engel ile cümle
engel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1968 Douglas Engelbart fareyi icat etti.В 1963 г. Дуглас Энгельбарт изобрёл компьютерную мышь.
Kendilerine yapılanı engellemeye çalışmadıklarından suçluluk duygusuna kapılıp sessizleşebilirler.Человек может не одобрять того, что он вознамерился сделать, даже сам того не осознавая.
Terörle mücadele ekibinin amacı ise bomba kurulmasını engellemek, kurulduğu takdirde de onu imha etmektir.Задача защищающейся стороны — не допустить установки бомбы либо обезвредить её, если она установлена.
Bu etkiye inhibisyon (veya engelleme) denir.Такое толкование является неверным.
Rakibin büyü yapmasını kısa süreliğine engeller.Вскоре они находят этого колдуна.
Küresel iklim değişikliği, insan sağlığını koruma konusundaki çabalara engel oluşturmaktadır.Верит в изменение климата из-за человеческой деятельности.
Canlının aktif hareket etmesini engeller.Пыталась предотвратить активацию.
Fionayla Lord Farquaad'ın birbirini öpmesini engeller.Фиона начинает сомневаться, является ли Лорд Фаркуад её настоящей любовью.
1999'da dünya gençler şampiyonu, 2003'te 3000 metre engellide dünya şampiyonu.Чемпион мира среди юношей 2009 года на дистанции 3000 метров.
Doktor, görüntüde Prem'in kardeşi Manish'in, Bhakti'yi evliliği engellemek için öldürdüğünü öğrenir.Запись раскрыла, что младший брат Према Маниш, который был против свадьбы, убил Бхакти.
Dalgaların küçük aralıklardan (yarıklardan), engellerden veya keskin kenarlı yerlerden geçişi ile oluşur.Мужчины же надевали набедренные повязки, или мало (гав. malo), и различные украшения.
Doktor laboratuvardan bir sinir engelleyici alır.Её силы боятся даже люди из лаборатории.
Ayrıca, Kazuma’nın aileden atılmasını engelleyemediği için üzüntü duyuyor.Также сожалеет, что не смог остановить высылку Кадзумы из клана.
Milletvekili adaylığı engellenmiştir.От депутатского мандата отказался.
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.Ни один механизм атомохода не вышел из строя.
Ajanımız bombanın patlamısını engellemiş ama oluşan küçük patlamada yüzü tanınmaz hale gelmiştir.Агенту удаётся остановить бомбу, но его лицо сильно повреждено.
Burada Engels, İrlandalı emekçi bir kadın olan Mary Burns’le tanıştı.Женился на ирландской девушке Анне Бартон.
Terörle mücadele ekibinin amacı ise bunu engellemektir.Практики безопасного секса стремятся избежать этого.
23 Ekim 1966), İtalyan otomobil yarışçısı ve engelli bisikletçi.1966) — итальянский автогонщик и паралимпийский чемпион.
Bunun amacı taraftarların oyun öncesi ve sonrası alkol içmelerine engel olmak için yapılmıştır.Употребление алкоголя запрещено до и после соревнований.
Adam onu engellemeye çalışınca da onu vurup kaçar.В попытке арестовать его, она стреляет в него.
Bu sırada Jones, bu kimselerin gitmesini engellemek için herhangi bir girişimde bulunmadı.Он просит Тони никому об этом не говорить.
Bir tayfanın dayak cezasını engellemesinden dolayı Collingwood hizmeti sırasında başı derde girmişti.В Калининграде арестовали сотрудника колонии по делу об избиении заключенного.
PlanetRomeo.com'a Türkiye'den erişim halen engellidir.Срок действия нашего проекта на Planeta.ru почти истёк.
Demir Adam peşinden gider ve onu engellemek için kapışırlar.Зелёные Фонари отправились за ними, пытаясь сделать всё, чтобы остановить их.
Şalit’in babası, Amerika’yı, oğlunun serbest bırakılma müzakerelerini engellemekle suçladı.В феврале 2010 года отец Шалита обвинил США в блокировании переговоров об освобождении сына.
Bazı düzenlemelerde, sahada ek engeller vardır.Извилиста, в русле имеются пороги.
Resmi tarih Arapların uzlaşmazlığının barışı engellediğini belirtiyor.Согласно официальной версии, мир на Ближнем Востоке не достигнут из-за непримиримости арабов.
Anlık yorgunlukları engeller.Не было отдыха усталым.
Mikrofonları engelleme (ses ile).Выбор устройства ввода звука (микрофона).
Eşcinsel yürüyüşlerini iki kez engelledi.За антифашистскую деятельность дважды арестовывалась.
Gök ada merkezinin yoğun ışıması da karmaşık yaşamın gelişmesini engelleyebilirdi.Интенсивное излучение галактического центра также могло повлиять на развитие высокоорганизованной жизни.
Ancak takımın bir kez daha küme düşmesine engel olamadı.Однако здоровье не позволило ему снова стать к станку.
Konstantinopolis'e giden yolda artık engel kalmadı.В Константиновке больше не будут ходить трамваи | Константиновка
Ama mevcut koşullarda durumu engelleyemedi.Тогда ведь Вы не занимали Вашего нынешнего положения.
Dağ hareket etmez." diyerek engeller.За горы ушли...» и т.п.
Paralimpik okçuluk yarışmalarında W1(Ağır Engelli) kategorisinde yarışmaktadır.Турнир имеет высшую для подобных соревнований категорию B1.
Youtube'daki erişim engeli devam etmemektedir.НеслуЧАЙный разговор 1 на YouTube Неслучайный разговор.
Uzun mesafe ve su engelli koşmaktadır.Большой глубины и быстрого течения избегает.
İngiliz hükümeti 9 gün süren grevi engellemekte başarısız oldu.Он опоздал перехватить британцев на десять дней.
400 metre engelli - 52.77 s (2004) - Yunanistan rekoru.Тройной прыжок — 17.25 м (2005) — национальный рекорд.
Ayrıca sopalarını rakibi engellemek ve bloklamak için de kullanabilirler.Также на сайте есть возможность пожаловаться на неприятных пользователей или заблокировать их.
Engels, Friedrich: Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin KökeniЭнгельс Ф. Происхождение семьи, частной собственности и государства.
Bu nedenle misyonerlerin çalışmalarını çeşitli yollarla engellemeye çalıştı.Энкаведисты разными способами пытались сломать его.
Bu ise telomeraz tarafından gerçekleştirilen telomer uzamasını engellemede PINX1’e yardımcı olabilir.Он может взаимодействовать с PINX1 и ингибировать удлинение теломер теломеразой.
Hendek, geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukurdur.Перелаз - это низкий забор, через который можно переступить.
Bu durum tırnakların normal kullanımını engeller.Это делает сеть устойчивой к ложным узлам.
Baltık Denizi'ne geçiş ise İsveç tarafından engelleniyordu.Чтобы занимать выход в Балтийское море, приходилось вести войну со Швецией.
Son dördüncü etap, deniz ve ırmak arasında kalan engelin kaldırılması idi.Последняя фаза состояла в убирании плотин, закрывавших канал от моря и реки.
Bu sayede kredi sisteminin suistimal edilmesi engellenir.Из-за этого пришлось отказаться от фирменной системы трансформации сидений.
Angela onun gerçekte Sylar olduğunu anlamasını engellemeye çalışmaktadır.Анхела кусает его, чтобы доказать, что она не заражена.
Diğer benzer ilaçlar gibi bu da Tromboksan A2 yapımını engelleyerek geçici antiagregan etkiler gösterir.Подобно D2-рецептору, способен связывать антипсихотические препараты.
Yine de Haziran 2009'da çocuk pornografisini engellemek için bir internet sansürü yasası çıktı.В июне 2011 года в Верховной Раде был зарегистрирован законопроект о запрете пропаганды гомосексуализма.
Bu yüzden kaçmakta olan bir köleye sahibinden başka kimse engel olmaya çalışmazdı.Но никто из них не попал в убийцу, которому удалось скрыться.
Notting Hill (Türkçe: Aşk Engel Tanımaz), 1999 yılı Birleşik Krallık yapımı romantik komedi-dram filmidir.«Ноттинг Хилл» (англ. Notting Hill) — романтическая комедия 1999 года.
Engeller doğuştan gelebilir veya sonradan geçirilen hastalıklar veya kazalar sonucu ortaya çıkabilir.Возможными причинами смерти могли быть осложнения после родов или простуда.
IP adreslerinin engellenmesi.Иерархия почтовых адресов.
Aykırı yayın yapanlar sansürlenir, kapatılır veya başka türlü yollarla engellenmeye çalışılır.Эти чётки запрещается передавать посторонним, относиться к ним небрежно или непочтительно.
"İşlerimi engelledi".Это убивает мой бизнес».
Tanığa sus payı vermek ya da tanığı öldürmek suretiyle olayı polislerin öğrenmesi engellenebilir.Мог означать показания свидетелей или процедуру поиска пропавшей вещи.