Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Donnez-moi un problème de design, un ralentisseur de durabilité, qui vous empêche d"être durable.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Geef me een ontwerpuitdaging. Een duurzaamheidsremmer, iets wat de duurzaamheid bemoeilijkt."
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.당신의 디자인을 방해하고 있는 그 문제가 무엇인지 말해보세요"
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Um problema de design, um obstáculo à sustentabilidade, que vos impeça de serem sustentáveis.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Δώστε μου μία πρόκληση, ένα εμπόδιο αειφορίας, που σας εμποδίζει να εφαρμόσετε την αειφορία.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.מכשול, שמונע מכם להמשיך ולגדול.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.ضعف في سرعة الاستدامة، والتي تمنعك من الاستدامة.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin."スケーリング - 水道管内に 無機物が堆積すること" が返事でした
Bilmek istediğim, bu uyarıcı sayıları üstümüze alınmamızı engelleyen beynimizde ne olduğuydu.Ce vroiam să ştiu era ce se petrecea în creierul uman care ne împiedica să luăm aceste indicii personal.
Bilmek istediğim, bu uyarıcı sayıları üstümüze alınmamızı engelleyen beynimizde ne olduğuydu.Chciałam się dowiedzieć, co takiego dzieje się w mózgu, że ignorujemy sygnały ostrzegawcze.
Bilmek istediğim, bu uyarıcı sayıları üstümüze alınmamızı engelleyen beynimizde ne olduğuydu.Chtěla jsem vědět, co v lidském mozku brání tomu, abychom tato varování vztáhli na sebe.
Bilmek istediğim, bu uyarıcı sayıları üstümüze alınmamızı engelleyen beynimizde ne olduğuydu.Ja som chcela vedieť, čo sa deje v ľudskom mozgu, že nám to bráni brať tieto varovné znamenia osobne.
Bilmek istediğim, bu uyarıcı sayıları üstümüze alınmamızı engelleyen beynimizde ne olduğuydu.제가 알고 싶었던 것은 개인적으로 이런 경고문구를 방해하는 인간의 뇌속에서 무슨일이 일어났느냐 였습니다.
Bilmek istediğim, bu uyarıcı sayıları üstümüze alınmamızı engelleyen beynimizde ne olduğuydu.Я хотела понять, что в мозге человека заставляет нас не принимать во внимание предупреждающие знаки.
Bilmek istediğim, bu uyarıcı sayıları üstümüze alınmamızı engelleyen beynimizde ne olduğuydu.רציתי לברר מה מתרחש בתוך המח האנושי המונע מאיתנו להתייחס לאזהרות הללו באופן אישי.
Bilmek istediğim, bu uyarıcı sayıları üstümüze alınmamızı engelleyen beynimizde ne olduğuydu.ما أردت معرفته هو ما كان يدور بالذهن البشري ويمنعه من الأخذ بهذه الإشارات المحذرة شخصيّاً.
Bilmek istediğim, bu uyarıcı sayıları üstümüze alınmamızı engelleyen beynimizde ne olduğuydu.脳の中でなにが起きていて これらの警告を自分自身に 当てはめられなくなっているのか また同じように
Birçok topluluktaki bağlantı yoksunluğu da bu konuda etkin olunmasını engelleyen etmenlerden olmakta.أخذ النقص المستمر في التواصل بين المجتمعات بغية تنشيطها حيزًا في النقاش كأحد أكبر العقبات.
Birinci sebep, bunun çok kolaylıkla yapılmasını engelleyen bazı kurallar olması. .Zaprvé, existuje řada pravidel, které tohle zjednodušují nebo nebo nezjednodušují.
Bu beni ortopedi cerrahı olmaya yönlendirdi amacım benim spor yapmamı engelleyen problemelere çözüm bulmaktı.이것은 제가 정형외가 의사가 되는 것과 제가 이 문제 해결에 집중 할 수 없는지 알아보도록 자극시켰습니다 스포츠를 계속 하도록 하는 것이죠, 제게만 국한 된 것이 아니죠.
Bu beni ortopedi cerrahı olmaya yönlendirdi amacım benim spor yapmamı engelleyen problemelere çözüm bulmaktı.制限なしでスポーツを続けることができるような 問題解決に集中したいと思ったのです この点についてもっとよくご理解いただくために
Bunlar yabancı cisimlerin vücudumuzun içine girmesini engelleyen doğal bariyerlerdir.Das sind natürliche Hindernisse, die ein Eindringen von Dingen in den Körper verhindern sollen.
Bunlar yabancı cisimlerin vücudumuzun içine girmesini engelleyen doğal bariyerlerdir.Estos son simplemente naturales barreras para no permitir
Bunlar yabancı cisimlerin vücudumuzun içine girmesini engelleyen doğal bariyerlerdir.이것들은 몸 안으로 바깥 것들이 들어오지 못하도록
Bunlar yabancı cisimlerin vücudumuzun içine girmesini engelleyen doğal bariyerlerdir.To jsou přirozené bariéry nedovolující vstup do našeho těla, ale když se něco dovnitř dostane...
Bunlar yabancı cisimlerin vücudumuzun içine girmesini engelleyen doğal bariyerlerdir.אלה מחסומים טבעיים אשר מונעים
Bunlar yabancı cisimlerin vücudumuzun içine girmesini engelleyen doğal bariyerlerdir.هذه هي حواجز طبيعية تمنع
Bu uydunun dairesel yoldan çıkmasını ve boşluğa gitmesini engelleyen yer çekimim kuvvetidir.Сила притяжения держит спутник на круговой орбите и не дает улететь в космос.
Bu uydunun dairesel yoldan çıkmasını ve boşluğa gitmesini engelleyen yer çekimim kuvvetidir.מה שמונע ממנו לעוף לחלל ושומר אותו במסלול מעגלי, הוא כוח הכובד.
Bu uydunun dairesel yoldan çıkmasını ve boşluğa gitmesini engelleyen yer çekimim kuvvetidir.ما الذي يجعلها تطير في الفضاء وتستمر بالحركة الدائرية انها قوة الجاذبية
Çalışmanızı engelleyen sağlık sorunlarınız varsa mesleki rehabilitasyon görmeye gönderilebilirsiniz.Du kan få yrkesinriktad rehabilitering om du har sådana hälsoproblem som hindrar dig från att arbeta.
Çalışmanızı engelleyen sağlık sorunlarınız varsa mesleki rehabilitasyon görmeye gönderilebilirsiniz.Puede solicitar rehabilitación laboral si tiene problemas de salud que le impidan trabajar.
Çalışmanızı engelleyen sağlık sorunlarınız varsa mesleki rehabilitasyon görmeye gönderilebilirsiniz.Voit saada ammatillista kuntoutusta, jos sinulla on terveysongelmia, joiden takia et pysty tekemään työtä.
Çalışmanızı engelleyen sağlık sorunlarınız varsa mesleki rehabilitasyon görmeye gönderilebilirsiniz.بإمكانك الحصول على إعادة تأهيل مهنية، إذا كانت لديك مشاكل صحية والتي لا تستطيع بسببها القيام بالعمل.
Çalışmanızı engelleyen sağlık sorunlarınız varsa mesleki rehabilitasyon görmeye gönderilebilirsiniz.因健康原因而无法工作的人,可以参加职业康复疗养。因健康原因而可能丧失劳动能力的人也可参加职业康复疗养。不幸在工作中发生意外的人有权参加康复疗养。
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Adică, doar -- doar -- s-a descâlcit de ceva care chiar împiedica dezvoltării tehnologiei.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Da quel momento venne districata una cosa che stava realmente bloccando lo sviluppo della tecnologia.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Es hat einen Zustand aufgelöst, der wirklich verhindert hat, dass Technik entwickelt wird.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Je veux dire, ça a simplement démêlé une chose qui empêchait vraiment la technologie de se développer.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.제 말은, 이전의 과학 기술의 발전을 막았던 방해물로부터 벗어났다는 것이죠.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Po prostu zdjęto kajdany, które hamowały postęp technologiczny.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Ze ontdeden zich van iets dat de ontwikkeling van de technologie had belemmerd.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Было разрушено препятствие на пути развития технологий.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Искам да кажа, просто... просто... се разплело нещо, което спъвало развитието на технологията.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.כוונתי, זה התיר תסבוכת שממש הפריעה לטכנולוגיה להתפתח.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.أقصد، أنه -- أنه فقط -- فكك شيءا كان فعلا يعيق تطوير التكنولوجيا.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.解きほぐされていく この部屋にいる皆さん
Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok.Dziś to samo odnosi się do filmów.
Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok.기술을 이용하거나 도전하는걸 막지 않거든요
Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok.Não há nada que te impeça de obter a tecnologia.
Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Natočte svůj film!" Nic vám nebrání jít ven a vzít si technologii sebou.
Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok.Non c'é nulla che ti trattenga dall'andare la fuori e prendere la tecnologia.
Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok.Нищо не ви спира да излизите навън и да получите технологията.
Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok.ללכת ולהשיג את הטכנולוגיה.
Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok.من الخروج والحصول على التكنولوجيا.
Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok.必要なものはお店で売られており 借りるなり買うなりすることができます
Ekosisteme zarar vermeyecek alternatifleri geliştirmemizi engelleyen kısıtlamalar olmayacak.No tenemos restricciones para encontrar alternativas que no dañen el ecosistema.
Ekosisteme zarar vermeyecek alternatifleri geliştirmemizi engelleyen kısıtlamalar olmayacak.Nu mai avem nici o restricție în a găsi alternative pentru a nu mai distruge ecosistemul.
Evladýnýn pankreas kanserinden ölmesini engelleyen ţey de ayný yerden gelir.C'est ce qui pourrait éviter à votre enfant de mourir d'un cancer du pancréas.
Evladýnýn pankreas kanserinden ölmesini engelleyen ţey de ayný yerden gelir.Это место, где вещь, которая будем держать ваш ребенок умирают от рака поджелудочной железы происходит от,