Sonra enkaz alanında buluşuruz. Anlaşıldı!لا، نحن بخير. حصل إهتزاز طفيف في الدواسات، لكنّنا بخير.
Sonra enkaz alanında buluşuruz.Ne vom întalni la locul accidentului!
Sonra enkaz alanında buluşuruz.Θα συναντηθούμε στη συντριβή.
Sonra enkaz alanında buluşuruz.Погрижете се за ранените и изчакайте конвоя. След това ще се съберем при катастрофата.
Struecker'in konvoyu geri dönsün. Hemen Durant'ın enkazına gitmeleri gerekiyor. -Bir helikopter daha düştü.Helikopter SAR mengantar medis.
Tamam. 100 metre ilerisine git. Enkaz orada.Gordon nie żyje.
Tamam. 25, Dördüncü Manga enkaz alanına yakın.25, dette er 64. over.
Tamam. 25, Dördüncü Manga enkaz alanına yakın.25, Група 4 е най-близо до мястото на катастрофата.Край.
Tamam. 64, enkaz alanını göremiyorum.64, ne vidim mesto padca, sprejem!
Tamam. 64, enkaz alanını göremiyorum.64, не мога да видя мястото на катастрофата.
Tamam. 64, enkaz alanını göremiyorum.Trzymaj się!
Tamam. 64, enkaz alanını göremiyorum.تريد أن تسحبهم خارج المعركه أم ماذا؟
-Tegmen Havoc. -Buyurun efendim? Bölügün enkazı kaldırsın.Luutnantti Havoc, raivatkaa rauniot pois.
Titanik'in enkazına geri döndük.Aztán visszamentünk a Titanic roncsához, fogtunk kis robotokat, amiket mi csináltunk.
Titanik'in enkazına geri döndük.Chúng tôi quay lại xác tàu Titanic
Titanik'in enkazına geri döndük. Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Levámos pequenos robôs que tínhamos criado que tinham bobinas de fibra ótica.
Titanik'in enkazına geri döndük.타이타닉호에도 다시 찾아갔습니다.
Titanik'in enkazına geri döndük.Menimme takaisin Titanicin hylylle.
Titanik'in enkazına geri döndük.Ne-am întors la epava Titanic-ului.
Titanik'in enkazına geri döndük.Nous sommes retournés à l'épave du Titanic.
Titanik'in enkazına geri döndük.Siamo tornati al relitto del Titanic.
Titanik'in enkazına geri döndük.Vi åkte tillbaka till Titanics vrak.
Titanik'in enkazına geri döndük.Vi tog tilbage til Titanics vrag.
Titanik'in enkazına geri döndük.Volvimos a los restos del Titanic.
Titanik'in enkazına geri döndük.Vrátili jsme se zpátky k troskám Titanicu.
Titanik'in enkazına geri döndük.We gingen terug naar het wrak van de Titanic.
Titanik'in enkazına geri döndük.Wir kehrten zum Wrack der Titanic zurück.
Titanik'in enkazına geri döndük.Wróciliśmy na wrak Titanica.
Titanik'in enkazına geri döndük.Ξαναγυρίσαμε στο ναυάγιο του Τιτανικού.
Titanik'in enkazına geri döndük.Върнахме се обратно на развалините на "Титаник".
Titanik'in enkazına geri döndük.Ми повернулися до уламків "Титаніка".
Titanik'in enkazına geri döndük.Мы вернулись к обломкам "Титаника".
Titanik'in enkazına geri döndük.חזרנו להריסות הטיטאניק.
Titanik'in enkazına geri döndük.ومن ثم عدنا الى حطام " التيتانيك "
Titanik'in enkazına geri döndük.光ファイバーを積んだ小型ロボットを
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.A je velmi těžké být šťastná na planetě, která je soužená hladem a žízní.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.A to bardzo trudne być szczęśliwą na planecie nawiedzanej przez głód i susze.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Dan sangat sulit untuk menjadi gembira di planet yang telah dihancurkan oleh kelaparan dan kekeringan.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Ed è molto difficile essere felici su un pianeta che è devastato dalla carestia e dalla siccità.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.És nagyon nehéz boldognak lenni egy bolygón, amelyet éhínség és aszály gyötör.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Het is erg moeilijk om gelukkig te zijn op een planeet die geteisterd wordt door honger en droogte.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.굶주림과 가뭄으로 황폐해진 세상에서는 행복하기가 힘들죠
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Mais c'est pas évident d'être heureux sur une planète ravagée par la famine et la sécheresse.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Și este foarte dificil să fii fericit pe o planetă care este devastată de foamete și secetă.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Und es ist sehr schwer, glücklich zu sein auf einem Planeten, der von Hunger und Dürre zerstört ist.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Và thật là khó để sống hạnh phúc trên một hành tinh bị giày vò bởi đói kém và hạn hán.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Y es muy difícil ser feliz en un planeta devastado por el hambre y la sequía.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Είναι πολύ δύσκολο να είσαι ευτυχισμένος σε έναν πλανήτη που μαστίζεται από τους λοιμούς και τη λειψυδρία.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Много е трудно да бъдеш щастлив в свят изпълнен с глад и суша.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Но очень сложно быть счастливой на планете, страдающей от голода и засухи.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.וזה מאד קשה להיות מאושרת על כדור שסובל ממחסור ורעב.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.و من الصعب أن أكون سعيدة فى كوكب محطم بالمجاعة و الجفاف
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.無茶苦茶になった地球上で 幸せでいるのはとても難しいです 土壌と海と大気が
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Cítil jsem se, jako bych skutečně byl uvnitř vraku Titanicu.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Czułem jakbym naprawdę znajdował się we wnętrzu wraku Titanica.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Det kändes som om jag var fysiskt närvarande inuti Titanics vrak.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Es fühlte sich an, als wäre ich körperlich innerhalb des Schiffswracks der Titanic anwesend.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Eu sentia que estava fisicamente presente dentro dos destroços do Titanic.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Jeg følte at jeg var fysisk tilstede i Titanics vrag.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Je me sentais comme si j'étais physiquement présent à l'intérieur de l'épave du Titanic.