Ana içeriğe geç
Sözlük

endişeli ile cümle

endişeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Tôi thực sự quan tâm đến những điều gì đang diễn ra trên thế giới này
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Tulajdonképpen én csak aggódtam amiatt, ami a világban történik.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Zajímal jsme se o to, co se dějě ve světě.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Zasadniczo martwiło mnie to, co się dzieje na świecie.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Ήμουν βασικά προβληματισμένος με όσα συνέβαιναν στον κόσμο.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Мене турбували події у світі.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Меня всегда беспокоило, что происходит в мире.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Най-общо, бях притеснен какво правя на този свят.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.בעצם הייתי מוטרד ממה שקורה בעולם.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.كنت مهتما بشكل اساسي بما يجري من حولي في العالم
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.飢餓や破壊行為
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Emiatt nagyon aggódom, mert egy olyan világba fogok nyugdíjba menni, amit a diákjaim irányítanak majd.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Estou muito preocupado com isto, porque vou reformar-me num mundo que vai ser gerido pelos meus alunos.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Estoy muy preocupados por esto, porque voy a retirarme en un mundo que mis estudiantes dirigirán.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Ich bin sehr besorgt darüber, denn ich werde in einer Welt in Rente gehen, die meine Schüler leiten werden.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Je suis très préoccupé par ceci, car je serai retraité dans un monde que mes étudiants vont diriger.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.전 언젠가 제 학생들이 만들어갈 세상을 보며 은퇴할 것이기 때문에, 이것이 좀 걱정스럽습니다.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Martwi mnie to, bo będę emerytem w świecie rządzonym przez moich uczniów.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Sono davvero preoccupato, perchè andrò in pensione in un mondo che i miei studenti governeranno.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Sunt foarte preocupat de asta pentru că am să ies la pensie într-o lume condusă de elevii mei.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Toho se velmi bojím, protože půjdu do důchodu ve světě, kde budou vládnout mí studenti.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Tôi rất quan tâm vấn đề này, bởi vì tôi sẽ nghỉ hưu trong cái thế giới mà sinh viên của tôi sẽ làm chủ
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Ανυσηχώ αρκετά με αυτό, επειδή θα συνταξιοδοτηθώ σε έναν κόσμο που θα διοικούν οι μαθητές μου.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Меня это сильно беспокоит, потому что когда я выйду на пенсию, мои школьники будут управлять страной.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.Притеснен съм много за това, защото ще се пенсионирам в свят, в който моите ученици ще управляват.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.אני מאד מודאג מזה, מפני שאני אצא לפנסיה בעולם אותו ינהלו התלמידים שלי.
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.إنني مهتم بهذا جدًا، لأنني سأتقاعد في عالم يفر فيه طلابي
Bu konuda çok endişeliyim, çünkü benim emekli olduğum bir dünyayı öğrencilerim yönetecek.将来生徒の指揮下で暮らすのですよ 自分自身の未来と福祉に
Bu nedenle onlar, okyanusların yükselmesi konusunda çok endişeliler.Dat maakt ze erg zenuwachtig over stijgende zeespiegels.
Bu nedenle onlar, okyanusların yükselmesi konusunda çok endişeliler.Et ça rend les habitants très nerveux de voir monter les océans.
Bu nedenle onlar, okyanusların yükselmesi konusunda çok endişeliler.Gli abitanti sono molto nervosi per l'innalzamento degli oceani.
Bu nedenle onlar, okyanusların yükselmesi konusunda çok endişeliler.그래서 해수면 상승에 대해 매우 불안해합니다
Bu nedenle onlar, okyanusların yükselmesi konusunda çok endişeliler.lo cual los pone muy nerviosos sobre el tema de la subida del nivel del mar.
Bu nedenle onlar, okyanusların yükselmesi konusunda çok endişeliler.И это всегда заставляет жителей города нервничать из-за приливов.
Bu nedenle onlar, okyanusların yükselmesi konusunda çok endişeliler.שהופכת אותם למתוחים מפני גאות באוקיינוס.
Bu nedenle onlar, okyanusların yükselmesi konusunda çok endişeliler.مما يجعلهم شديدى التوتر تجاه أمواج المحيط المرتفعة
Bu nedenle onlar, okyanusların yükselmesi konusunda çok endişeliler.とても心配しています 彼らにとっては大問題です
Bunun için çok endişeliyimA incineração é realmente má.
Bunun için çok endişeliyim İçinde ne olduğunu görmek için masa üstü bilgisayarın kasasını açtım veEro curiosa su questo così ho aperto un computer desktop per vedere cosa c'era dentro.
Bu sürecin verimliliği konusunda artık endişeli değiliz.광합성의 효율에 대해서는 걱정하지 않아도 되는 대신
Bu sürecin verimliliği konusunda artık endişeli değiliz.Mereka tidak begitu khawatir tentang efisiensi proses.
Bu sürecin verimliliği konusunda artık endişeli değiliz.Nedělá jim vrásky účinnost tohoto procesu.
Bu sürecin verimliliği konusunda artık endişeli değiliz.No están tan preocupados por la eficiencia del proceso.
Bu sürecin verimliliği konusunda artık endişeli değiliz. Su kaybetme konusunda daha fazla endişeliler.Problemem nie jest dla nich wydajność fotosyntezy, ale utrata wody.
Bu sürecin verimliliği konusunda artık endişeli değiliz.Те не са много заинтересовани от ефективността на процеса.
Bu tür bir endişeli enerjiye sahip olmaktan ziyade, biz işimiziPiuttosto che questo tipo di energia
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Acesta a fost această ultimă remarcă care au făcut partid întreg arata asa de grave şi anxios.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(C'est cette dernière remarque qui avait fait le parti tout entier l'air si grave et anxieux.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Det var denna sista anmärkning som hade gjort hela partiet ser så allvarlig och orolig.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Det var denne sidste bemærkning, der havde gjort hele partiet ser så alvorlige og ængstelig.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Đó là nhận xét cuối cùng đã thực hiện các toàn bộ bên trông rất nghiêm trọng và lo lắng.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(E 'stata questa osservazione che aveva fatto il intero partito sembra così grave e ansioso.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Es war diese letzte Bemerkung, dass die gemacht hatte ganze Partei so ernst und besorgt.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Ez volt az utolsó megjegyezni, hogy tette a az egész party néz ki súlyos és ideges.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Foi esta última observação que tinha feito a partido inteiro parece tão grave e ansioso.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Fue este último comentario que había hecho el partido entero parece tan grave y ansioso.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Het was deze laatste opmerking dat had gemaakt van de hele partij ziet er zo ernstig en angstig.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Inilah pernyataan terakhir yang telah membuat seluruh partai terlihat begitu serius dan cemas.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(이는 만들 었네 마지막 말을했습니다 그 파티가 너무 심각하고 불안해 보여.)
(Bu, yaptığı bu son sözler bütün parti bu kadar ciddi ve endişeli görünüyor.)(Se oli tämä viimeinen huomautus, joka oli tehnyt Koko puolue näyttää niin vakava ja ahdistunut.)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod