engel ile cümle
engel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mısır, İsrail'in Kızıldeniz'e ulaşımını engellemek için Akabe Körfezi'ni bloke etti.Egypt also blockaded the Gulf of Aqaba preventing Israeli access to the Red Sea.
Böylece büyüme engellenir.Thus, saving increases.
O suç sırasında suçüstü yakalandık ve engellendik.We were caught in that criminal act and have been obstructed.
1998-99 sezonunda Beşiktaş bir kez daha 2. oldu ve Galatasaray tarafından engellendi.In 1998-99 season Beşiktaş once again came very close to a double and prevented by Galatasaray.
Benzer şekilde Engels de bilm dünyasıyla sürekli ilişki halindedir.Elson seems to have always had direct contacts with Soviet intelligence.
Doğal engeller olarak, aşılmaz sıra dağlar, okyanuslar ve geniş çöller örnek gösterilebilir.They may include impassable mountain ranges, oceans, or vast deserts.
Bununla beraber, bu önlem, insanların Naruto’ya bir serseriymiş gibi davranmalarına engel olamadı.None of these witness statements described any of the men as resembling Gaston.
Bu aynı zamanda bu adrese gelen tüm tarama engeller.This will also block all browsing from that address.
ÇHC, Tayvan'daki herhangi bir sitenin listelenmesini engellemektedir.The PRC actively interferes with any proposal to list a site in Taiwan.
100 metre engelli, ağırlıklı olarak kadın atletler için düzenlenen bir yarış türüdür.The 400 metre hurdles is a very physically demanding race.
Muhalifleri çeşitli yollardan engellemeye çalıştıysa da, eylem planlandığı şekilde yapıldı.Despite police efforts to ban it, the event took place as planned.
Daha sonra Faşizm karşıtı görüşleri nedeniyle siyaset yapması engellendi.Later his political activity was barred because of his opposition of Fascism.
Ancak kaleyi bulan 10 şutu tutarak olası bir farkı engelledi.But the Gang of 10 has reached a potential breakthrough.
Bu teori bilgi tekelinin yeni düşünme yollarını engellediğini savunur.This theory suggests that monopolies of knowledge gradually suppress new ways of thinking.
Cemiyetin amacı ise yaşanan haksızlıklara engel olmaktı.The reasoning behind this was to prevent forgery.
Bu nedenlerden dolayı ticarette engeller oluyor.Not found in markets for this reason.
Yahudi bilgeler bu yasağın yanında ilave engellemeler de getirmiştir.To the Jews, Judea was the Promised Land given to them by God to own.
Türkiyede nüfusun %12si çeşitli nedenlerle engelli statüsündedir.It is estimated that 10% of the island is inaccessible for various reasons.
Bu, oksijenin hidrojen üretimini durduracak bir seviyeye ulaşmasını engeller.This inhibits oxygen's reaching a level where it is able to stop the production of hydrogen.
T34, engelli sporlarındaki atletizm müsabakaları kapsamında kullanılan bir sınıflandırmadır.T32 is disability sport classification for track events in disability athletics.
Kendisinin bu sefere katılmasına engel olan bir hastalık yüzünden Amida'da kaldığı söylenir.He was reportedly stationed at Amida, an illness preventing him from campaigning.
Bunlar olunca transkripsiyon ve DNA ikilenmesi engellenir, zehirlenme ve mutasyonlar meydana gelir.This inhibits both transcription and DNA replication, causing toxicity and mutations.
Başka bir atom ya da molekülle çarpışmalar yüksek enerjisini emecek, ve emisyonu engelleyecektir.Collisions with other atoms or molecules absorb the excitation energy and prevent emission.
Hastalık Kontrol ve Engelleme Merkezi’ne göre, birçok yarasa kuduz virüsü taşımaz.According to the Centers for Disease Control and Prevention, most bats do not have rabies.
Adam onu engellemeye çalışınca da onu vurup kaçar.If he refuses we shoot him.
Engelleme 31 Ekim'de kalkmıştır.It had dissipated on October 31.
Sınıf 4 mutasyonlar reseptör-ligand kompleksinin hücre içine alınmasını engeller.Class 4 mutations inhibit the internalization of the receptor-ligand complex. e.g.
GNU LibreJS eklentisi özgür ve anlaması basit olmayan JavaScript kodlarını bulur ve engeller.The GNU LibreJS extension detects and blocks nonfree non-trivial JavaScript.
Bu sebeple kapalı devre içine yoğuşmamış hava kaçağı engellenmelidir.Thus leaks of non-condensible air into the closed loop must be prevented.
Onun babası Engelbert oldu.His father was Angilbert.
Ne var ki bu ağır hastalık, onun sanat çalışmalarını engelleyemedi.Serious illness prevented him from completing his studies there.
Fakat bu girişimi bir öğrenci tarafından engellenir.However, failure of this process has been observed in one individual studied.
Hitler'i saf dışı bırakarak 2. dünya savaşını engeller ve 1946'ya geri döner.Note: Diplomatic relations with Austria were broken during World War II but resumed in 1946.
"Özgür Gazze Hareketi'ni İsrail neden engelledi?"."Free Gaza Movements".
Jones ve Harney'in Karl Marx ve Friedrich Engels ile şahsen ilişkileri vardı.Jones and Harney knew Karl Marx and Friedrich Engels personally.
Bundan sonra sadece önünde tek engel kalmıştır: Harry Potter.Critical perspectives on Harry Potter.
Bryan, hızlıca tuşu sayıp Shane'in bozmasını engelledi.Tavon had come over to clear up any bad feelings between him and Shane.
Hükumet darbesi, düzenli ordu ve polis kuvvetleri tarafından engellendi.The coup d'état was crushed by the regular army and police forces.
Ekonomik sorunlar ve Avrupa Topluluğu'nun baskıları, bu inşaata hala engel olmuştur.Pressure from business interests and the union movement ensured these remained high.
200 engelli kapasitesi bulunan stadyumda localar ise toplam 920 kişi kapasitelidir.This facility now houses only adult male felons, with a capacity of 992.
Sürgü de buraya getirildi, klavyeyi engelledi.She was forced to surface, and was scuttled to prevent her capture.
İşitme engelliler derneği.Access Disputes Committee.
Mauricius'un generali Priscus, 593 baharında Slavların Tuna'yı geçmesini engellemeye başladı.The general Priscus was tasked with stopping the Slavs from crossing the Danube in spring 593.
Bazı komşu kasabalar kasabaya mülteci girmesini engellemek için devriyeler görevlendirdi.Some neighboring towns had patrols on the roads to prevent entry by refugees.
Ticaret ve politika engeli.Trade and policy barrier.
Buradaki temel nokta Friedrich Engels'in Anti-Dühring eserindeki bir metnidir.The crux here is a text of the Friedrich Engels, from his Anti-Dühring.
Krimehild kocasını engellemeye çalışır.Kriemhild prays to avoid this fate.
Bu yöntem ile oksijen birikimi, hidrojen üretimini engelleyemez.This way, oxygen accumulation can no longer inhibit the production of hydrogen.
Kurbanları arasında komünistler, Yahudiler, Romanlar ve engelliler yer alıyordu.His victims included Communists, Jews, Roma and people with disabilities.
Terörle mücadele ekibinin amacı ise bunu engellemektir.The Sacred Warrior's raison d'être is to prevent such an occurrence.
Greyfurt yemek veya greyfurt suyu içmek statin metabolizmasını engeller.Consumption of grapefruit or grapefruit juice inhibits the metabolism of certain statins.
Bu nedenle zihinsel engellileri sınıflandırmaya gerek duyulmuştur.As a result, memory barriers are required.
Her şey iyi giderse 30. Kolordu büyük engel olmadan Almanya'ya ilerlemeye başlayacaktır.If all went well XXX Corps would advance into Germany without any remaining major obstacles.
Böylece önündeki en büyük engelden kurtulur.An angel came from heaven to strengthen him.
Malcolm gelir ve Leland'ı öldürmesini engellemek için Ethan'ın kafasına vurarak onu bayıltır.Malcolm arrives and knocks Ethan out with a shovel to prevent him from hurting Leland.
Bu birleşme, o dönemdeki bölünmeyi de engellemiş oldu.At the time this difference was sufficient to preclude the union being pursued.
Ancak bu bile Yasemin'in entrikalarını sürdürmesine engel olamamıştır.However, they were unable to stop Asahi’s momentum.
Katranlama, makadam yollarda taşıtların kaldırdığı tozlara engel olmak için uygulanır.Safety rails to prevent fork trucks driving off the sides during use.
Başlangıç, gidip onları engellemektir.Doc arrives and stops them.
Fakat Endülüs Emevi Emirliği'ndeki iç problemler bu hevesin gerçekleşmesine devamlı engel olmuştur.However the overall intricacy of this algorithm has prevented, so far, its practical implementation.