endişe ile cümle
endişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu, Tom'dan çok endişelendi.This worried Tom a lot.
Bu, Tom'dan çok endişeleniyor.This worries Tom a lot.
Notlarından endişe etmiyor musun?Aren't you worried about your grades?
Notlarınızdan endişe duymuyor musunuz?Aren't you worried about your grades?
Notlarınız hakkında endişeli değil misiniz?Aren't you worried about your grades?
Leyla biraz endişeliydi.Layla was a little worried.
Tom hakkında endişeli değil misin?Aren't you worried about Tom?
Tom onu yapmak için endişeliydi.Tom was anxious to do that.
Ne olabileceği konusunda endişelenmiyor musun?Aren't you worried about what might happen?
Tom bunu yapsaydı ne olabileceği konusunda endişeliydi.Tom was worried about what might happen if he did that.
Sami gerçekten endişeliydi.Sami got really worried.
Senin hakkında o kadar endişeliydim ki gece iyi uyumadım.I've been so worried about you that I haven't been sleeping well at night.
Tüm endişelendiğin şey bu mu?Is that all you're worried about?
Sami beni endişelendiriyor.Sami worries me.
Sami, Leyla'ya o konuda endişelenmemesini söyledi.Sami told Layla not to worry about that.
Sami endişelerinden söz etti.Sami talked about his anxieties.
Sami hayli endişeliydi.Sami was highly concerned.
Ben endişeliyim.I'm anxious.
Unutma bugün dün hakkında endişe ettiğin yarındır.Remember, today is the tomorrow you worried about yesterday.
Hem Tom hem de ben endişeliydik.Both Tom and I were worried.
Tom hiç endişeli görünmüyordu.Tom didn't seem concerned at all.
Bunun olduğu hakkında endişelenmenize gerek yok.There's no need to worry about that happening.
Tom'un endişeli olduğunu düşündüm.I thought Tom was worried.
Tom her zaman bir şey için endişeleniyor.Tom is always worrying about something.
Hiçbir şey hakkında endişe etmeme gerek yok.I don't need to worry about anything.
Tom için endişelenmeme gerek yok.I don't need to worry about Tom.
Tom için endişelenmem gerekmiyor.I don't have to worry about Tom.
Tom bunun meşru bir endişe olduğunu söylüyor.Tom says that's a legitimate concern.
Endişeli gibi görünmüyorsun.You don't look like you're worried.
Tom bunun hakkında endişeli olmadığını söyledi.Tom said he isn't worried about that.
Tom, endişelendiğim kişi değil.Tom isn't the one I'm worried about.
Tom bunun hakkında endişelenmek zorunda değildi..Tom didn't have to worry about that.
Tom bunun hakkında çok endişeliydi.Tom was very concerned about that.
Onlar endişeli olduklarını söylüyorlar.They say that they're worried.
Tom endişeli görünmediğimi söyledi.Tom said I didn't sound worried.
Tom Mary'nin muhtemelen hâlâ endişeli olduğunu söyledi.Tom said Mary is probably still concerned.
Tom Mary'nin muhtemelen endişeli olacağını söyledi.Tom said Mary was likely to be concerned.
Tom muhtemelen endişeli olacak.Tom is likely to be concerned.
Endişeli olmak elimde değil.I can't help being worried.
Biraz endişeli görünüyorsun.You look a little worried.
Tom Mary'nin endişeli olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will be worried.
Onun hakkında endişelenmedim.I didn't worry about that.
Tom Mary'nin endişeli olacağını düşünmüyordu.Tom didn't think Mary would be worried.
Tom, Mary'nin bunu yapmayacağından endişeli.Tom was worried Mary wouldn't do that.
Tom, Mary hakkında endişeli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't worried about Mary.
Tom Mary'nin John hakkında endişeli olduğunu söyledi.Tom said Mary was worried about John.
Sen çok endişeli görünüyorsun.You look very concerned.
İkimiz de çok endişeliyiz.We're both very worried.
Tom, Mary'nin senin hakkında endişeli olduğunu söyledi.Tom said Mary was worried about you.
Tom, Mary hakkında endişeli olduğunu söyledi.Tom said he was worried about Mary.
Tom Mary'nin endişeli olacağını düşündü.Tom thought Mary would be worried.
Ton endişeli görünmüyordu.Tom didn't seem concerned.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is worried.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu düşünmedi.Tom didn't think Mary was worried.
Tom Mary'nin endişeli olmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't be worried.
Tom Mary'nin endişeli olmadığını düşündü.Tom thought Mary wasn't worried.
Tom Mary'nin endişeli olacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will be worried.
Tom Mary'nin endişeli olmadığını söyledi.Tom said Mary isn't concerned.
Tom ve ben endişeliydik.Tom and I were worried.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu düşündü.Tom thought Mary was worried.