Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.Profecía acerca de Damasco: "He aquí que Damasco ha dejado de ser ciudad y será un montón de ruinas
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.Proorocie împotriva Damascului: ,,Iată, Damascul nu va mai fi o cetate, ci va ajunge un morman de dărîmături;
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.Prorokovanje o Damasku. Glej, Damask neha biti mesto in bode kup razvalin.
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.TUHAN berkata, "Damsyik tidak lagi merupakan kota, tetapi hanya tumpukan puing-puing
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.Utsaga om Damaskus. Se, Damaskus skall upphöra att vara en stad; det skall falla och bliva en stenhop.
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.Utsagn om Damaskus. Se, Damaskus skal ophøre å være en by og bli til en grusdynge.
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.Η κατα Δαμασκου ορασις. Ιδου, η Δαμασκος πεπαυμενη του να ηναι πολις, και θελει εισθαι σωρος ερειπιων.
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.Наложеното за Дамаск пророчество : - Ето, Дамаск не е вече град, А ще бъде грамада развалини.
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.Пророчество о Дамаске. – Вот, Дамаск исключается из числа городов и будет грудою развалин.
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.משא דמשק הנה דמשק מוסר מעיר והיתה מעי מפלה׃
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.وحي من جهة دمشق. هوذا دمشق تزال من بين المدن وتكون رجمة ردم
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.論 大 馬 色 的 默 示 。 看 哪 、 大 馬 色 已 被 廢 棄 、 不 再 為 城 、 必 變 作 亂 堆
Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.論大馬色 的 默示 。 看 哪 、 大 馬色 已 被 廢棄 、 不 再 為城 、 必變 作 亂堆
Seni yere koyuyorum. C-2, 64 enkazının oradayız, çevreyi emniyete aldık. -İyi misiniz?غوفينا، أنزلهم.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Ahora, cuando el desperdicio es arrastrado por la corriente a las playas de Hawaii se ve así.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Als het afval aanspoelt op de stranden van Hawaii ziet het er zo uit.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Amikor a hulladék kimosódik Hawaii strandjain, az így néz ki.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Când deşeurile ajung la mal pe plajele din Hawaii, arată aşa.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Gdy odpadki zostają wyrzucone na plaże Hawajów, wyglądają tak.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Keď more vyplaví odpad na pobrežie Havaja, vyzerá to takto.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Khi mà vụn rác bị sóng xô lên bờ biển Hawaii chúng trông như thế này.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.이제 쓰레기가 하와이 해변을 쓸고 지나갔을 때의 사진입니다. 이렇게 됩니다.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Kun roska rantautuu Havaijille, se näyttää tältä.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Maintenant, quand les débris s'échouent sur les plages d'Hawaï ils ressemblent à cela.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.När skräpet nått stränderna på Hawaii ser det ut så här.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Nyní, když se nám ta drť doplavila k plážím Havaje, vypadá to takto.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Quando i detriti arrivano sulle spiagge delle Hawaii hanno questo aspetto.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Quando os resíduos chegam às praias do Havai têm este aspecto.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Sekarang, sampah-sampahnya sampai di pantai Hawaii dan tampak seperti ini.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Wenn der Müll dann an den Stränden von Hawaii angespült wird, sieht das so aus.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Τώρα, όταν τα σκουπίδια ξεβράζονται στις παραλίες της Χαβάης μοιάζει σαν αυτό.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.А когато остатъците попадната на бреговете на Хавай, те изглеждат ето така.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Коли сміття викидає з моря на узбережжя Гаваїв, ось на що воно стає схожим.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.Так, когда мусор выбрасывает на пляжи в Гаваях, вот на что он похож.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.כשהשיירים נשטפים אל חופי הוואיי זה נראה כך.
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.الآن، عندما يقذف المحيط بالركام على شواطئ هاواي يبدو هكذا
Şimdi bu enkaz Hawaii plajlarını yıkadığı zaman buna benziyor.こんな有様です これはカイルアビーチです
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Au milieu des décombres de Ground Zero, j'ai pris conscience d'une chose.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.En medio de los escombros en la Zona Cero, me di cuenta de algo.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Ground Zeron raunioiden keskellä tajusin asian.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Ground Zero romjai közt jöttem rá.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.In mezzo ai detriti di Ground Zero, ho avuto un'illuminazione.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.În mijlocul dărâmăturilor de la Ground Zero am avut o revelaţie.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.그라운드 제로의 잔해 가운데에서 전 현실감을 가질 수 있었습니다.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Midden tussen de puinhopen van Ground Zero, kreeg ik een inzicht.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Mitten in den Trümmern von Ground Zero hatte ich eine Erkenntnis.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.No meio dos destroços no Ground Zero, tive uma revelação.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Widok rumowiska przy Strefie Zero coś mi uświadomił.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.В центре крушения, в точке Ground Zero, я это полностью осознал.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Сред останките на Кота Нула, имах прозрение.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.בלב ההריסות של "גראונד זירו" הבנתי משהו.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.في وسط الحطام في غراوند زيرو، كان لدي إعتقاد.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.私は1981年以来、イスラム社会を撮って来ました
Sonra enkaz alanında buluşuruz. Anlaşıldı!Briley jděte k vraku, rozumíte?!
Sonra enkaz alanında buluşuruz. Anlaşıldı!Depois encontramo-nos no IocaI da queda.
Sonra enkaz alanında buluşuruz. Anlaşıldı! Hadi çocuklar!Ok gutter, afsted.
Sonra enkaz alanında buluşuruz. Anlaşıldı!Krenite z narednikom!
Sonra enkaz alanında buluşuruz. Anlaşıldı!Luego nos reuniremos en el sitio de caída.
Sonra enkaz alanında buluşuruz. Anlaşıldı!Meillä on suora yhteys kulkukauppaan
Sonra enkaz alanında buluşuruz. Anlaşıldı!.אחר-כך ניפגש במקום ההתרסקות