Ana içeriğe geç
Sözlük

engelleme ile cümle

engelleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Twitter ve birçok haber sitesine Suruç saldırısı ile ilgili yapılan haberlere engelleme getirilmiştir.この逮捕は内外のメディアで報道され、停滞していた運動に一定の刺激を与えた。
Kendileri çalışmadıkları gibi diğer işçilerin de çalışmasını engellemektedirler.出演している俳優たちもスタッフと同じように出番がなければ働いていた。
Yeni saldırıları engelleme şansları yoktur.他に攻撃のバリエーションがないのが欠点。
Bazı çiftler acıyı engellemek için lokal anesteziye başvururlar.まず、この処置は痛みを伴うために局所麻酔が必須である。
Anomali Tabanlı Saldırı Engelleme Sistemleri ile yeni saldırıları engellemek de mümkün olabilmektedir.赤ブロックは攻撃タイプを問わず、攻撃や反撃行動を実行させる。
Batman'de ona engellemeye çalışmaktan bahsetmediğini söyler.マーティンは、働くことをやめるつもりはないと述べた。
Her iki tarayıcı da daha sonra bu engellemeleri kaldırdı.しかし二出川は頑としてこれをはねつけた。
Engellemesi ise çok zordur.難易度は難しい。
Batman, Ghul'un bulunduğu metroya binip, planını engellemek için dövüşmeye başlar.この施設にゴルゴが潜入し、計画を阻止する。
Önlem acil durumun oluşmasını engellemek için alınan tedbirlerdir.緊急事態条項の創設に反対。
Gerçek bir şasinin olmaması bile siparişlerin katlanmasını engellememiştir.あくまで肯定的にするだけで命令を実行させるわけではない。
( İlerleme engellemeleri, gerilemeyse övgüleri beraberinde getirir. )庾亮因而認定蘇峻必為禍患,終會叛亂。
Hatta güvenli IEEE 802.11i-2004 şifreleme yöntemi, Wi-Fi şebekelerinin MAC adresleri göndermesini engellemez.人们这么做的理由可能是,比如在Wi-Fi技术中,即便是安全的 IEEE 802.11i-2004(WPA)加密方法也不会阻止Wi-Fi网络公开发送MAC地址。
Adalar, Kanarya Akıntısı'nın akışını kısmen engellemektedir.加那利群島阻擋了部分加那利洋流。
İyi kahramanlarda bunu engellemelidir.奉養勇士,無所不至。
Bu yüzden engellemeyi kullanırken lütfen dikkatli olalım.所以不得不小心謹慎。
İnsanlar gömme işlemini engellemeye çalıştı.市民應盡量避免外出或駕駛。
Öğrencilerinin ilerlemesini engellemeye çalışır.禁止學生打工。
Bu eğilimle mücadele edebilmek için bilim eğitiminde yanlılığı engelleme yöntemleri öğretilir.我曾经有机会用这种方法放弃学习而投身科学。
Engellemeye çalıştım ama yapamadım.我不斷地嘗試自殺,但我做不到。
Terörle mücadele ekibinin amacı ise bunu engellemektir.正统冠军的作用之一便是为了防止这一点。
Ailesi, eğitimini engellemediği sürece gitar çalmasını destekledi.그의 부모님은 학업에 방해가 되지 않는 선에서 그의 기타 연주를 지원해주었다.
Olacak felaketi engellemek için dünyayı kurtarmaya çalışırlar.이번 세계의 멸망을 막기 위해 애쓰고 있다.
Mikrofonları engelleme (ses ile).속칭 만자장경(卍字藏經).
Engellemeye çalıştım ama yapamadım.이후에도 도전하려 했으나 이루어질 수 없었다.
Bu durumu engellemek için ağaçlandırma çalışması yapılır.이러한 악용을 막기 위해 법적 조치가 필요하다.
İyi kahramanlarda bunu engellemelidir.워낙 훌륭한 선수라 막아낼 힘이 나지 않았다.
Bu etkiye inhibisyon (veya engelleme) denir.즉, 이러한 수행을 멸(滅)이라고 한다.
Buradaki basınç, beyaz cüce yıldızının çöküşünü engellemektedir.이는 백색왜성을 붕괴로부터 막아주는 힘이다.
1539 ve 1563'te şehir, bir kısmını yok eden ancak şehrin gelişimini engellemeyen bir dizi yangın geçirdi.ב-1539 ושוב ב-1563 פרצו בעיר שריפות גדולות שהרסו חלקים ניכרים ממנה.
Ama Doktor, rejenerasyonunu engellemektedir.דבר זה מציל את האאורפטור הצעיר.
Berlin Duvarı bu kaçışları engellemek üzere 1961 senesinde inşa edildi.לבלימת בריחה זו הוקמה בשנת 1961 חומת ברלין.
Adblock: Reklam engelleme-filtreleme eklentisi.Adblock Plus - חוסם פרסומות מתקדם.
Böylece gerçekliği gölgelemekte, insanların "gerçek" mutluluk için mücadele etmesini engellemektedir.אנחנו נוטים לפחד מלשון של אמת, מסיבות 'אציליות'.
Askeri ya da sivil radarları engelleme (Askeri ortamlarda karşı tarafın iletişimini engellemek.)קַשָר (צבא) / אלחוטאי - תפקיד צבאי של חייל האחראי על מערכות הקשר ביחידה (למשל: קשר של המחלקה או אלחוטן אוויר).
Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.לו היה זה בכוחי לסלוח לך על אכזריותך קלת הראש הייתי עושה זאת.
Adam onu engellemeye çalışınca da onu vurup kaçar.בניסיונו לברוח היא יורה ברגלו ועוצרת אותו.
7 Nisan 2011'de bu sistem ilk defa Gazze Şeridinden gönderilen Grad füzesini engellemeyi başardı.На 7 април 2011 година, системата успешно прихваща за първи път ракета Grad изстреляна от ивицата Газа.
Tenyazise yakalanmış kişilerin tedavi edilmesi de bu hastalığın yayılmasını engellemek için önemlidir.Лечението на лицата с тениаринхоза е важно, за да се предотврати разпространението.
Ancak fakirlik herhangi bir eğitim almasını engellemekteydi.Бедността не му дава възможност да продължи образованието си.
Bunu engellemek için, 1924 yılında senato eroinin satışını, ithalatını ve üretimini tamamen yasakladı.През 1924 година, Щатският конгрес забранява продажбата, внасянето или производството му.
Sezar'ın kanun yapma yetkisini engellemeye yönelik bu girişim yetersiz kalmıştı.Тези опити за възпрепятстване на законите на Цезар се оказват неуспешни.
Bu durumu engellemek için ağaçlandırma çalışması yapılır.Книгата ми цели да предотврати това.
Ailesi, eğitimini engellemediği sürece gitar çalmasını destekledi.Roditelji su ga poticali da nastavi svirati gitaru, no pod uvjetom da ne zanemaruje školovanje.
Ocak 2014'te, birkaç İrlandalı İSS KAT'ı engellemeye başladı.U siječnju 2014. nekolicina irskih pružatelja internetskih usluga počela je blokirati KAT.
Yüksek satın alma fiyatı petrollü otomobillerden elektrikli otomobillere geçişi engellemektedir.To sprječava masovni prijelaz s benzinskih automobila na električne automobile.
Nezleden korunmanın tek etkili yolu virüslerin yayılmasını fiziksel olarak engellemektir.Jedini učinkovit način sprječavanja prehlade fizičko je sprječavanje širenja virusa.
Ağrıyan dişi onun konuşmasını, kendini anlatmasını engellemektedir.O svojoj boli nikada govoriti.
Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.Da nisam želio da se osjećaš dobro dok to činiš, bio bih dodao šiljke ili već nešto.
Mikrofonları engelleme (ses ile).Suizumitelj mikrofona.
Ivana ve Rosendo da bu evliliğin gerçekleşmesini istemez ve bunu engellemek için her şeyi yaparlar.Moguće je da Ivan i Ivana nisu ni konzumirali brak, ali je Ivanu bilo onemogućeno poništiti ga.
İyi kahramanlarda bunu engellemelidir.Slobodným dievčatám v tom nebránili.
Bu yazılımlar kullanılarak bu saldırıları engellemek mümkün olabilir.Toto riziko možno eliminovať nasadením robotov.
Büyük IRC ağlarında DDOS ataklarını engellemek için, /links komutu kullanımdan kaldırılmıştır.Aby bolo možné presmerovanie prevádzky na kontrolované uzly, použili DDOS útok.
Bu sırada polisin saldırganları engellememesi dikkat çekti.V tú chvíľu polícia útočníka neutralizovala.
Bunun sebebi kopya çekmeyi engellemektir.Posledica tega je preprečitev prepisovanja .
Bu yüzden engellemeyi kullanırken lütfen dikkatli olalım.(I) Pri uporabi moramo torej biti previdni.
Krizin oluşumunu engellemedeki önemli bir unsur doğru ve yeterli bilgi akışının sağlanmasıdır.Učinkoviti vzrok tvori nujni pojav, če so zadovoljeni potrebni in zadostni pogoji.
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Bazı ülkeler, İnternet servis sağlayıcılarına filtre koyarak pornografik sitelere girmeyi engellemektedir.Veliko ljudi ni dovzetnih za to, da bi dokončali spletni vprašalnik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod