Ana içeriğe geç
Sözlük

endişeli ile cümle

endişeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Biraz endişeliyim.Trochu sa bojím.
Biraz endişeliyim.Είμαι λιγάκι ανήσυχος.
Biraz endişeliyim.Я немного волнуюсь.
Biraz endişeliyim..אני קצת דואג
Biraz endişeliyim.أنا قلق بعض الشئ
Biraz endişeliyim.俺がハニに電話でも してあげたら駄目ですか?
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.참을성 없는 사람들 중 다수가 수질과 공기질에 대해 걱정을 많이 합니다.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Molti impazienti sono molto preoccupati della qualità dell'acqua e dell'aria.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Muchos impacientes están muy preocupados con la calidad del agua y del aire.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Muitos impacientes preocupam-se com a qualidade da água e do ar.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Mulți impacienți sunt foarte preocupați de calitatea apei și a aerului.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Rất nhiều người đang lo lắng về chất lượng nguồn nước và không khí.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Sok "türelmetlen" aggódik a víz és a levegő minősége miatt.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Veel ongeduldigen zijn zeer verontrust over water- en luchtkwaliteit.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Viele Ungeduldige sind sehr besorgt um die Wasser- und Luftqualität.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Wielu niecierpliwców jest zaniepokojonych jakością wody i powietrza.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Πολλοί από τους ανυπόμονους ανησυχούν ιδιαίτερα για την ποιότητα νερού και αέρα.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Многие "нетерпеливые" очень обеспокоены качеством воды и воздуха.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Много нетърпеливци са загрижени за качеството на водата и въздуха.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.מטופלים חסרי-סבלנות רבים מודאגים מאיכות המים והאוויר
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.كثير من عديمي الصبر مهتمون بشدة بجودة المياه والهواء .
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.そこで私たちは 消火栓に目をつけました
Bir grup insanla, özellikle Huaorani'ye, gittiğim için oldukça endişeliydim, Huaorani kabilesinin tam içine.Ich hatte ein ungutes Gefühl, mit sovielen Leuten einen Stamm zu besuchen - und dann auch noch die Huaorani.
Bir grup insanla, özellikle Huaorani'ye, gittiğim için oldukça endişeliydim, Huaorani kabilesinin tam içine.Miałem sporo obaw jadąc tam z grupką ludzi, szczególnie do Huaorani, głeboko w plemię Huaorani.
Bir grup insanla, özellikle Huaorani'ye, gittiğim için oldukça endişeliydim,특히 Huaorani족의 깊숙한 곳까지 갈때는 꽤나
Bir grup insanla, özellikle Huaorani'ye, gittiğim için oldukça endişeliydim,הייתי די מודאג מנסיעה עם קבוצה שלמה של אנשים, בעיקר לתוך הואורני,
Bir grup insanla, özellikle Huaorani'ye, gittiğim için oldukça endişeliydim,كنت قلقاً قليلاً .. من قدوم مجموعة بعددنا , خاصة مع قبيلة مثل " هاوراني "
Bir grup insanla, özellikle Huaorani'ye, gittiğim için oldukça endişeliydim,たくさんの人で押しかけて 特に ワオラニ族の中に 深く入って行くことでした
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Cítíme se úzkostně, možná deprimovaně, frustrovaně nebo cynicky.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Estamos preocupados, quizá deprimidos, frustrados o somos cínicos.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.불안이나 우울, 당혹, 비관을 느끼죠.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Megsemmisültnek érezzük magunkat. Félünk, depressziósak leszünk, frusztrálódunk, vagy cinikusak leszünk.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Ne simțim anxioși, poate deprimați, frustrați sau cinici.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Odczuwamy niepokój, przygnębienie, frustrację, pokusę cynizmu.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.On se sent anxieux, peut-être déprimé, frustré ou cynique.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Ta thấy lo lắng, có thể trầm cảm, cáu giận hoặc bi quan.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Vi føler os ængstelige, måske deprimerede, frustrerede eller kyniske.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Vi känner oss ängsliga, kanske deprimerade, frustrerade eller cyniska.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.We voelen ons angstig, misschien depressief, gefrustreerd of cynisch.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Wir fühlen uns bedroht, vielleicht deprimiert, frustriert oder zynisch.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Νιώθουμε άγχος, ίσως κατάθλιψη, απογοήτευση ή κυνισμό.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Мы обеспокоены, может быть в депрессии, разочарованы или настроены скептически.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.Чувстваме се притеснени, може би потиснати, безсилни или цинични.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.אנחנו חרדים, אולי מדוכאים, מתוסכלים או ציניים.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.نشعر بالقلق، وربما بالاكتئاب، بالإحباط أو التشاؤم.
Biz, belki, sinirli depresyonda, endişeli veya alaycı hissediyoruz.ゲームでは そのようには感じません
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayı Biraz endişeliyim.Нашата Ха Ни сега е толкова паднала духом, че .... малко се притеснявам.
Böyle bir yüzle okula nasıl gideceksin? Okul konusunda endişeliyim...Anh sẽ đến trường với gương mặt như vậy hả? thật đáng lo...
Böylece işimi hallederken endişeli olmayacaktımЧтобы не беспокоиться о них, пока я занимаюсь делами
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Eram, în principiu, interesat de ceea ce se întâmpla în lume.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Eu estava basicamente preocupado com o que estava a acontecer no mundo.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Ich war grundlegend besorgt darüber, was in der Welt vor sich geht.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Ik was echt bezorgd over wat er gaande was in de wereld.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Jag var oroad över vad som pågick i världen.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.저는 세상이 어떻게 돌아가는 지에 대해서 관심이 많았습니다.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Me preocupaba básicamente lo que estaba pasando en el mundo.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Pour faire simple : je m'inquiétais de ce qui se passait dans le monde.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Saya cemas dengan apa yang terjadi di dunia.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Skrbelo me je, kaj se dogaja po svetu.
Bu dünyada olup bitenlerle ilgili oldukça endişeliydim.Sostanzialmente ero preoccupato di quello che stava succedendo nel mondo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod