engel ile cümle
engel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.Zbigniew Gaciong Dlaczego pacjenci nie biorą leków?
Angel, Giles'ın Tohum'u yok etmesine engel olur ve onu boynunu kırarak öldürür.Manuel zostanie zabity przez Isabelę która poderżnie mu gardło.
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.Jego niska pensja przeszkadza mu w zakupie domu.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.Chiya-î Bêtirxên (kurdiska: چياى بێترخێن, arabiska: Chiyā-i Bētirkhēn, جبل بيترحين) är ett berg i Irak.
Vatikan Alman çocukları için Şili’den gıda getirmeye çalışınca ABD Dışişleri Bakanlığı buna engel oldu.När Vatikanen försökte skicka mat från Chile till tyska spädbarn stoppades detta av USA:s utrikesministerium.
Buna Power Rangerlar engel olmuştur.Power Rangers är baserad på den.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Att förhindra rörelser av djur under ett utbrott kan också vara fördelaktigt.
Engellemeye çalıştım ama yapamadım.Jag försökte att fortsätta, men jag kan inte.
Hükümetin düzen sağlamaya çalışması da Lübnan Ordusu'nun yapısı gereği engellendi.Regeringens förmåga att upprätthålla ordning försvagades också av den libanesiska arméns natur.
Alman İdeolojisi, Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından Nisan veya Mayıs 1845 tarihinde yazılan kitap.Den tyska ideologin är en bok skriven av Karl Marx och Friedrich Engels i april/maj 1845.
Sunuculuğa Anke Engelke, Judith Rakers ve Stefan Raab seçilmişti.Programledare för sändningarna var Anke Engelke, Judith Rakers och Stefan Raab.
Nezleden korunmanın tek etkili yolu virüslerin yayılmasını fiziksel olarak engellemektir.Det enda effektiva sättet att förhindra förkylning är att fysiskt förebygga virusets spridning.
Fakat Achilla tarafından engel olunur.Kryseis togs tillfånga av Akilles.
Bu dağlar ulaşım için bir engel değildir.Alperna bildar därför inget hinder.
1848 - Karl Marx ve Friedrich Engels, Komünist Manifesto kitabını yayımladı.1848 – Karl Marx och Friedrich Engels författar Kommunistiska partiets manifest.
Engellenme sebebi olarak hükümetin çalışmalarının makalelerde eleştirilmesi gösterilmiştir.När det gäller själva konflikten kritiserades regeringarna i väst för sin roll.
Oyuncular, engeller üzerinden siper alıp, zıplayabilir ve çeşitli silahlarla düşmanı vurabilir.Spelare kan ta betäckning, ta sig över hinder och skjuta fiender samtidigt med hjälp av en mängd olika vapen.
Hükûmet farklı metotlarla protestoları engellemeye veya kontrol altına almaya çalıştı.Den egyptiska regeringen har försökt bryta upp och isolera protester med olika metoder.
Lars Axel Larsson (17 Haziran 1911, Lidingö - 29 Ocak 1993, Lidingö), İsveçli su engelli koşucusu.Lars Axel Larsson ("Lidingö-Lasse"), född 17 juni 1911, död 29 januari 1997, var en svensk hinderlöpare.
Milletvekili adaylığı engellenmiştir.Statsbesöket inställdes.
Cemiyetin amacı ise yaşanan haksızlıklara engel olmaktı.Vilka privilegier skulle bekämpas för att gottgöra tidigare orättvisor?
1999'da dünya gençler şampiyonu, 2003'te 3000 metre engellide dünya şampiyonu.Choge vann redan som ungdom 3 000 meter vid VM för ungdomar 2003.
Tenyazise yakalanmış kişilerin tedavi edilmesi de bu hastalığın yayılmasını engellemek için önemlidir.Att behandla de med taeniasis är viktigt för att undvika vidare spridning.
Engeller doğuştan gelebilir veya sonradan geçirilen hastalıklar veya kazalar sonucu ortaya çıkabilir.De kan vara medfödda eller uppkommit genom till exempel olyckor eller sjukdomar.
Sosyal normlar, genelde kişinin kendini kontrol etmesi ve saldırgan dürtülerini engellemesi işlevini görürler.Det är vanligt att undersöka sociala normer - genom att bryta mot dem.
Yok Böyle Dans (işitme engelliler yararına yapılmıştır.)Denna dans fick ej poängbedömning.)
61 maçta görev yapan D’Antoni, takımı 21 galibiyet 40 mağlubiyet almasına engel olamadı.James Van Alen föreslog ett system för att förhindra att seten blev längre än 13 game.
Pars kedisi sudan korkmayıp, engellerden geçmek veya balık avlamak için yüzer.Djuret är inte vattenskyggt och simmar för att komma över floder eller för att jaga fiskar.
İnternet'in bir nesne değil sosyal bir ortam olması insanların ona bağımlı hale gelmelerini engeller.Eftersom Internet är en social miljö snarare än ett objekt, kan människor inte vara beroende av det.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Förebyggande behandling av migrän med aura kan eventuellt förebygga associerad stroke.
"Özgür Gazze Hareketi'ni İsrail neden engelledi?".För den internationella organisationen, se Free Gaza Movement.
Nina, dolunayda dönüşmesini engellemek için Wolfram & Hart ile anlaşmıştır.Nina åker in till Wolfram & Hart varje fullmåne för att hållas inburad.
Bunu engellemek için, 1924 yılında senato eroinin satışını, ithalatını ve üretimini tamamen yasakladı.Import, försäljning och tillverkning av heroin förbjöds i USA 1924.
Hispania eyaletinin kendisine verilmesi Antonius tarafından engellenen Lepidus'a Afrika bırakıldı.Lepidus erhöll provinsen Afrika, sviken av Antonius som lämnat Hispania till Octavianus.
Engeller arası genellikle 3 adımda kat edilir.Mellanrummet mellan roteparen är vanligtvis runt tre steg.
Ağrıyan dişi onun konuşmasını, kendini anlatmasını engellemektedir.Smärtan, du ska dölja den.
Ancak takımın bir kez daha küme düşmesine engel olamadı.TeBe hade ånyo misslyckats med att gå upp.
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.Riv ner barriärerna mellan avdelningarna.
Daha sonra ise Legia Warszawa maçında da oynayan oyuncu takımının elenmesine engel olamadı.Detta då UEFA ej tillät spel på konstgräs under mästerskapet.
Organ bağışı, kadavra bağışı yapmaya bir engel oluşturmaz.Man hade inte ens plats att sätta upp en donerad orgel.
Bu kuralların bazıları kadın, engelli, genç gibi gruplar için değişiklikler gösterebilir.Variationer av dessa grundregler finns dock för dam-, barn- och ungdomslag.
Ama finalde Mariya Şarapova engeline takıldı.Samtidigt tillkom gårdshuset mot Maria trappgränd.
İş ve çalışma hayatını engelleyen ciddi bir problem bulunmamaktadır.Det blir svårt på att sätta gränsen för vad socialt arbete är och inte är.
Bu kadar gelişmeye rağmen, devletin çöküşü engellenemiyordu.Trots förödelsen, upphörde inte tillväxten.
Daha sonra Faşizm karşıtı görüşleri nedeniyle siyaset yapması engellendi.Under en period satt han fängslad på grund av sina antifascistiska åsikter.
Veto Engelliyorum!Förbud mot ankring.
Fletcher buna engel olmaya çalışsa da başaramamıştırHielman försökte förhindra detta, men lyckades inte.
Böylece Elise'in nikâhını engelleyecektir.Han blir till slut ruinerad genom Elaines försorg.
Fakat Cartman geçmişi değiştirerek buna engel olmuştur.Borromini ändrade de tidigare ritningarna.
Dönemin güçlü Pers ordusu, gemilerinin yanmasını engelleyememiştir.Denna politik misslyckades till stor del eftersom dåtidens vapen inte kunde hindra fartyg att passera.
Spartalılar düşmanlarına karşı korunmak amacıyla içişlerine dair kayıt tutulmasına engel olmuştur.Hennes jobb är att assistera spartanerna inifrån deras rustning.
Fakat bunu başaramaz; çünkü Kont engel olur.För andra betydelser, se Quebrada Conde.
Bu durumu engellemek için ağaçlandırma çalışması yapılır.Är beredd att gå utanför reglerna för att göra detta.
8 yaşındayken, görüşünü engelleyen baş ağrılarıyla karşılaştı.Som åttaåring hade hon så svår huvudvärk att den gav henne synsvårigheter.
Araya giren bir cadı bunların evlenmesine engel olur.Rangfrågor hindrade henne från att gifta sig.
Engels Kasım 1842'den itibaren 1844 Ağustos'una kadar 2 yıl boyunca Manchester'da yaşamıştı.Han var kvar i Bägge Sicilierna fram till januari 1842.
Birçok değiş tokuş ile çeşitli teknikler, arabellek aşımını saptamak veya engellemek için kullanılmaktadır.Det finns flera olika operationstekniker för att skapa eller förlänga en vagina.
Hiç kimse bu işe engel olamaz.Ingen kan hindra detta.
Marx ve Engels nebi değildi.Marx och Engels var inte profeter.
Bütün engellere rağmen 14 Temmuz 1903'te Nürnberg’de bir Realgymnasium’da mezuniyet sınavını geçti.Попри ці перешкоди, 14 липня 1903 року вона склала випускний іспит у Нюрнберзькій реальній гімназії.