Çok endişeli" diye güldü.- Han var mycket orolig" Jag skrattade.
Çok endişeli" diye güldü.- Je bil zelo zaskrbljen," sem zarežal.
Çok endişeli" diye güldü.Var han meget bekymret" Jeg grinede.
Çok endişeli" diye güldü.Was hij erg bezorgd" Ik grinnikte.
Çok endişeli" diye güldü.- Він був дуже стурбований" Я посміхнувся.
Çok endişeli" diye güldü.- Он был очень обеспокоен" Я усмехнулся.
Çünkü tedirgin endişeli uzaya bakıp yaratıcı güvende ve civelek olamazlardı.불안한 상태에 있으면 고개를 들어 벗어나 쾌활한 생활을 하고, 안심하고 창의적일 수 없게 되기 때문입니다.
Çünkü tedirgin endişeli uzaya bakıp yaratıcı güvende ve civelek olamazlardı.וחסרי בטחון, אי-אפשר להרים את הראש כדי להמריא ולעוף, להשתעשע, להתנהג בבטחון ולדמיין.
Çünkü tedirgin endişeli uzaya bakıp yaratıcı güvende ve civelek olamazlardı.وغير آمن ، لا يمكنك رفع رأسك للذهاب و تقلع في الفضاء و تكون مرحا و آمن و خيالي .
Çünkü tedirgin endişeli uzaya bakıp yaratıcı güvende ve civelek olamazlardı.遊び心や安心感を抱けず 想像力も失われます 精神的に生きて帰れた人達は
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.음반업계는 침몰하고 있습니다. 헐리우드도 역시 우려하고 있습니다.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.L'industria musicale sta implodendo sotto ai nostri occhi, e anche Hollywood è preoccupata.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.Mam na myśli, wiecie, przemysł muzyczny imploduje na naszych oczach, a Hollywood także jest zaniepokojone.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.Ştiţi că industria muzicală se prăbuşeşte sub ochii noştri, iar Hollywoodul este şi el îngrijorat.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.Tôi muốn nói rằng, ngành công nghiệp âm nhạc đang sụp đổ ở trước mắt chúng ta, và Hollywood cũng rất lo lắng.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.Úgy értem, amint tudják, a zeneipar a szemünk láttára omlik össze, és Hollywoodban is idegesek.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.We zien de muziekindustrie voor onze ogen imploderen, en Hollywood is ook bezorgd.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.Имам предвид, че знаете, че музикалния бизнес се свива пред очите ви, а Холивуд също се притеснява.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.Музична індустрія переживає кризу у нас на очах і Голівуд також занепокоєний.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.Музыкальная индустрия терпит крах прямо у нас на глазах, и Голливуд также обеспокоен.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.אני מתכוון...תעשיית המוזיקה ממש מצטמקת ממש מול העיניים שלנו..והוליווד מודאגים גם כן
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.أعني، تعلمون، سوق صناعة الموسيقى ينفجر من الداخل أمام أعيننا، وهوليوود قلقة أيضاً.
Demek istediğim, biliyorsunuz, müzik endüstrisi gözümüzün önünde eriyor ve Hollywood da endişeli.正に今起こっていることです ハリウッドも困惑しています 今まで経験したことのない力に立ち向かっているのです
Deney denemiş endişeli duygu değildir.실험 시도가 모두 불안에 느낌이 없습니다.
Deney denemiş endişeli duygu değildir.Nem érzi egyáltalán ideges, hogy a kísérlet megpróbálta.
Deney denemiş endişeli duygu değildir.לא מרגישה בכלל להוט יש בניסוי ניסו.
Deney denemiş endişeli duygu değildir.لا يشعر بالقلق على الاطلاق لديها تجربة محاكمة.
Deney denemiş endişeli duygu değildir."非常に本当、"公爵夫人は言った:"フラミンゴとカラシの両方かま。
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Ada pernyataan bahwa dengan iklim, orang - orang yang paling tahu adalah yang paling khawatir.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Azt mondják az éghaljattal kapcsolatban, hogy akik a legjobban ismerik, azok aggódnak legjobban.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Ce qu'on dit du climat, c'est que ceux qui en savent le plus sont les plus inquiets.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Có người cho rằng, với khí hậu, ai biết nhiều nhất là người lo lắng nhất
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.기후(변화)에 대해 잘 아시는 분들께서는 기후(변화)를 가장 염려스러워 하시지만,
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Man sagt, wenn es ums Klima geht, sind die, die das meiste wissen, am meisten besorgt.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Man siger, at når det kommer til klimaet, så er det dem, der ved mest, der er mest bekymrede.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Mówi się, że Ci, którzy o klimacie wiedzą najwięcej są najbardziej zmartwieni.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Over het klimaat wordt gezegd dat hoe meer je ervan weet, hoe meer zorgen je je erover maakt.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Se dice que, con el clima, los que más saben son los que están más preocupados.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Si dice che col clima, quelli che più sanno siano i più preoccupati.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Som ordspråket säger angående klimatet, de som vet mest är mest oroade.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.V souvislosti s klimatem se říká, že ti, co vědí nejvíc se nejvíc obávají.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Zicala e că cu clima, cei care ştiu cel mai mult, sunt cei mai îngrijoraţi.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Το ρητό για το κλίμα λέει, πως όσοι γνωρίζουν τα περισσότερα είναι οι πιο ανήσυχοι.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Есть такая поговорка про климат: наиболее информированный наиболее обеспокоен.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.Казват, че при климата онези, които знаят най-много, най-много се безпокоят.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.אומרים שבכל הנוגע לאקלים, ככל שאתה יודע יותר אתה מודאג יותר.
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.مقولة ان الذين يعرفون الكثير عن المناخ هم الأكثر قلقاً,
Derler ki, iklimle ilgili en çok şeyi bilenler en çok endişelilerdir.識者ほどそれを憂虞し 原子力は反対に 識者ほど
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Mások a béke és biztonság miatt aggódnak, vagy a világ stabilitásáért.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Nědo má obavy o mír a bezpečnost, stabilitu ve světě.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Những người khác thì lo ngại về hòa bình và sự an toàn, ổn định của thế giới.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Otros se preocupan por la paz, por la seguridad o por la estabilidad del mundo.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Outros preocupam-se com paz e segurança, com a estabilidade no mundo.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Alţii se îngrijorează despre pace şi securitate, stabilitate în lume.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Altri si preoccupano della pace e della sicurezza, della stabilità nel mondo.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Andere machen sich Gedanken über Frieden und Sicherheit, die Stabilität in der Welt.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Anderen maken zich zorgen over vrede en veiligheid, stabiliteit in de wereld.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Andra oroar sig över fred och säkerhet, stabilitet i världen.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.D'autres se préoccupent de paix et de sécurité, de stabilité dans le monde.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Inni martwią się o pokój i bezpieczeństwo, stabilizację w świecie.