engel ile cümle
engel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, adaleti engellemekle suçlanıyordu.He was accused of obstruction of justice.
Resmi bir soruşturmayı engellemeye çalıştı.He has tried to impede an official investigation.
Tom Mary'nin bunu yapmasını engellemek istedi.Tom wanted to stop Mary from doing that.
Tom, Mary'nin onu yapmasını engelledi.Tom prevented Mary from doing that.
Tom, Mary'nin bunu yapmasını engelledi.Tom stopped Mary from doing that.
Onun kötü okuma yeteneği sınıftaki ilerlemesini engelliyor.His poor reading ability impedes his progress in the class.
Durmuş bir araba sol şeritte trafiği engelliyor.A stalled car impedes traffic in the left lane.
Bugünün işini yarına bırakmak nasıl engellenir?How to stop procrastinating?
Kız kardeşim görme engelli çocuklar için bir okulda çalışıyor.My sister works at a school for visually impaired children.
Sınava giren öğrencilerin en büyük engeli on dördüncü sorundu.The biggest hurdle for pupils writing the exam was question fourteen.
Tom, Mary’nin bunu yapmasını engelleyecektir.Tom will stop Mary from doing that.
Tom, Mary'nin bunu yapmasını engelleyemedi.Tom couldn't stop Mary from doing that.
Tom'un bunu yapmasını engelleyebileceğimi düşünüyorsun, değil mi?You think I could stop Tom from doing that, don't you?
Tom'un bunu yapmasına engel olmaya çalıştın, değil mi?You tried to stop Tom from doing that, didn't you?
Tom'un bunu tekrar yapmasını engellemelisin.You need to keep Tom from doing that again.
Tom bunu yapmasını engelleyemedi.Tom couldn't stop himself from doing that.
Tom'un bunu yapmasını ne engelledi?What prevented Tom from doing that?
Tom'un bunu yapmasını engelleyemem.I can't stop Tom from doing that.
Tom'un engelli olduğunu biliyorum.I know that Tom is handicapped.
Tom, Mary'nin bunu yapmasını engelleyebileceğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary can stop him from doing that.
Tom'un Mary'yi bunu yapmasını engelleyebileceğini sanmıyorum.I don't think Tom can stop Mary from doing that.
Tom Mary'nin bunu yapmasını engellemeye çalıştı.Tom tried to keep Mary from doing that.
Bunu yapmana engel olan neydi?What prevented you from doing that?
Kimse engel olmazsa Tom bunu yapacak.Tom will do that if nobody stops him.
Tom asla yardımımıza ihtiyaç duymayı engellemeyecek.Tom is never going to stop needing our help.
Hiçbir şey bunu yapmamı engellemeyecek.Nothing is going to stop me from doing that.
Kar benim dışarı çıkmamı engelledi.The snow kept me from going out.
Tom Mary'nin görme engelli olduğunu söyledi.Tom said that Mary was blind.
Seni engellemiyorum.I'm not blocking you.
Senin dün buraya gelmeni ne engelledi?What prevented you from coming here yesterday?
Sizin dün buraya gelmenizi ne engelledi?What prevented you from coming here yesterday?
İnsan doğası dünya barışı için bir engeldir.Human nature is an obstacle to world peace.
Tom, Mary'nin onun bunu yapmasını engelleyebileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he doesn't think that Mary can stop him from doing that.
Söylemeyi planladığım şeyi söylememi engelleyemezsin.You can't stop me from saying what I'm planning to say.
Bunu yapmama engel olamazsın.You can't stop me from doing that.
Sana engel olup olmadığımı söyle.Tell me if I get in your way.
Tom'un gitmesini engellemeye çalışacağım.I'll try to stop Tom from leaving.
Sami zihinsel engelliydi.Sami was mentally impaired.
Tom bir şey demeye çalıştı ama Mary onu engelledi.Tom tried to say something, but Mary cut him off.
Tom'un bunu yapmasına engel olabilirim.I could stop Tom from doing that.
Tom'un bunu yapmasını engelleyebilirim.I could prevent Tom from doing that.
Bunu yapmana engel olabilirim.I could stop you from doing that.
Tom'un bunu yapmasını engelleyebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can keep Tom from doing that.
Tom tüm engelleri ve zorlukları aştı.Tom overcame all obstacles and difficulties.
Otoyol engellendi.The highway was blocked.
Sami bizi İnstagram'ında engelledi.Sami blocked us on his Instagram.
Sami, Leyla'yı Facebook'ta engelledi.Sami blocked Layla on Facebook.
Sami, Leyla'yı e-posta yoluyla engelledi.Sami blocked Layla through e-mail.
Sami, Leyla'nın telefon numarasını engelledi.Sami blocked Layla's phone number.
Sami, Leyla'nın telefonunu engelleyemedi.Sami couldn't block Layla's phone.
Sami, Leyla'yı İnstagram'ından engelledi.Sami blocked Layla off his Instagram.
Bunu yapmamı engelleyemezsin.You can't keep me from doing that.
Kimse bunu yapmanı engelleyemez.Nobody can stop you from doing that.
Aynı hatayı tekrar yapmamızı nasıl engelleriz?How can we keep from making this same mistake again?
Kötü hava bizim gitmemizi engelledi.The bad weather kept us from leaving.
Tom duyma engelli, değil mi?Tom is hard of hearing, isn't he?
Konuşma engelli insanlarla eğlenmek hoş değil.It's not nice to make fun of people with speech impediments.
O ağaçlar manzaramıza engel oluyor.Those trees are blocking our view.
O ağaçlar göl manzaramızı engelliyor.Those trees are blocking our view of the lake.
Tom'un dün gelmesine ne engel oldu?What prevented Tom from coming yesterday?