Ana içeriğe geç
Sözlük

engellemek ile cümle

engellemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece gerçekliği gölgelemekte, insanların "gerçek" mutluluk için mücadele etmesini engellemektedir.אנחנו נוטים לפחד מלשון של אמת, מסיבות 'אציליות'.
Askeri ya da sivil radarları engelleme (Askeri ortamlarda karşı tarafın iletişimini engellemek.)קַשָר (צבא) / אלחוטאי - תפקיד צבאי של חייל האחראי על מערכות הקשר ביחידה (למשל: קשר של המחלקה או אלחוטן אוויר).
Tenyazise yakalanmış kişilerin tedavi edilmesi de bu hastalığın yayılmasını engellemek için önemlidir.Лечението на лицата с тениаринхоза е важно, за да се предотврати разпространението.
Ancak fakirlik herhangi bir eğitim almasını engellemekteydi.Бедността не му дава възможност да продължи образованието си.
Bunu engellemek için, 1924 yılında senato eroinin satışını, ithalatını ve üretimini tamamen yasakladı.През 1924 година, Щатският конгрес забранява продажбата, внасянето или производството му.
Bu durumu engellemek için ağaçlandırma çalışması yapılır.Книгата ми цели да предотврати това.
Yüksek satın alma fiyatı petrollü otomobillerden elektrikli otomobillere geçişi engellemektedir.To sprječava masovni prijelaz s benzinskih automobila na električne automobile.
Nezleden korunmanın tek etkili yolu virüslerin yayılmasını fiziksel olarak engellemektir.Jedini učinkovit način sprječavanja prehlade fizičko je sprječavanje širenja virusa.
Ağrıyan dişi onun konuşmasını, kendini anlatmasını engellemektedir.O svojoj boli nikada govoriti.
Ivana ve Rosendo da bu evliliğin gerçekleşmesini istemez ve bunu engellemek için her şeyi yaparlar.Moguće je da Ivan i Ivana nisu ni konzumirali brak, ali je Ivanu bilo onemogućeno poništiti ga.
Bu yazılımlar kullanılarak bu saldırıları engellemek mümkün olabilir.Toto riziko možno eliminovať nasadením robotov.
Büyük IRC ağlarında DDOS ataklarını engellemek için, /links komutu kullanımdan kaldırılmıştır.Aby bolo možné presmerovanie prevádzky na kontrolované uzly, použili DDOS útok.
Bunun sebebi kopya çekmeyi engellemektir.Posledica tega je preprečitev prepisovanja .
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Bazı ülkeler, İnternet servis sağlayıcılarına filtre koyarak pornografik sitelere girmeyi engellemektedir.Veliko ljudi ni dovzetnih za to, da bi dokončali spletni vprašalnik.
Kyle Reese (Michael Biehn) Sarah Connor'un öldürülmesini engellemek için gelecekten gönderilen bir askerdir.Michael Biehn personažas – Kailas Rysas, ateities kareivis atsiųstas apginti Saros.
Sucre ise Maricruz’un, kuzeni Hector’la evlenmesini engellemek için Las Vegas’a gider.Pabėgęs iš Fox Riverio Sukrė sužino, kad Marikruza Las Vegase ištekės už jo pusbrolio Hektoro.
Hücre kültürlerinde, hinokitiol insan rinovirüsünü, coxsackievirus ve mengovirüs çoğalmasını engellemektedir.Šūnu kultūrās hinokitiols inhibē cilvēka rinovīrusa, koksackievīrusa un mengo vīrusa pavairošanu.
O bir generalin oğlu olduğu gerçeği nedeniyle, torpil iddialarını engellemek için çok çalışmak zorunda kaldı.Troonil olles oli Zogil palju tegemist atentaatidest hoidumisega.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Constituția americană a fost scrisă ca să împiedice supravegherea guvernamentală și programe ca prisma.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Den amerikanska konstitutionen skrevs för att förhindra statliga övervakningsprogram som PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Hiến pháp Hoa Kỳ được viết để ngăn chặn chính phủ giám sát chương trình như lăng kính.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Konstitusi Amerika dibuat untuk menghindari program pengamatan pemerintah seperti PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Konstytucja USA zostala napisana po to by chronic przed inwigilacja rzadowa i programami jak PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.La Costituzione americana fu scritta per evitare lo spionaggio del governo tramite programmi come il PRISM
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.The Grondwet van de VS is er om surveillanceprogramma's van de overheid zoals PRISM te voorkomen.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Το Σύνταγμα των ΗΠΑ γράφηκε για να αποτρέψει κυβερνητικά προγράμματα παρακολούθησης όπως το PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Конституція США була написана для того, щоб запобігти урядових наглядацьких програм, як ПРІЗМ
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.Одна из задач Конституции США - исключить такие правительственные программы слежки, как PRISM.
ABD Anayasası PRISM gibi gözetleme programlarını engellemek için yazıldı.美国宪法原本是阻止政府像PRSIM之类的监测行动的
Acaba kanserin çözümü, anjiogenizi engellemek, yani kanseri kendi oyununda yenmek olabilir mi?Ali bi lahko raka premagali z zaustavitvijo angiogeneze?
Acaba kanserin çözümü, anjiogenizi engellemek, yani kanseri kendi oyununda yenmek olabilir mi?Co takhle porazit rakovinu zabráněním angiogenezi?
Acaba kanserin çözümü, anjiogenizi engellemek, yani kanseri kendi oyununda yenmek olabilir mi?암을 이기기 위해 혈관신생을 막아서 암이 위험해지지 않게
Acaba kanserin çözümü, anjiogenizi engellemek, yani kanseri kendi oyununda yenmek olabilir mi?האם התשובה לסרטן יכולה להיות במניעת אנגיוגנזה? בכך שננצח את הסרטן במשחק שלו,
Acaba kanserin çözümü, anjiogenizi engellemek, yani kanseri kendi oyununda yenmek olabilir mi?هل يكون الحل للسرطان هو منع تولد الأوعية من الأساس ونهزم السرطان في لعبته
Acaba kanserin çözümü, anjiogenizi engellemek, yani kanseri kendi oyununda yenmek olabilir mi?ガン細胞の増殖を食い止めることが ガンの解決策になるのか- 疑問に感じたからです
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Chodzi o to, by jednostka nie mogła zdobyć wielkiej siły militarnej, pani generał.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Det är för att hindra individen från att skaffa sig en egen militär.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Det er for at forhindre individet i at skabe sin egen militærstyrke.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.É para evitar que o indivíduo adquira uma força militar poderosa, General.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Es para evitar que el individuo posea un ejército poderoso, general.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Quella regola esiste per evitare che qualcuno si crei un potente esercito personale, generale.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Tarkoitus on estää yksilöä saamasta suurta sotilaallista voimaa.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Είναι να μην μπορεί κανείς να αποκτήσει ισχυρή στρατιωτική δύναμη, στρατηγέ.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.А в том, чтобы не дать одному лицу держать в руках мощную силу армии, генерал.
Başkan'ın ordumuza yaptığı tahrip edici kesintileri engellemek için, vergileri yükseltmemiz gerekmez.No necesitamos incrementar los impuestos para evitar cortes devastadores militares del Presidente.
Ben bu engellemek için uygulanan çalışma, ya da enerji böylece그러면 제가 그 블럭에 적용한 일 -
Ben bu engellemek için uygulanan çalışma, ya da enerji böyleceעל כן, העבודה שביצעתי על הגוף הזה, או האנרגיה
Ben bu engellemek için uygulanan çalışma, ya da enerji böyleceこのブロックに移動したエネルギーですが、それは
Bence yasalar koyarak ötenaziyi engellemek yerine, insanların ötenaziyi istemesinin önüne geçmeliyiz.안락사를 걱정하거나, 또는 불법이냐 합법이냐를 떠나 안락사를 원하는 욕구를 멈추게 하는데 관심을 가져야 한다고 생각합니다.
Bence yasalar koyarak ötenaziyi engellemek yerine, insanların ötenaziyi istemesinin önüne geçmeliyiz.לדעתי עלינו לבדוק איך עוצרים את הביקוש להמתת-חסד במקום להתחבט בחוקיות שלה או בכלל להתעסק איתה.
Bence yasalar koyarak ötenaziyi engellemek yerine, insanların ötenaziyi istemesinin önüne geçmeliyiz.安楽死が必要だという考えを なくすべきです 違法か合法かは問題ではありません 学生の時に出会った シシリー・ソンダース博士の
Beynin geri kalanını inhibe etmek. Bir şeylerin aniden olmasını engellemek.Để ngăn chặn, để ngăn chặn sự dừng nghỉ của não. để dừng tức khắc điều đang xảy ra.
Bildirgesi, devletler arası, devletler arasındaki çatışmaları engellemek üzerine tasarlanmış.A chartája alapjában arra irányul, hogy államok közti konfliktusokat rendezzen -- államközi konfliktusokat.
Bildirgesi, devletler arası, devletler arasındaki çatışmaları engellemek üzerine tasarlanmış.Carta Națiunilor Unite a fost creată pentru a opri conflictele dintre state, conflictele interstatale.
Bildirgesi, devletler arası, devletler arasındaki çatışmaları engellemek üzerine tasarlanmış.Hiến chương cơ bản được thành lập để ngăn chặn xung đột giữa các nhà nước -- xung đột quốc gia.
Bildirgesi, devletler arası, devletler arasındaki çatışmaları engellemek üzerine tasarlanmış.Il suo statuto è in pratica pensato per interrompere conflitti tra stati, conflitti internazionali.
Bildirgesi, devletler arası, devletler arasındaki çatışmaları engellemek üzerine tasarlanmış.Jego głównym zadaniem jest przeciwdziałać konfliktom między państwami -- konfliktom interesów.
Bildirgesi, devletler arası, devletler arasındaki çatışmaları engellemek üzerine tasarlanmış.유엔 헌장의 근본 목적은 국가간의 분쟁을 중재하는 것입니다.
Bildirgesi, devletler arası, devletler arasındaki çatışmaları engellemek üzerine tasarlanmış.Původně byla navržena k zastavení konfliktů mezi státy - mezinárodních konfliktů.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod