endişe ile cümle
endişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Tom ve Mary endişeliydiler.Tom and Mary were worried.
Tom ve Mary endişeli görünüyor.Tom and Mary seem worried.
Tom ve Mary endişeli görünüyorlar.Tom and Mary look worried.
Tom benim hakkımda endişeliydi.Tom was worried about me.
Tom oldukça endişeli görünüyor.Tom looks rather worried.
Tom senin hakkında endişeleniyor.Tom is worried about you.
Tom belli ki endişeliydi.Tom is obviously worried.
Tom ve Mary endişeli.Tom and Mary are worried.
Benim hakkımda endişeleniyor musun?Are you worried about me?
Sen bizi endişeden hasta ettin.You had us worried sick.
Tom benim hakkımda endişeli.Tom is worried about me.
Tom artık çok endişeli.Tom is very worried now.
Senin endişelerin nedir?What are your concerns?
Tom gerçekten endişeliydi.Tom was really worried.
Tom da endişeli görünüyor.Tom looks worried, too.
Tom çok endişeli görünüyor.Tom looks very worried.
Tom gerçekten endişeli görünüyor.Tom looks real worried.
Hepimiz endişeliydik.We were all concerned.
Onlar endişeli olmalı.They must be worried.
Neden endişelendin?Why are you worried?
Tom endişeli olacak.Tom will be worried.
Bizi endişelendirdin.You had us worried.
Bebek hakkında endişelenme.Don't worry about the baby.
Büyükbaba ve büyükanne hakkında endişeleniyoruz.We are worried about grandpa and grandma.
Problem için endişelenme. Birileri bunun çaresine bakacak.Don't worry about this problem. Someone else will take care of it.
Endişelenecek daha büyük sorunlarımız var.We have bigger problems to worry about.
Tek endişem hiç endişemin olmaması.My only worry is that I have no worries.
Ben en azından bunun hakkında biraz endişeli değilim.I'm not the least bit worried about it.
Benim hakkımda gerçekten o kadar endişelendin mi?Were you really that worried about me?
Tom'un sağlığı hakkında çok endişeliyim.I'm very concerned about Tom's health.
Gerçekten endişeli değilsin, değil mi?You're not really worried, are you?
Tom'un kaybolacağından endişeliyim.I'm worried that Tom will get lost.
Tom'un yaralanacağından endişeliyim.I'm worried that Tom will get hurt.
Tom'un sağlığı hakkında endişeliyim.I'm worried about Tom's health.
Biraz çok endişeli görünüyorsun.You seem a little distracted.
Tom ne hakkında endişeli?What's Tom worried about?
Tom hakkında endişeliyiz.We're worried about Tom.
Biz endişeli değiliz.We're not worried.
Endişelerimi karımdan sakladım.I hid my worries from my wife.
Sen endişelerini karından sakladın, değil mi?You hid your worries from your wife, didn't you?
Endişelerini karından gizledin, değil mi?You hid your worries from your wives, didn't you?
O, endişelerini karısından sakladı.He hid his worries from his wife.
Endişelerimizi karılarımızdan sakladık.We hid our worries from our wives.
Onlar endişelerini karılarından sakladılar.They hid their worries from their wives.
Seni ne endişelendiriyor, Tom?What's worrying you, Tom?
Sen Tom hakkında endişeleniyorsun, değil mi?You are concerned about Tom, aren't you?
O, Tom hakkında endişeleniyor.He is concerned about Tom.
O, Tom hakkında endişeli.She is concerned about Tom.
Mary, Tom hakkında endişelidir.Mary is concerned about Tom.
Ken, Tom hakkında endişelidir.Ken is concerned about Tom.
Biz Tom hakkında endişeliyiz.We are concerned about Tom.
Onlar Tom hakkında endişe ediyorlar.They are concerned about Tom.
Tom her zaman kızı hakkında endişelenir.Tom always worries about his daughter.
Onlar hakkında endişe etmeyin.Don't worry about them.
Onun hakkında endişelenme.Don't worry about him.
Endişelenecek bir şeyin yok.You've nothing to worry about.
Benim sorunlarım hakkında endişe etmeden senin aklında yeterince var.You have enough on your mind without worrying about my problems.
Bunun hakkında o kadar çok endişelenmeni istemiyorum.I don't want you to worry that much about it.
Onun hakkında o kadar çok endişelenmeni istemiyorum.I don't want you to worry so much about it.
Onun hakkında o kadar çok endişelendiğimi Tom'un bilmesini istemiyorum.I don't want Tom to know I care that much about him.