kaldırma çalışmaları 7 Aralık'ta başladı.De ontruiming zou op 7 september beginnen.
Bu sayede oyuncular, denizin dibinde bulunan hazineleri ve gemi enkazlarını da keşfedebiliyorlar.De vrienden vinden ondertussen het gezonken schip en de kisten met goudstaven.
Arabası ise binlerce ton beton ve enkazın altındadır.Bij de monding ligt veel los puin en beton.
Helikopterin enkazına 27 Mart'ta ulaşıldı.MON: Oferty na śmigłowce do 27 marca.
Ama her şeyimiz enkaz altında kaldı.Wszystko tutaj było pod kluczem.
Geminin enkazı 1929-30 yıllarında kısmen hurdaya çıkarıldı.Wrak krążownika pocięto i w większości wydobyto w latach 1929–1930.
Uçağın enkazı ise 800 metrelik bir alana yayıldı.Fragmenty samolotu zostały rozrzucone na przestrzeni około 370 metrów.
Enkaz kaldırma çalışmaları 7 Aralık'ta başladı.Lotnicze przygotowanie desantu zaczęło się 7 maja.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.Wszyscy zabici i ranni znaleźli się w szpitalu do 21:30.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Liknande upptäckter av fragmentskivor gjordes kring stjärnorna Fomalhaut och Beta Pictoris.
Enkazlar gökyüzünden düştü." diye bir haber geçti.Spillror föll ner från skyn."
Tipik enkaz diskleri 1-100 μm boyutlarında küçük taneler içerir.Typiska fragmentskivor innehåller små korn 1–100 μm i storlek.
2001'e gelindiğinde, 900'den fazla aday yıldızın enkaz diskine sahip olduğu tespit edildi.År 2001 hade man funnit över 900 stjärnor med en trolig fragmentskiva.
Enkaz altında kalan 4 kişi soğuktan donarak öldü.Samtliga 14 barn som vid tillfället kidnappades av indianerna frös ihjäl i en snöstorm.
Ayrıca 19 Eylül 2006'daki gözlemlerde hiçbir enkaza rastlanmadı.Fortfarande den (8 september 2007) hade man ingen fullständig bild av skadorna.
Uçağın enkazına varırlar.I väntan på nästa plan.
Moloz diskleri, Güneş Sistemi'ndeki enkazın büyük analogları olarak tanımlanır.Damokloider är några av de mörkast objekten i solsystemet.
Ama her şeyimiz enkaz altında kaldı.Det hela rann dock ut i sanden.
11 Eylül 2001'de bina Dünya Ticaret Merkezi'nin çökmesi sonucu oluşan enkazdan zarar gördü.11 вересня 2001 року будівля була пошкоджена падаючими уламками Північної вежі торгового центру.
Moloz diskleri, Güneş Sistemi'ndeki enkazın büyük analogları olarak tanımlanır.Залишковий диск часто описують як масивний аналог уламків Сонячної системи.
Eyalet, çöp ve enkaz temizlemede en iyi eyalet olarak seçilmiştir.Село стало одним із найкращих сіл району і області по забудові та впорядкуванню.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.До 15:50 двох постраждалих, які перебували у важкому стані, почали оперувати в лікарнях.
Newell ayrıca Xbox Live servisini "bir tren enkazı" diyerek eleştirdi .Ньюел критикував і сервіс Xbox Live, називаючи його «аварією поїзда» («a train wreck»).
Enkaz kaldırma çalışmaları 7 Aralık'ta başladı.Наступ на Перекоп почався 7 листопада.
Gemi enkazı Karn'a düşer.Припускають, що човен підірвався на міні.
Öyküde anlatıcı bir anafordan ve gemi enkazından nasıl kurtulduğunu anlatır.У ньому чоловік розповідає, як він врятувався після корабельної аварії і від виру.
Enkaz bir süreliğine yaralı üç işçi ile toplam 20 işçiyi tuzağa düşürdü.Trosky dočasně uvěznily 20 lidí a zranily tři pracovníky.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Nukleární výbuch produkuje značnou radiaci a množství radioaktivního odpadu.
Enkaz kaldırma çalışmaları 7 Aralık'ta başladı.Povolení vyklidit pevnosti přišlo 7. října ráno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod