Ana içeriğe geç
Sözlük

enişte ile cümle

enişte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yapmamız gereken ilk şey misafirperverliği için eniştene yazıp teşekkür etmek.The first thing we should do is write and thank your brother-in-law for his hospitality.
Tom'un üç eniştesi var.Tom has three uncles.
Eniştem bir polis.My brother-in-law is a policeman.
Babamın kız kardeşinin kocası benim eniştem.My father's sister's husband is my uncle.
Annemin kız kardeşinin kocası benim eniştemdir.My mother's sister's husband is my uncle.
Eniştem bana bu kol saatini verdi.My uncle gave me this watch.
Ben Tom'un eniştesiyim.I'm Tom's uncle.
Tom senin enişten.Tom is your uncle.
Enişte olacağım.I'm going to be an uncle.
Eniştemle yaşıyorum.I live with my uncle.
Eniştemle yaşarım.I live with my uncle.
Boston'da eniştemle kalacağım.I'm going to stay with my uncle in Boston.
Önümüzdeki ay Bostan'daki eniştemi ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Eniştem gerçekten bencil.My brother-in-law is really egotistical.
Halam ve eniştemi ziyaret ettiğimde tekerlekli karyolada uyurdum.I used to sleep in a trundle bed when I would visit my aunt and uncle.
Tom'un enişten olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was your uncle.
Tom eskiden eniştemdi. O, küçük kız kardeşimin eski kocasıdır.Tom used to be my brother-in-law. He's my younger sister's ex-husband.
Eniştem sağır.My uncle is deaf.
Eniştelerimi seviyorum.I like my uncles.
Vernon enişte ve karısı Harry'yi küçük bir yaştan beri isteksiz bir şekilde büyütmüşlerdir.Uncle Vernon and his wife have grudgingly raised Harry from an early age.
Meryem’e bakmakla eniştesi Zekeriya görevlendirildi.Nasr sent his retainer Yazid against them.
Eudokia'nın kızkardeşi ve eniştesi Konstantinopolis patriği I. Theodotos'un ebeveynidir.Her sister and brother-in-law were parents to Theodotus I of Constantinople.
Peck Enişte ise yeniden alkole başlamış ve bu yüzden ölmüştür.Pepper notices that he has started drinking again.
Oduncu da eniştesinin iki odalı evini göstermiştir.The lumberjack then showed Filiz the two bedroom house of his brother-in-law.
- Don't make your enişte wait.- Don't make your enişte wait.
Where is my enişte?Where is my enişte?
Hello, enişte.Hello, enişte.
What's wrong with you enişte?What's wrong with you enişte?
Eniştelerim bu insanlar sorundu. Kitaplarımı işaretleyen, altını çizen başka kimse istemiyorum.I don't want anybody else to mark my books, underline in my books,
Be calm Eniste!(Brother-in-law)Esté tranquilo Eniste! (cuñado)
When is Kerim Enişte coming home?When is Kerim Enişte coming home?
How about... ... we go take a stroll together when Kerim Enişte gets well?How about... ... we go take a stroll together when Kerim Enişte gets well?
Ya da küresel ısınmaya inanmadığını söyleyen enişteniz.Or maybe your brother-in-law who doesn't believe in global warming.
Enişte, i had a meeting.Enişte, i had a meeting.
Bobo adında bir eniştem var -- ki bu başka bir hikaye.I have a brother in-law named Bobo, which is a whole other story.
Yes, enişte?Yes, enişte?
Don't worry, enişte.Don't worry, enişte.
- Yes, enişte?- Yes, enişte?
OK, enişte.OK, enişte.
We should wait for Kerim Enişte to come first.But how can one forgive someone who he doesn't believe...
You shouldn't waste any more time. I know enişte, but I'm scared.He doesn't care about us, Hilmiye... ... at all.
Enişte, your room is like a highway.You're here for the gun, aren't you? Which gun?
Kazada eşi, kızı ve eniştesi de hayatını kaybetti. [5]His spouse, his daughter and his brother-in-law also died in the disaster.[70]
İlk gitarını eniştesi almıştı.Er kaufte sich seine erste Gitarre.
Enişte EltiEnuma Elisch.
Savaşta eniştesini ve amcasını kaybeder.Im Krieg hatte sie ihren Mann und ihren Bruder verloren.
Busir, eniştesine savaşın gereksiz olduğuna dair bir mektup yazdı.Busir écrit alors à son beau-frère qu'une guerre est inutile.
Böylece erkek kardeş ile kız kardeşinin kocası (enişte/damat) avcılık ortaklığı kurup birlikte avlanırlar.Son frère et sa sœur (qui épousera un membre de la famille de Sèze) meurent avant lui.
Hatta eniştesinin sempatisini kazanmak için kendini bile zehirledi.Elle s’empoisonna même elle-même pour susciter sa sympathie.
Aynı yıl eniştesi Hüseyin Özyavuz ile ortak işletmeciliğe başlayarak Cevher Dökümü kurdu.En février de la même année, elle se lance dans la parfumerie en s'associant avec la société Coty.
Köye gelin gelenlere istisnasız "yenge", köye yerleşen damatlara da "enişte" denir.On suit le quotidien du village jusqu'à ce que deux « hôtes » arrivent dans le village.
Tom'un üç eniştesi var.Tom tiene tres tíos.
Meryem’e bakmakla eniştesi Zekeriya görevlendirildi.Seiyū: Nami Miyahara.
Örneğin İngilizcedeki uncle sözcüğü hem dayı hem amca hem de enişte anlamında kullanılır. ^ "dayı."In inglese “zio” si dice “uncle” indipendentemente dal fatto che sia paterno o materno.
Kendisi gibi futbolcu olan Aruna Dindane'nin eniştesidir.Ha inoltre una passione per il calcio proprio come Alana.
Savaşta eniştesini ve amcasını kaybeder.Во время войны потеряла старшего брата и сестру.
Yaz tatili için teyzesi ve eniştesi ile birlikte kalırken ruh emicilerin saldırısına uğrar.وعندما كان يقيم مع خالته وزوج خالته من أجل عطلته الصيفية، تعرض لهجوم الديمنتورات (المصاصين).
O sırada eniştesi Metin Yasavul ile "De Yayınevi"ni kurdu.فخرجت روحه عند فراغه من قوله: "وفي الآخرة"، ودفن بمقام إبراهيم.
Fakat bu oyunu işe yaramadı ve eniştesi onu evinden attı.O estratagema não deu certo, e ele a colocou para fora de sua casa.
Bu olayı çok iyi hatırlayamamaktadır ancak daha sonradan eniştesinin lambayı söndürdüğünü varsaymaktadır.Ele posteriormente não se lembraria bem do incidente, porém presumiu que seu tio tenha apagado o fogo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod