engel ile cümle

engel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun olmasını nasıl engelleyebiliriz?How can we prevent that from happening?
Azim en kötü engelleri fethediyor.Perseverance conquers the worst obstacles.
Ben birçok kez engellendim.I have been blocked many times.
Yol engellerle dolu idi.The road was full of obstacles.
O birkaç engelle karşı karşıya.He is facing several obstacles.
Hem Tom hem de John görme engelli.Both Tom and John are blind.
Hem Mary hem de Julia görme engelli.Both Mary and Julia are blind.
Onun hapşırması konuşmamızı engelledi.His sneezing interfered with our conversation.
Keşke buna engel olabilsem.I wish I could prevent that.
Bunun gelecekte tekrar olmasını engelleyebileceğimiz yollar hakkında konuşalım.Let's talk about ways that we might prevent this from happening again in the future.
Tom onun planlarına engel olmaya çalıştı.Tom tried to thwart her plans.
WhatsApp, Brezilya'da engelleniyor.WhatsApp is blocked in Brazil.
Tom zihinsel engelli yetişkinlerle çalışır.Tom works with mentally handicapped adults.
Ne sen ne de herhangi biri benim gitmemi engellemeyecek..Neither you nor anyone will prevent me from going
Sokaklarda biriken kar, trafiği engelledi.The snow that accumulated in the streets blocked traffic.
Caddelerde biriken kar, trafiği engelledi.The snow that accumulated in the streets blocked traffic.
Tekerlekli sandalye bedensel engelli insanlara daha fazla hareket özgürlüğü verir.Wheelchairs give people with physical disabilities more mobility.
Umut, birinin gerekli olanı yapmasını engellemediği sürece iyi bir şeydir.Hope is a good thing as long as it doesn't stop someone from doing what's necessary.
Yüksek vergiler ekonomik büyümeyi engelliyor.High taxes stifle economic growth.
Pek çok engellerle karşılaştım.I've run into so many obstacles.
Bir sürü engel var.There are plenty of obstacles.
Engellerin üstesinden gelebilirsiniz.You can overcome obstacles.
Saldırı engellendi.The attack was foiled.
Tom topu engeller.Tom blocks the ball.
Işık kirliliği, dünyadaki insanların üçte birinin Samanyolu'nu görmelerini engeller.Light pollution prevents a third of the people on Earth from seeing the Milky Way.
Işık kirliliği, insanlığın üçte birinin Samanyolu'nu görmesini engeller.Light pollution prevents a third of humanity from seeing the Milky Way.
Bunu yapmamı engellemeyeceksin, değil mi?You won't keep me from doing that, will you?
E-posta hesabımın saldırıya uğramasını nasıl engelleyebilirim.?How can I keep my email account from getting hacked?
Onun olmasını nasıl engellememiz gerekir?How are we supposed to prevent that from happening?
Güney senatörleri 1930'lu yıllara kadar linç önleme yasasını engelledi.Southern senators blocked anti-lynching legislation through the 1930s.
Engelli kaç kişi tanıyorsun?How many people do you know with disabilities?
Tom'un oraya gitmesine engel olabileceğimi düşünmüyorum.I don't think I can stop Tom from going there.
Bunun tekrar oluşmasını nasıl engelleyeceğimizi bilmiyorum.I don't know how we're going to prevent that from happening again.
Tom'un aptalca bir şey yapmasını engelledim.I stopped Tom from doing something stupid.
Yazarın engellemesiyle nasıl başa çıkıyorsunuz?How do you deal with writer's block?
Tom'un bunu yapmasını engellemek istiyorum.I want to stop Tom from doing that.
Tom bunu yapmamı engelledi.Tom stopped me from doing that.
Bunun çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.Don't let this interfere with your studies.
İlişkilerin çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.Don't let relationships interfere with your studies.
Sporun çalışmalarınıza engel olmasına izin vermeyin.Don't let sports interfere with your studies.
Bir çocuğun çalışmalarınıza engel olmasına izin verme.Don't let a boy interfere with your studies.
O kızın çalışmalarınıza engel olmasına izin verme.Don't let that girl interfere with your studies.
Kimse bizim yapmak istediğimiz şeyi yapmamızı engelleyemez.Nobody can stop us from doing what we want to do.
Hiç kimse Tom'u onu yapmasını engelleyemez.Nobody will be able to stop Tom from doing that.
Hiçbir şey onu yapmamızı engelleyemez.Nothing can stop us from doing that.
Hiçbir şey bunu yapmamı engelleyemez.Nothing can stop me from doing that.
Kimse bunu yapmamızı engelleyemez.Nobody can stop us from doing that.
Kimse bunu yapmamı engelleyemez.No one can stop me from doing that.
Hiçbir şey Tom'un onu yapmasına engel olamaz.Nothing can stop Tom from doing that.
Sami teknik açıdan iyi bir doktordu ama alkol bağımlılığı onun çalışmasını engelledi.Sami was technically a good doctor, but his alcohol abuse prevented him from practising.
Bu planlarımızı engellemekle tehdit ediyor.This threatens to foil our plans.
Yüksek vergiler ekonominin gelişimini engeller.Higher taxes strangle the economy.
Sırt ağrısını nasıl engellersiniz?How do you prevent back pain?
Çokdillilik bunamaya engel olabilir.Multilingualism may prevent dementia.
Dünyadan ayrılma acı çekmeyi gerçekten engelliyor mu?Does detachment from the world really prevent suffering?
Tom sana engel olmayacak.Tom won't interfere with you.
Kötü hava, Tom'un oyuna girmesini engelledi.The bad weather prevented Tom from attending the play.
Kimse Tom'un onu yapmasına engel olamazdı.No one could've stopped Tom from doing that.
Leyla, Sami'nin e-postasını engelledi.Layla blocked Sami's e-mail.
Tom'un bunu yapmasına engel olabileceğini mi düşünüyorsun?Do you think you can stop Tom from doing that?

İlgili Sayfalar