Ana içeriğe geç
Sözlük

endişeli ile cümle

endişeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(To bolo to posledné poznámku, že robil Celá spoločnosť sa tak vážna a úzkosti.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(To bylo to poslední poznámku, že dělal Celá společnost se tak vážná a úzkost.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(To je bil to zadnji pripombo, da je uspel narediti celotno stranko videti tako groba in zaskrbljeni.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(To właśnie ta ostatnia uwaga, która uczyniła cała strona wygląda tak poważne i niepokój.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Ήταν αυτή η τελευταία παρατήρηση που είχε κάνει την ολόκληρο το κόμμα ματιά τόσο σοβαρή και ανήσυχοι.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Именно это последнее замечание, что сделал всей партии выглядят настолько серьезна, и тревожно.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Саме це останнє зауваження, що зробив всієї партії виглядають настільки серйозна, і тривожно.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Това беше тази последна забележка, които са направили цялата страна изглежда толкова сериозна и нетърпеливи.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(זו היתה ההערה האחרונה כי עשה את החבורה רציני כל כך וחרדה).
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(وكان هذا التصريح الأخير الذي أدلى الحزب كله تبدو خطيرة للغاية والقلق.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)全当事者は、その墓と心配そうな顔をする。) アリスは、それは公爵夫人に属している'と言うが他には何も考えることができます:あなたが思う
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.그래서 몬태나 맥주업자들과 그들의 소비자들은 관심을 가지고, 그 문제를 다룰 방법을 찾고 있습니다.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Montanské pivovary a ich zákaznícu sú znepokojení a hľadajú spôsoby, ako sa s tým problémom vysporiadať.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Và những người pha chế ở Montana và khách hàng của họ đang lo lắng, và họ đang tìm một giải pháp;
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Έτσι, οι ζυθοπαραγωγοί της Μοντάνα και οι πελάτες τους ανησυχούν και προσπαθούν να επιλύσουν το πρόβλημα αυτό.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Пивовары Монтаны и их клиенты озабочены, и они ищут способы для решения этой проблемы.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.Тож броварі Монтани та їх клієнти занепокоєні і вони шукають способів вирішення цієї проблеми.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.אז המבשלות במונטנה ולקוחותיהן מודאגים, והם מחפשים דרך לטפל בבעיה.
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.حسناً إن صانعي شراب البيرة ومستهلكيها قلقون .. وهم يبحثون عن طريقة لمعالجة هذه المشكلة ..
Bu yüzden Montanalı bira üreticileri ve müşterileri endişeliler, ve sorunu çözecek bir yol arıyorlar.問題解決への道を求めています さて 残りの水の足跡にどう対処できるでしょう?
Bu yüzden onları güncelledik ki burada 2007'ye kadar sunabileyim. Bana soruldu, "Peki endişeli değil misin?Gdy więc aktualizowaliśmy je, żeby obejmowały 2007 rok, zapytano mnie:
Canlı döndüğün için böyle endişelisin.Det är för att du lever igen som du oroar dig.
Canlı döndüğün için böyle endişelisin.Det er, fordi du stadig er i live, at du bekymrer dig.
Canlı döndüğün için böyle endişelisin.É por teres regressado com vida que estás preocupado com isto.
Canlı döndüğün için böyle endişelisin.Estás preocupado por esto porque has vuelto con vida.
Canlı döndüğün için böyle endişelisin.Martwisz się tym, bo wróciłeś żywy.
Canlı döndüğün için böyle endişelisin.Olet huolissasi, koska palasit elävänä.
Canlı döndüğün için böyle endişelisin.Sei ritornato sano e salvo. Per questo te ne preoccupi.
Canlı döndüğün için böyle endişelisin.Ανησυχείς γι' αυτό επειδή γύρισες ζωντανός.
Canlı döndüğün için böyle endişelisin.Ты волнуешься из-за этого, потому что остался в живых.
C Bankası'ndan kullandıkları kredinin vadesi geldiğinde olacaklardan da endişeliler.A pravděpodobně si mysleli, až bude Úvěr C splatný, budeme mít potíže.
C Bankası'ndan kullandıkları kredinin vadesi geldiğinde olacaklardan da endişeliler.Joj, ko se izteče posojilo banke C bomo v težavah.
C Bankası'ndan kullandıkları kredinin vadesi geldiğinde olacaklardan da endişeliler.困ったことになると。 それがトラブルになる理由は、
Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin. Beni endişelendirenler çocuklar değil, yetişkinler.Tú dices, ¿te preocupan los niños?
Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin. Beni endişelendirenler çocuklar değil, yetişkinler.Λέτε, εσείς ανησυχείτε για τα παιδιά; Δεν με νοιάζει για τα παιδιά,
Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin.kamu mengatakan kamu khawatir tentang anak-anak,
Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin.Mówisz, że martwisz się o dzieci,
Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin.Sie sagten, ich wäre besorgt um unsere Kinder.
Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin.Spui ca iti faci griji pentru copii...
Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin.Você disse que está preocupado com crianças,
Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin.Vous avez dit que vous êtes inquiet pour les enfants,
Çocuklar konusunda endişeli olduğunu söyledin.Казвате, че сте притеснени за децата.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.Je suis même inquiète. Je me doute que nous faisons vraiment quelque chose.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.염려도 되지만 우리가 무엇에서든 대단한 일을 하고는 있는지 매우 의심이 갑니다.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.No creo que estemos haciendo gran cosa.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.Sono scettica sul fatto che stiamo facendo qualcosa.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.Sunt sceptică că facem prea mult din nimic.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.Thẳng thắn mà nói, tôi khá lo. Tôi hoài nghi việc chúng ta đã làm được nhiều trong một lĩnh vực nào đó.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.Volgens mij voeren wij niet bijster veel uit.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.Wątpię, żebyśmy się do tego przykładali. W zasadzie nie robimy niczego dla przyszłości.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.Скептична съм към това, че правим много за каквото и да било.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.Я сомневаюсь, что мы вообще что-то делаем.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.אני מודאגת. אני בספק שאנו עושים דבר באיזשהו תחום.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.أنا قلقة. أنا أشك في أننا نفعل الكثير في أي شئ.
Çok bir şey yaptığımız konusunda endişeliyim.私たちが何ひとつ貢献していないのではないかと疑っています ある意味で 将来にたいして
Çok endişeli" diye güldü.A fost el foarte îngrijorat" Eu chuckled.
Çok endişeli" diye güldü.- Bol veľmi znepokojený" Ja sa zasmial.
Çok endişeli" diye güldü.- Byl velmi znepokojen" Já se zasmál.
Çok endişeli" diye güldü.Dia sangat khawatir" Aku tertawa.
Çok endişeli" diye güldü.- Était-il très inquiet" J'ai ri.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod