Ana içeriğe geç
Sözlük

enişte ile cümle

enişte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece erkek kardeş ile kız kardeşinin kocası (enişte/damat) avcılık ortaklığı kurup birlikte avlanırlar.Em tal combinação, o irmão e o marido de sua irmã freqüentemente se tornaram parceiros de caça para a vida.
Eudokia'nın kızkardeşi ve eniştesi Konstantinopolis patriği I. Theodotos'un ebeveynidir.Sua irmã e cunhado eram por sua vez, pais do patriarca Teódoto I de Constantinopla.
Vernon enişte ve karısı Harry'yi küçük bir yaştan beri isteksiz bir şekilde büyütmüşlerdir.Herman en zijn vrouw Petunia hebben Harry van meet af aan met grote tegenzin opgevoed.
Enişte (Hakan Karsak) (bölümler, 1-): 41 yaşlarında.Bewaard zijn: De Ira (Over de woede; 41?)
Marjorie Eileen "Marge" Dursley, Vernon eniştenin kız kardeşidir.Marjorie „Marge” Dursley – siostra Vernona.
Marjorie Eileen "Marge" Dursley, Vernon eniştenin kız kardeşidir.Majorie ”Marge” Dursley är Vernon Dursleys syster.
Örneğin İngilizcedeki uncle sözcüğü hem dayı hem amca hem de enişte anlamında kullanılır. ^ "dayı."Även några ord inom 2:a dekl. har ändelsen -ej, till exempel дядя (farbror) - дядей.
İlk gitarını eniştesi almıştı.Він навіть купив йому перший мундир.
Yeliz para yüzünden eniştesi ile ara ara buluşmaktadır.Ана прибуває на місце зустрічі з грошима.
Oyuncu Marie-Christine Barrault'un amcası, yönetmen Roger Vadim'in de eniştesiydi.Вона була другою дружиною актора та театрального режисера Жана-Луї Барро та тіткою режисера Роже Вадима.
Hattanede Enişte tarafından vurulduktan sonra, yakılmıştır.Odrůda je středně napadána padlím.
Sinem adında bir genç, ailesinden miras kalan evde teyzesi ve eniştesiyle yaşamaktadır.Sunt trei ani buni pentru Cristina care trăiește în compania mătușii și a familiei ei.
Marjorie Eileen "Marge" Dursley, Vernon eniştenin kız kardeşidir.Marjorie "Marge" Dursley – Vernon bácsi nővére, mugli.
İlk gitarını eniştesi almıştı.Első guitarrónját ajándékba kapta.
Ömer'in eniştesi.Oszmann Elemér.
Eniştesinin desteğiyle sanat dersleri de alır.Testvérnénje művészi hajlamaiban ő is osztozik.
Savaşta eniştesini ve amcasını kaybeder.A csatát és az életét azonban elvesztette.
Harry, bugüne kadar tüm gerçekleri kendisinden saklayan teyzesi ve eniştesine çok kızar.Egy ideje kísértetek zaklatják őt és szeretett nagynénjét.
Örneğin İngilizcedeki uncle sözcüğü hem dayı hem amca hem de enişte anlamında kullanılır. ^ "dayı."Roopea kutsutaan sedäksi, koska englanninkielinen sana ”uncle” merkitsee sekä setää että enoa.
Ömer'in eniştesi.Στην Ταυτότητα του Όιλερ.
Fakat bu oyunu işe yaramadı ve eniştesi onu evinden attı.Den finte virkede dog ikke og han smed hende ud af sit hus.
Hatta eniştesinin sempatisini kazanmak için kendini bile zehirledi.Hun forgiftede sig selv for at fremkalde hans sympati.
Tayvanlı teyzesi ve Amerikalı eniştesi tarafından evlat edinilmiş ve ABD'de yetişmiştir.Han har en amerikansk far og en dansk mor, og er opvokset i Danmark.
Oyuncu Marie-Christine Barrault'un amcası, yönetmen Roger Vadim'in de eniştesiydi.Barrault var onkel til skuespillerinnen Marie-Christine Barrault.
Kısa bir süre sonra babasının ölümünü müteakiben, eniştesi ve kardeşinin yardımıyla asker oldu.Hans eneste mål i livet ble nå å ta hevn med hjelp av halvbroren.
Meryem’e bakmakla eniştesi Zekeriya görevlendirildi.Namun kemudian rasa sayang Nabi Zakariya pada Maryam berubah menjadi rasa takjub.
Kişi, baldızının eniştesidir.Ibundanya adalah saudari ayahandanya.
Bir kişi ile eniştesi arasında, yakın akraba kabul edilmekle birlikte, herhangi bir kan bağı yoktur.養子のため、血の繋がりはない。
Hatta eniştesinin sempatisini kazanmak için kendini bile zehirledi.病を患いながらも姉の仇討ちに心血を注ぐ。
Ömer'in eniştesi.オマーンのイマーム。
Babasının genç yaşta ölmesi üzerine, kızkardeşi ile eniştesi Hüsrev Beyin yanında kaldı.父の死後一家が伯母(山本宣治の母)の経営する旅館 (花やしき)に引き取られる。
Meryem’e bakmakla eniştesi Zekeriya görevlendirildi.雅彥的好友,是雅彥螢幕初吻的對象(隔著膠布)。
Fakat bu oyunu işe yaramadı ve eniştesi onu evinden attı.אולם, הדבר לא הצליח והוא גירש אותה מביתו.
Savaşta eniştesini ve amcasını kaybeder.כאסה ובני דודיו הפסידו בקרב.
Hatta eniştesinin sempatisini kazanmak için kendini bile zehirledi.היא אף הרעילה את עצמה כדי לזכות באמונו.
Örneğin İngilizcedeki uncle sözcüğü hem dayı hem amca hem de enişte anlamında kullanılır. ^ "dayı."Например в англ. език uncle е название за вуйчо, чичо и свако, без да ги разграничава.
Eniştesinin desteğiyle sanat dersleri de alır.С подкрепата на родителите си учи и киноизкуство.
Bir kişi ile eniştesi arasında, yakın akraba kabul edilmekle birlikte, herhangi bir kan bağı yoktur.Но не сама, а с придружител, с когото няма кръвна връзка.
Marjorie Eileen "Marge" Dursley, Vernon eniştenin kız kardeşidir.Marjorie "Marga" Dursley sestra je Vernona Dursleyja i izgledom podsjeća na svog brata.
Enişte (Hakan Karsak) (bölümler, 1-): 41 yaşlarında.Xian (Tõmme, mõju) ja 41.
Be calm Eniste!(Brother-in-law)Fii calma Eniste!(Cumnat)
Be calm Eniste!(Brother-in-law)Mantenga la calma Eniste! (Hermano-en-ley)
Be calm Eniste!(Brother-in-law)Μπορείτε ακόμα να μιλάμε;
Be calm Eniste!(Brother-in-law)תהיה רגוע Eniste!(גיס)
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Am un cumnat pe nume Bobo - e cu totul altă poveste.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Bobo casou com Amy, o unicórnio.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.(Gelach) Ik heb een zwager genaamd Bobo -- een verhaal op zich.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Ho un cognato di nome Bobo -- e questa è un'altra storia.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Ich habe einen Schwager namens Bobo - das ist eine ganz andere Geschichte.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Jag har en svåger som heter Bobo - en historia i sig.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.J'ai un beau-frère du nom de Bobo - c'est une toute autre histoire.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Jeg har en svoger, der hedder Bobo -- hvilket er en helt anden historie.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.저에게는 보보라는 처남이 있습니다. -- 완전히 다른 이야기인데요.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Mám švagra jménem Bobo - což je úplně jiný příběh.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Mám švagra, ktorý sa volá Bobo - čo je ďalší príbeh.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Mam szwagra imeniem Bobo... To kolejna historia.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Saya memiliki adik ipar laki-laki bernama Bobo -- yang adalah cerita lain lagi.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Tengo un cuñado llamado Bobo -eso es otro cuento-.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Tôi có một người anh rể tên Bobo -- đây là một câu chuyện hoàn toàn khác.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.Van egy sógorom, Bobo -- ami egy egészen más történet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod