Evladýnýn pankreas kanserinden ölmesini engelleyen ţey de ayný yerden gelir.بل هو الشيء الذي يعلمنا أين علاج سرطان البنكرياس الذي سيقتل طفلك
Evladýnýn pankreas kanserinden ölmesini engelleyen ţey de ayný yerden gelir.そしてもし情報へのアクセスが無ければ、 その鍵を握る真理を見つけ出したであろうその人物は、
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."¡Anda, haz tu película!" Nada te detiene de salir y conseguir la tecnología.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Đi làm phim của bạn đi!" Không có gì ngăn trở bạn ra ngoài kia, đón nhận công nghệ.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Du-te să îţi faci filmul!" Nu e nimeni care să te oprească din a merge şi a pune mâna pe tehnologie.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Ga je film maken!" Niets houdt je tegen om de technologie te verkrijgen.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Gå ud og lav din film!" Der er ikke noget der holder dig tilbage fra at gå ud og få fat i teknologien.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Hajrá, készítsd el a filmedet!" Semmi sem gátolhat meg, hogy megszerezd hozzá a technológiát.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Los, dreht euren Film!' Nichts und niemand hält euch davon ab, die Technologie, die ihr braucht, zu holen.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Mene tekemään elokuva!" Mikään ei estä sinua hankkimasta tarvittavaa tekniikkaa.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Va faire ton film !" -- Il n'y a rien qui vous empêche d'obtenir la technologie nécessaire.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Πήγαινε, κινηματογράφησε!" Δε σε σταματάει τίποτε από το να βγεις και να αποκτήσεις την επιθυμητή τεχνολογία.
"Hadi filmini yap!" diyebiliyorum. Dışarı çıkıp teknolojiye ulaşmanızı engelleyen hiçbir şey yok."Давай, делай свой фильм!" Ничто тебе не мешает пойти и приобрести технологии.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.Hemofilia to brak zdolności krwi do krzepnięcia.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.혈우병이란 혈액이 응고하지 못하는 병입니다
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.Se trata de una incapacidad de la sangre se coagule.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.So nennt man es, wenn
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.To je špatná kvesrážlivost.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.Гемофилия - заболевание, при котором кровь не способна свертываться.
Hemofili kanınızın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalıktır.هو عدم قدرة الدم على التخثر
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:Cele două idei greşite care planează în lumea laică, care inhibă capacitatea de-a extrage putere din artă --
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:Dva velmi špatné moderní nápady nám brání čerpat z umění sílu.
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:Dve resnično slabi ideji, ki lebdita v sodobnem svetu in ki ovirata našo sposobnost črpanja moči iz umetnosti:
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:Dwie złe idee krążą po nowoczesnym świecie, hamując naszą zdolność do czerpania siły ze sztuki.
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:현대 사회에는 우리가 예술로 부터 힘을 얻는 것을 방해하는, 두가지의 도움이 안되는 생각이 돌아다니고 있습니다:
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:Le due pessime idee che ronzano nel mondo moderno che ci impediscono di trarre forza dall'arte:
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:Les deux mauvaises idées qui planent dans le monde moderne qui nous empêchent de puiser la force de l'art :
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:У сучасному світі панують два шкідливі переконання щодо мистецтва, які перешкоджають нам черпати з нього силу.
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:שני הרעיונות הגרועים ביותר המרחפים להם בעולם המודרני אשר מונעים מאיתנו את היכולת לשאוב כוחות מהאמנות:
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:اسوأ فكرتين تحومان في العالم الحديث كبح جماحنا من اكتساب قوتنا من الفن
Modern dünyada bizim sanattan güç alma kapasitemizi engelleyen iki görüş:芸術から力を引き出す能力を妨げています 1つは 芸術のための芸術というものです
Öldürmem gerekenleri öldürmemi engelleyen duygu.Das Gefühl, das mich davon abhält, die zu töten, die ich töten muss.
Öldürmem gerekenleri öldürmemi engelleyen duygu.Je dois les tuer, mais la compassion m'en empêche.
Öldürmem gerekenleri öldürmemi engelleyen duygu.Sentimentul care mã împiedicã sã-i omor pe cei care ar merita-o.
Öldürmem gerekenleri öldürmemi engelleyen duygu.Uczucie które powstrzymuje mnie od zabicia tych, których powinnam.
Öldürmem gerekenleri öldürmemi engelleyen duygu.Το συναίσθημα που με εμποδίζει να σκοτώσω αυτούς που θα έπρεπε
P-EU-izni, sürekli oturma izninin verilmesini engelleyen aynı nedenler yüzünden verilmeyebilir.P-EU-lupa voidaan jättää myöntämättä samoista syistä kuin pysyvä oleskelulupa.
P-EU-izni, sürekli oturma izninin verilmesini engelleyen aynı nedenler yüzünden verilmeyebilir.P-EU-tillståndsansökan kan även avslås på samma grunder som permanent uppehållstillstånd.
P-EU-izni, sürekli oturma izninin verilmesini engelleyen aynı nedenler yüzünden verilmeyebilir.P-EU许可的不予签发条件与永久居留许可相关条件一样。
P-EU-izni, sürekli oturma izninin verilmesini engelleyen aynı nedenler yüzünden verilmeyebilir.Un permis P-EU peut être refusé pour les mêmes raisons qu’un permis de séjour permanent.
P-EU-izni, sürekli oturma izninin verilmesini engelleyen aynı nedenler yüzünden verilmeyebilir.В выдаче разрешения P-U может быть отказано по тем же причинам, что и для постоянного вида на жительство.
P-EU-izni, sürekli oturma izninin verilmesini engelleyen aynı nedenler yüzünden verilmeyebilir.يمكن عدم منح ترخيص الإقامة (P-EU) لنفس أسباب عدم منح ترخيص الإقامة الدائم.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Außer der dünnen Leine hier, die es davon abhält sich aus dem Feld zu bewegen.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Doar că există aici o ușoară priponire care o împiedică să iasă din limitele câmpului.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.여기 묶어놓은 것을 제외하고 말이죠. 자기장의 영역을 넘어가는 것을 방지하기 위해 묶어놨죠.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Ngoại trừ một dây nối mảnh ở đây, giữ nó khỏi bay vọt lên.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Salvo que tiene una ligera atadura por aquí que le impide traspasar la cima de su campo.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Sauf qu'il y a une petite longe ici, qui l'empêche sortir de son champ.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Só que há aqui uma ligeira corrente, que a impede de sair para fora do topo do seu campo.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Tranne per una catenella qui, che le impedisce di andare al di fuori del suo campo.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Tu jest mała linka, która utrzymuje to w polu magnetycznym.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Εκτός του ότι υπάρχει ένα μικρό σχοινάκι εδώ που το συγκρατεί από το να πηγαίνει στην κορυφή του πεδίου
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Кроме этого, здесь есть небольшая привязь, которая держит его внутри поля.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Освен че тук има лека свръзка, която го пази да не се издигне над края на полето си.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.אלא שיש כאן ריסון קל, ששומר עליו שלא יזוז מתוך השדה.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.إلا أن هناك حبل صغير هنا، والذى يمنعه من تخطي مجاله المغناطيسي
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.磁場を離れないように付けられています 磁場の波頭を
Seni engelleyen ne?Apa yang mencegah Anda?
Seni engelleyen ne?Cosa te lo impedisce?
Seni engelleyen ne?Mikä estää sinua?