Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.저는 마치 제 몸이 실제로 타이타닉호 안으로 들어간 것처럼 느꼈습니다.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.M-am simțit de parcă eram fizic prezent înăuntrul epavei Titanic-ului.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Mi sembrava di essere fisicamente presente all'interno del relitto del Titanic.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Tôi cảm giác như tôi đang hiện hữu một cách vật lý ngay bên trong xác tàu Titanic.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Tunsin kuin olisin ollut fyysisesti sisällä Titanicin hylyssä.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Úgy éreztem, fizikailag jelen vagyok a hajóroncsban.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Αισθανόμουν ότι το σώμα μου ήταν μέσα στο ναυάγιο του Τιτανικού.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.В мене було відчуття, що я фізично присутній в уламках "Титаніка".
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Чувствах все едно физически бях вътре в останките на "Титаник".
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.Я чувствовал своё физическое присутствие внутри обломков "Титаника".
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.הרגשתי כמו הייתי נוכח פיזית בתוך הריסות הטיטאניק.
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.وكنت أشعر فيزيائيا بكل شيء داخل حطام سفينة التيتانيك
Yani fiziksel olarak da Titanik'in batık enkazında bulunduğumu hissediyorum.本当に自分が潜入しているようでした そして私は かつてない 超現実的な
Yardıma ihtiyaçları var. Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor.Oameni înarmaţi avansează spre locul accidentului lui Wollcott!
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.As forças terrestres que assegurem um novo perímetro na zona da queda.
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.Chcem aby pozemné sily šli k miestu dopadu.
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.Chci aby pozemní síly šli k místu dopadu.
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.Få en MH-Six. Led efter overlevende. Send SAR fuglen ind.
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.Hočem da zemeljske sile gredo in zavzamejo mesto padca.
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.Quiero que las fuerzas de tierra rodeen el sitio de caída.
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.(Search And Rescue) Vreau trupe terestre să se mişte şi să asigure zona în jurul elicopterului căzut.
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.Οι δυνάμεις του εδάφους να φυλάξουν το σημείο της συντριβής.
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.Искам наземните сили да отидат до там и да осигурят новия периметър около катастрофата.
Yer birimleri enkazın çevresini korusun.ויאבטחו שטח סביב אתר .ההתרסקות
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor. Bir daha söyle.Nasi ciągle są w środku!
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor. Bir daha söyle.- Repita.
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor. Bir daha söyle. Tamam.Meget mandskab avancerer mod Wolcotts nedstyrtningssted.
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor.Domorodci se približujejo mestu padca.
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor.Ozbrojenci sa zbiehajú na múroch okolo miesta havárie.
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor.Ozbrojenci se zbíhají okolo místa havárie.
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor.Personal nativo avanzando a sitio de caída de Wolcott.
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor.Προσωπικό ιθαγενών πλησιάζ ει στη συντριβή του Γουολκότ.
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor.Местните напредват към мястото, където падна Уилкот. Повтори отново. Край.
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor.תושבים מקומיים מתקדמים .בכיוון לאתר ההתרסקות של וולקוט
Yerli personel Wolcott'un enkazına doğru gidiyor.لا! نحن سنذهب إلى موقع التحطم سوية. أمن المنطقه , وانتظر العربات.
Yıldız 41, enkaz alanına inebilecek misin, bak bakalım. Anlaşıldı. Yıldız 41 gidiyor.סטאר 4-1", תבדוק אם אתה יכול" .לנחות באתר ההתרסקות
Yıldız 41, enkaz alanına inebilecek misin, bak bakalım.Hele byen angriber dem.
Yıldız 41, enkaz alanına inebilecek misin, bak bakalım.Nevihta 61, spusti se in poglej, če lahko odletiš na kraj padca.
Yıldız 41, enkaz alanına inebilecek misin, bak bakalım.Star 41, choď nižšie a zisti či môžeme pristáť na mieste katastrofy.
Yıldız 41, enkaz alanına inebilecek misin, bak bakalım.Star 41 coboară şi vezi dacă poţi ateriza la locul accidentului.
Yıldız 41, enkaz alanına inebilecek misin, bak bakalım.Star 41, entre y vea si puede aterrizar en el sitio de caída.
Yıldız 41, enkaz alanına inebilecek misin, bak bakalım.Star 41, jdi níž a zjisti jestli můžeme přistát na místě katastrofy.
Yıldız 41, enkaz alanına inebilecek misin, bak bakalım.Star 41, върни се и виж дали можеш да кацнеш до мястото на катастрофата.
Yıldız 41, enkaz alanına inebilecek misin, bak bakalım.Σταρ 41, προσπάθησε να προσγειωθείς στο σημείο συντριβής.
Yıldız 41 enkaz alanında yaralıları tahliye ediyor.Star 41 está en el sitio de caída para sacar a los heridos.
Yıldız 41 enkaz alanında yaralıları tahliye ediyor.Star 41 е на мястото на катастрофата, за да евакуираме пострадалите. Край
Yıldız 41 enkaz alanında yaralıları tahliye ediyor. Tamam. Anlaşıldı.Star 41 este la locul accidentului să elibereze zona, terminat.
Yıldız 41 enkaz alanında yaralıları tahliye ediyor. Tamam. Anlaşıldı.- Star 41 je na mieste dopadu, evakuujeme.
Yıldız 41 enkaz alanında yaralıları tahliye ediyor. Tamam. Anlaşıldı.Star 41 je na místě dopadu, přistáváme.
Yıldız 41 enkaz alanında yaralıları tahliye ediyor. Tamam. Anlaşıldı.סטאר 4-1" במקום ההתרסקות" .לפינוי הפצועים. עבור
Yıldız 41 enkaz alanında yaralıları tahliye ediyor. Tamam.Star 41 er på nedstyrtningsstedet for at evakuere de skadede, oberst.
Yıldız 41 enkaz alanında yaralıları tahliye ediyor. Tamam.Zvezda 41 je na mestu padca, pripravljen za evakuacijo, sprejem.
Yıldız 41 enkaz alanında yaralıları tahliye ediyor. Tamam.Το Σταρ 41 βρίσκεται στη συντριβή για διακομιδή των τραυματιών.
Yukarıda Orion gözetlemeden bilgi alıyorum. Enkaz alanına yönlendir o zaman beni! Danny, dur.Ruszaj się, ruszaj!
Zihnen enkaza dönmüştüm. Varlığımı bir hata olarak görüyordum.- 정신적으로도 엉망이었으며, 낙오자라고 생각했지요.
Zihnen enkaza dönmüştüm. Varlığımı bir hata olarak görüyordum.ושבר כלי מבחינה נפשית, החשבתי את עצמי ככישלון.
Zihnen enkaza dönmüştüm. Varlığımı bir hata olarak görüyordum.وعقلياً، ومحطم لدرجة كبيرة، بأعتبار نفسي فاشل.
Zihnen enkaza dönmüştüm. Varlığımı bir hata olarak görüyordum.この探検行のために膨大な借金を抱えながら