Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.어떤 사람들은 세상의 평화와 보안, 안정을 걱정합니다.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Yang lainnya khawatir terhadap kedamaian dan keamanan, stabilitas di dunia.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Άλλοι ανησυχούν για την ειρήνη και ασφάλεια, τη σταθερότητα στον κόσμο.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Другие беспокоятся о мире и безопасности, о стабильности на земле.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Други се притесняват за мира и сигурността, за стабилността в света.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.אחרים דואגים אודות שלום ובטחון יציבות בעולם
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.البعض الآخر قلق على السلام والأمن، والاستقرار في هذا العالم.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.心配する人たちもいます 2008年に食糧暴動が起きたのは
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Angenommen, das ist ein beunruhigender Gedanke.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Anggaplah ini sebagai pemikiran gelisah.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Coi đây như một sự lo lắng.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Diciamo che è un pensiero che ci preoccupa.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Digamos que este es un pensamiento inquieto.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Disons une pensée anxieuse.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.이것이 걱정되는 생각이라 가정해보죠.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Lad os sige at dette er en utryg tanke.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Mondjuk, hogy ez itt egy nyugtalanító gondolat.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Neem bijvoorbeeld een angstige gedachte.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Povedzme, že toto je úzkostná myšlienka.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Powiedzmy, że jest niepokojąca.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Recimo, da gre za zaskrbljujočo misel.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Řekněme, že ta myšlenka je znepokojující.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Să presupunem că e un gând care provoacă neliniște.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Siihen palaa, sitä toistaa.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Vamos dizer que isto é um pensamento ansioso.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Vi säger att det här är en orolig tanke.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Ας πούμε πως αυτή είναι μια αγχωτική σκέψη.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Да кажем че е тревожна мисъл.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Представьте себе, что вы чем-то обеспокоены.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.Це здебільшого тривожні думки.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.נניח שזאת מחשבה של דאגה.
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.دعنا نفترض أن هذه فكرة مقلقة
Diyelim ki bu endişeli bir düşünce.全てが順調な中で 不安なことを思い浮かべます
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."그가 - 그가있다 - 그는 매우 걱정했다"나는 chuckled.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."Czy on - ma on był - był bardzo zaniepokojony" I zaśmiał się.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."Era - è stato lui - era lui molto preoccupato" Ridacchiai.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."Oliko hän - hän on ollut - hän oli hyvin huolissaan?" Minä myhäili.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."Ông ấy đã được - ông rất lo lắng", tôi cười khúc khích.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."Vajon - Van már - volt ő nagyon aggódik?" I kuncogott.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."War er - hat er sich - er war sehr besorgt:" Ich kicherte.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."Ήταν - έχει όντας; - ήταν αυτός πολύ ανήσυχοι" I γέλασε.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."Той е бил е бил - той е много притеснен", аз се засмя.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü."هل كان -- أنه لم يكن -- وكان قلقا للغاية" ذهل أنا.
"Diye - o olmuştur? Çok endişeli" diye güldü.私が当事者の生活と魂に請求さここでした。
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..A dir la verità sono preoccupato anche io.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Honnêtement, je suis également inquiet.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Iskreno povedano, sem tudi sam zaskrbljen.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Mówiąc szczerze, też jestem zaniepokojony.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Nói thật, tôi cũng rất lo.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Om eerlijk te zijn, ben ik ook bezorgd.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Sannigsenligt, jag är orolig också.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Sesungguhnya, saya juga khawatir.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Si eu imi fac griji.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Um ehrlich zu sein, mache ich mir auch Sorgen.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Ειλικρινά, κι εγώ ανησυχώ.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..Честно говоря, я сам беспокоюсь.
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..فى الواقع ,أنا قلق أيضاً
Dürüst olmak gerekirse ben de endişeliyim..スンジョさんがうちのヒョナに 惚れちゃうんじゃないかって
Duyguları Hayır, ben aşık değilim. Ben bile onun hakkında endişeli değilim. Ben aşk için endişelenmiyorum.私は愛のようなものを知っている。 私は愛を愛しています。 あなたは愛を愛している?
Ebeveynler endişeli.Los padres están preocupados.