endişe ile cümle
endişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sen endişeli olmalısın.You must be worried.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu söyledi.Tom said Mary was concerned.
Tom ve ben endişeliyiz.Tom and I are worried.
Tom Mary'nin endişeli olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is worried.
Tom'un endişeli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is worried.
Tom neler olabileceğinden endişelenmiş gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be worried about what might happen.
Tom bunun hakkında çok endişeli görünmüyordu.Tom didn't seem to be very concerned about that.
Tom gitmek için endişeli görünüyordu.Tom seemed to be anxious to get going.
Tom bunun hakkında çok endişeli değildi.Tom wasn't very concerned about that.
Tom'un bu kadar endişeli olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was so worried.
Tom bunun hakkında çok endişeli değil.Tom isn't very concerned about that.
Endişeli gibi görünüyordun.You looked like you were concerned.
Kaybolmaktan endişelenmiyorum.I'm not worried about getting lost.
Tom notları hakkında endişeli değil.Tom isn't worried about his grades.
Tom endişeli gibi görünüyordu.It looked like Tom was worried.
Tom'un neden çok endişeli olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom is so worried.
Tom bunun için çok endişeli.Tom is very concerned about that.
Tom bana endişeli olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't worried.
Tom senin için endişelenmemişti.Tom wasn't worried about you.
Tom bunun hakkında endişeli değil.Tom isn't worried about that.
Tom senin için endişeli değil.Tom isn't worried about you.
Tom, artık Mary hakkında endişelenmesi gerekmediğini söyledi.Tom said he didn't have to worry about Mary anymore.
Tom da endişeli değildi.Tom wasn't worried, either.
Tom Mary'nin aptalca bir şey yapacağından endişeli.Tom is worried that Mary might do something stupid.
Tom bana Mary'nin endişeli olacağını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary would be worried.
Tom da endişeli değil.Tom isn't worried, either.
Tom bunun hakkında endişeli.Tom is worried about that.
Endişelenme. Bunu yapacağım.Don't worry. I'll do that.
Tom bana Mary'nin endişeli olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was worried.
Tom biraz endişeli değildi.Tom wasn't a bit worried.
Tom'un Mary'nin ne kadar endişeli olduğunu bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows how worried Mary is.
Tomun endişelenmesine gerek yoktu.Tom didn't have to worry.
Tom, Mary'nin bunu yapmayacağından endişeli değil.Tom isn't worried that Mary won't do that.
Tom Mary'nin bunu yapmayacağı konusunda endişeli değildi.Tom wasn't worried Mary wouldn't do that.
Tom biraz endişeli değil.Tom isn't a bit worried.
Tom, Mary hakkında endişeli görünmüyordu.Tom didn't seem to be worried about Mary.
Ben çok endişeli değildim.I wasn't very concerned.
Senin hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about you.
Biraz endişeliydim.I was a little worried.
Tom çok endişeli değil.Tom isn't very worried.
Çok endişeli değildim.I wasn't very worried.
Tom, Mary ayrılmayacağından endişeliydi.Tom was worried Mary wouldn't leave.
Hâlâ endişeli misin?Are you still worried?
Tom Mary hakkında biraz endişelidir.Tom is a little worried about Mary.
Tom da endişeli.Tom is worried, too.
Tom Mary hakkında endişeli değildi.Tom wasn't worried about Mary.
Neden Tom hakkında bu kadar endişelisin?Why are you so worried about Tom?
Ne olabileceği hakkında neden bu kadar endişelisin?Why are you so worried about what might happen?
Sami, Leyla hakkında fazla endişeleniyor.Sami worries too much about Layla.
Tom Mary'nin bunun hakkında endişeli görünmediğini söyledi.Tom said that Mary didn't seem to be concerned about that.
Tom'un geç kalacağından endişeli olan tek kişi ben miyim?Am I the only one worried that Tom will be late?
Tom kötü bir şey olabileceğinden endişe ediyor.Tom is worried that something bad might happen.
Tom muhtemelen bunu yapmaktan endişe duyacak.Tom is probably going to be anxious to do that.
Tom, bunu yapmak için çok endişeli olduğunu söyledi.Tom said that he was very anxious to do that.
Tom bu sorun hakkında endişeli olduğunu söyledi.Tom said he was concerned about that problem.
Tom kızı hakkında endişeli olduğunu söyledi.Tom said he was worried about his daughter.
Mary, Tom'un endişeli olacağını düşündüğünü söyledi.Mary said she thought Tom would be worried.
Tom, Mary'nin bunu yapmak için endişeli olduğunu söyledi.Tom said that Mary was anxious to do that.
Tom Mary'nin endişeli olacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary would be worried.
Tom, Mary'nin sizin hakkınızda endişeli olduğunu söyledi.Tom said that Mary was worried about you.