Ana içeriğe geç
Sözlük

endişeli ile cümle

endişeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Endişeli olanları yatıştırırır.Die Affekte sind zu beruhigen.
Bosch, başından beri büyük ölçüde mesleki eğitimi teşvik konusunda endişeliydi.Von Anfang an war Bosch die Aus- und Weiterbildung seiner Mitarbeiter ein besonderes Anliegen.
İşimi kaybetme hakkında endişeli değilim.Je ne suis pas inquiet de perdre mon emploi.
Aşırı endişeli bir annesi vardır.Une mère particulièrement dure.
Jon Snow (Kit Harington) endişelidir.Ce rôle est joué par Kit Harington.
Ancak, oldukça endişeliyiz.On s'inquiète un peu.
Ne düşüneceğinizle ilgili endişeliyim.(I know what you're thinking.
Herkes endişeli olur.Tous sont très inquiets.
Brenna sessiz ve endişeli bir bebekti.Benoît était un enfant dévot et au tempérament doux.
Armıdo, Ramiro ve gayet endişeli görülen Podesta Dön Anchise sahneye girerler.Ramiro, tout dévoué, remonte chercher l'horloge qu'il a montée.
Ben senin hakkında endişeliyim.Estoy preocupado por ti.
Harry, endişeliyim.Harry, estoy preocupado.
Çocuğum hakkında gerçekten endişeliyim.Estoy muy preocupado por mi hijo.
Tom gerçekten endişeli.Tom está realmente preocupado.
Tom çok endişeli.Tom está muy preocupado.
Tom hâlâ endişeli.Tom todavía está preocupado.
Tom gerçekten endişeli görünüyor.Tom parece muy preocupado.
Ben de Tom hakkında endişeliyim.Yo también estoy preocupado por Tom.
Tom ve ben çok endişeliydik.Tom y yo estábamos muy preocupados.
Tom Mary'nin ne söyleyeceği hakkında endişeli.Tom está preocupado por qué dirá Mary.
Bosch, başından beri büyük ölçüde mesleki eğitimi teşvik konusunda endişeliydi.Desde el principio, Bosch estaba muy preocupado por la promoción de la formación profesional.
Herkes endişeli olur.Todo el mundo está preocupado.
Halk olaylardan oldukça korkulu ve endişelidir.Callada y temerosa de la gente.
Jon Snow (Kit Harington) endişelidir.Jon Nieve (Kit Harington) regresa al Muro.
Bir şey hakkında endişeli görünüyor.Sembra preoccupato per qualcosa.
Endişeli olması gereken sensin.Sei tu quello che dovrebbe preoccuparsi.
Tom hakkında çok endişeli olmalısın.Devi essere molto preoccupato per Tom.
Arkadaşların senin hakkında endişeli.I tuoi amici sono preoccupati per te.
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Alcuni giapponesi si preoccupano di come il loro paese appaia agli occhi degli stranieri.
Ne düşüneceğinizle ilgili endişeliyim.Di che cosa hai paura.
Ancak, oldukça endişeliyiz.Io sono pieno di angoscia.
Biz, onun sağlığı hakkında endişeliyiz.Мы обеспокоены ее здоровьем.
Sizin hakkınızda Japonya'nın geleceğinden daha endişeliyim.Я беспокоюсь больше за тебя, чем за будущее Японии.
Çok endişeliyim.Я много волнуюсь.
O yaradılıştan endişeli bir yapıya sahiptir.Она от природы тревожна.
Telefonu endişeli bir şekilde kapatır.Его отвлекает телефонный звонок.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.В дальнейшем Джексон испытывал проблемы, связанные с последствиями операций.
Bu arada kasabalılar kuraklık nedeniyle endişelidir.Сёстры столкнулись с трудностями ввиду сращения.
Ancak İngiliz derebeyleri endişeliydi.Власти Великобритании нервничали.
Herkes endişeli olur.Мы все забеспокоились.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.سميث، مخاوف بشأن أمر آخر.
VII. Mikhail ve Nikeforitzes kendi güvenlikleri için çok endişeliydiler.Miguel VII e Niceforitzes estavam profundamente preocupados com a segurança deles.
Ne düşüneceğinizle ilgili endişeliyim.Ficava preocupado com o que iriam falar.
Britanya, Alman emperyalizminin yükselen tehdidi nedeniyle oldukça endişeliydi.Na Britânia havia uma ameaça muito mais séria sobre o novo imperador.
Ancak, oldukça endişeliyiz.Ela parece ser bastante inquieta.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.Jackson também manifestou o seu desagrado ao se levantar.
Telefonu endişeli bir şekilde kapatır.Locke desliga seu telefone furiosamente.
Britanya, Alman emperyalizminin yükselen tehdidi nedeniyle oldukça endişeliydi.Brittannië was erg bezorgd door de groeiende bedreiging van het Duitse imperialisme.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.Jackson had bovendien kritiek op de hoes.
Japonya'nın geleceğinden çok senin hakkında endişeliyim.Ik ben bezorgder om jou dan om de toekomst van Japan.
Endişeli değillerse, ben de değilim.Als zij niet bezorgd zijn, ben ik het ook niet.
Babam ve ben onun hakkında endişeliydik.Mijn vader en ik waren bezorgd om haar.
Herkes endişeli olur.Wszyscy się niepokoją.
Ama, Ashildr'ı bir meleze çevirdiği için endişelidir.Jest przerażona, kiedy chłopak mówi jej o Aslanie.
Löw, özellikle oyuncularının topu ayağında fazla tutmasından endişeliydi.Wydawał się bardzo niepewny kiedy miał piłkę pod nogami.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.Jackson gav sig ut på ytterligare turnerande.
Ne düşüneceğinizle ilgili endişeliyim.Страшно й подумати, до чого це може призвести.
En yüksek uyarılma seviyesine örnek ise, resitaldeki piyano çalan endişeli piyanist verilebilir.Найбільше тривожить піаніста питання, чи зможуть тепер його руки грати на роялі?
Telefonu endişeli bir şekilde kapatır.Вона отримує телефонний дзвінок з вимогою мовчати.
Mürebbiye yeni işinden çok endişelidir.Новий директор повністю віддається роботі.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod