engel ile cümle

engel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu engellerin cehaletin nedenleri olduğunu savundu.Они осуждали нас за нашу наивность.
Araya giren bir cadı bunların evlenmesine engel olur.При этом Злая фея решает этому во что бы то ни стало помешать.
Yine diğer NSAİİ'ler gibi, naproksen sodyum ve lityum çıkartımını engelleyebilir.Глюконат натрия предотвращает формирование отложения солей и минеральных отложений.
Kozyatağı engelli asansörü.Липовый лифт.
Rusların engellemesini durdurmaya yardımcı olur.Русские не могут остановить наше продвижение.
Bu durum onun yeni erkek arkadaşı olmasına bazen engeldir.В некоторых книгах его иногда путают со его вторым сыном.
Ancak kısa bir süre sonra II. Dünya Savaşı'nın getirdiği sıkıntılar inşaatı engelledi.Но нехватка ресурсов во время Второй мировой войны привела к остановке строительства.
Ancak bu onun hızlı hareket etmesini engeller.Это и позволяет ему быстро двигаться.
Böylece imparatorun kilisenin bölünmesini engelleme politikası başarısızlığa uğradı.И осуждается политика князей разрушающих единство.
"Özgür Gazze Hareketi'ni İsrail neden engelledi?".Почему же они не считают скандальным своё молчание по поводу войны в Газе?».
Kötü deniz koşulları Kartaca Filosu'nun harekâta başlamasını engellemiştir.Но осада была мало эффективна, пока флот Картахены господствовал на море.
Ameliyat üç hafta antrenman yapmasını engelledi.أوقفتها الجراحة عن التدريب لمدة ثلاثة أسابيع.
Edward tekrar onlara zarar vermeyi dener ve bu sefer bir başkası onu engeller.وقد حاول ادوارد الحاق الضرر بهم مرة اخرى ،ولكن في هذه المرة عارضه شخص اخر.
1848 ile 1849 yıllarındaki devrimler Marx ve Engels için büyük birer deneyim olmuştu.سنوات الثورة من 1848 إلى 1849 كانت تجربة عظمى لكل من ماركس وإنجلز.
Tam bunu deneyecekken Edward engellemeye kalkar.وحاول منع ادوارد عندما كانت تجرب ذلك.
Mesudiye'yi batıran HMS B11 denizaltısı, bu mayın engellerini atlatan denizaltılardan biri idi.وكانت غواصة HMS B11 التي أغرقت المسعودية واحدة من الغواصات التي اجتازت حواجز الألغام .
Bu, çiftçilerinin ürünlerini hasat etmesini engelledi.وهذا يمنع المزارعين من حصاد محاصيلهم.
Bauer Marx ve Engels'in onun söylemek istediklerini yanlış anladıklarını iddia etti.ادعى باور أن ماركس وإنجلز أساءا فهم ما كان يحاول قوله.
Ocak 2014'te, birkaç İrlandalı İSS KAT'ı engellemeye başladı.في يناير عام 2014، بدأ العديد من مزودي خدمات الإنترنت الايرلندية بمنع كيك اس تورنت.
Engelleme boyunca YouTube URL'leri Çin'in yerel arama motoru Baidu'ya yönlendirilmekteydi.تمت إعادة توجيه عناوين URL إلى يوتيوب إلى محرك البحث الصيني الخاص بايدو.
Kaçak girişlerin engellenememesi sağlıklı değerlere ulaşılmasını zorlaştırmaktadır.فعدم منعها من الدخول بطريقة غير شرعية يجعل من الصعب بلوغها القيمة الصحية الأمنه .
Engelleme 31 Ekim'de kalkmıştır.تم إلغاء حظره في 31 أكتوبر.
1848 - Karl Marx ve Friedrich Engels, Komünist Manifesto kitabını yayımladı.1848 - كارل ماركس وفريدريك أنجلز ينشران الإعلان الشيوعي.
Engels’in konuşmasıyla cenaze töreninin programının tamamı oluşturulmuştu.وبالإضافة إلى خطاب انجلز كان هذا برنامج الجنازة بالكامل.
Yaşları kaç olursa olsun tüm kadınlar fiziksel veya zeka engelli bebek doğurma riski taşırlar.تتعرض جميع النساء، بغض النظر عن أعمارهم، لاحتمالية الحمل بطفل مصاب بإعاقة جسدية أو عقلية.
Kalenin tehdit altında olması roka engel değildir.أن لا يكون المربع الذي سوف تكون فيه القلعة مهدداً.
Kemikler Şehri'nde kendi kendini Valentine'ın Ölümlü Kupa'yı bulmasını engellemek için komaya sokmuştur.في كتاب مدينة العظام جعلت جوسلين نفسها تدخل في غيبوبة لتمنع فالنتاين من معرفة مكان الكأس المميت.
Marx ve Engels bu kitabı bir yayımcı bulamadıklarından yayımlayamamışlardır.لا أحد غير ايمانويل كانت يمكن أن يكتب مثل هذا الكتاب.
Engels, Friedrich: Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeniفريدريك أنجلس - أصل العائلة والملكية الخاصة والدولة.
Eski adı Engel'dir.لقبهُ هو (الملاك الأشقر).
Üzerinde bulunan ikincil tuzaklama fünyeleri maynın elle temizlenmesini engellemek için takılmıştır.ومنعت الجمارك دخول الكتاب إلى البلاد، والذي بدوره قد يشير إلى إمكانية منعه أيضا من الشحن من ولاية إلى أخرى.
Sırpların misillemeleri Hırvatları engelemedi.الحراطون أنفسهم لا يسترقون العبيد.
Dizinin ana temalarından biri, ana karakterin engelli olması olacaktı.كان جزءً رئيسيًّا من قصة المسلسل أن تكون الشخصية الرئيسية عاجزةً بطريقةٍ ما.
Yine de bu durum 18. ve 19. yüzyıllara kadar bilim dünyasının bilinmeyeni olarak kalmalarına engel olamadı.ولم يمنع الجهل بها في دنيا العلم حتى القرن الثامن عشر والتاسع عشر بقائها إلى الآن.
Ancak 1995 yılından bu yana yaşanan domuz istilası, ekimi engellemiştir.أي شخص اشترى خنزيراً من مزرعة الخنازير الأمريكية منذ 3نيسان ينصح بعدم تناوله.
Tenyazise yakalanmış kişilerin tedavi edilmesi de bu hastalığın yayılmasını engellemek için önemlidir.علاج الذين يعانون من داء الشريطيات أمر مهم لمنع انتشار المرض.
Žižek mesleğinin başlangıcında 1970'lerin Yugoslavya'sının politik ortamında engellendi.أعيقت مهنته باكراً بسبب البيئة السياسية في السبعينيات.
Yüzeyleri konak hücrelerinin engellerini geçmek için tasarlanmış özel araçlar taşır.تحمل الفيروسات على سطحها أدوات خاصة مصممة لعبور حواجز الخلايا المضيفة.
Renk filtreleri belirli ışık dalgalarının filme ulaşmasını engellemek için kullanılır.تعمل مصفيات الألوان عن طريق منع موجات ألوان معينة من الضوء من الوصول إلى الفيلم.
RAID sistemin çökmesine engel olamaz.أي أن مهام التيار لا تنتهي بسقوط النظام الحالي.
Aralık başında, Batı Almanya ve Avusturya sınırlarında bulunan tüm dikenli teller ve diğer engeller söküldü.في مطلع شهر ديسمبر أزيل سلك شائك على الحدود مع غرب ألمانيا و النمسا.
Bu engellerin büyük kısmı son derece sembolikti.ويبدو أن هذه الحواجز عمومًا فعالة جدًا.
Yürüyen merdiven ve engelli asansörüne sahiptir.المصاعد والسلالم المتحركة.
Bu planlarına, uğradığı suikast engel olmuştur.واضطرت لتوقيف الخطط القائمة لديها.
Vedniya karma: Mutlulukla birlikte üzüntü de vererek, ruhun aşırı mutluluk hissetmesini engeller.والآن يعيش حياة هادئة، آمنا مطمئنا، حتي يسلم الروح، راضيا مرضيا.
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.الانبوبة ليست مؤلمة ولا تمنع المرضى من تناول الطعام بالفم، إذا رغبوا في ذلك.
Dedesi ve babası yıllarını işitme engellilere adadı.يوهم أبوه وأخوانه يقل في السفر عدة فوائد ...
Her pozitif rasyonel sayının bir tek sonlu Engel açılımı var.تسمح كل مادة طبيعية بمؤشر انكسار إيجابي فقط.
Bu engelleme, Türkiye'de ve dünyada çeşitli yankılar uyandırmıştır.هذه العملية أحدثت صدمة في مصر وفي العالم كله.
Bir bağcığın sökülmesini engeller.ولا تترك سطحاً لزجاً.
Yaptırımları delmeye yönelik her hareket ABD ile İngiltere tarafından engellendi.لم تحل الحرب أيًا من القضايا التي كانت الولايات المتحدة قد اشتبكت بشأنها مع بريطانيا.
Hikâye zihinsel engellilerin tedavisi gibi farklı etik ve moral temalara değinir.والقصة تمس العديد من الجوانب الأخلاقية المختلفة كعلاج المعاقين ذهنياً.
Parlement'lar mali reformların önünde de büyük engel oluşturuyorladrı.كما كانت البلاد بطيئة في تنفيذ الإصلاحات الهيكلية.
Yaşadıklarının hiçbiri beste yapmasına engel olmadı.بعد ذلك، لم تكن حياتها بالسهولة التي يعيشها أيّ منا.
Veto Engelliyorum!إقامة الحواجز.
Öte yandan sahil topçusuyla işbirliği içinde, denizaltıların yüzeye çıkmasını engelleyebilmişlerdi.ومن ناحيه أخري فإنهم إستطاعواأن يمنعوا ظهور الغواصات علي السطح وذلك بالتعاون مع المدفعيه الساحليه.
Bazı sektörlerde örgütlenmek hükümetin engellemeleriyle karşılaşacaktır.مع تحلحل الطبقات، سينهار الجهاز الحكومي في الدولة.
Ama mevcut koşullarda durumu engelleyemedi.لكنه عجز عن منع ذلك خلال مؤتمراته.
Bu da fotovoltaik gelişmelerin ağaçlarla veya diğer engellerle gölgelenemeyecek olmasını belirtmektedir.والهدف من ذلك هو تجنب سقوط الشجرة على شجرة أو عقبة أخرى.
Sürgü de buraya getirildi, klavyeyi engelledi.ثم جاء الملك خع سخموي وألغى هذا اللقب .

İlgili Sayfalar