Bu motorlar daha güçsüz ama daha emniyetliydi.これらのエンジンはより小型になったにも関わらずよりパワフルであった。
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.君に心から親愛の情を捧げます。
Oldukça emniyetli bir yangın söndürme metodudur.ちょうちん 鬼火を吐き出すちょうちんお化け。
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.浮浪者が住み着いた間に、少なくとも1つの破壊的な火災が発生した。
Emniyet Genel Müdürü iken emekli olmuştur. ^ BİYOGRAFİLERİ制作部ディレクターを経て、退職。
Bazı emniyet tetikleri ise geriye kilitlendiklerinde dururlar.階層が下がった場合は隠し曲が再度ロックされたりすることがある。
Emniyet binası yakınındaki evlerde yaşayan 20 kişi de yaralandı.近隣の建物住人二人が死亡した。
Aynı zamanda GMDSS ( Küresel Denizde Tehlike ve Emniyet Sistemini ) 'in de önemli bir parçasıdır.海上における遭難及び安全に関する世界的な制度(GMDSS)も参照。
Sancağın düzen ve emniyetini sağlamak.航路の整備及び保全に関すること。
Uçak daha sonra emniyetli bir şekilde Heathrow Havaalanı'na iner.この列車はおもにヒースロー空港から来る列車と接続する。
Makineli tüfekler bir ya da daha fazla mekanik emniyet tetiği tarafından kontrol edilir.武装 ミサイル / 多弾頭ミサイル バックパックから発射されるミサイル兵器。
EMASYA (Emniyet ve Asayiş) planları seminerlerde elbette ele alınmıştır. ” dedi .戦功の者なりしという」と記されている。
Çevik Kuvvet, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı isyan kontrolünü sağlamak ile görevli birliklerdir.政府は、コントロールセンターの機能を回復させるため、特殊戦闘チームに出動を命じた。
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.1979年ベルトレスを廃止してベルト式に。
O yüzden de istihbaratçılarla, emniyetçiler vardı içinde.専属の守衛と事務員もいた。
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.这一高发生率部分是因为不安全的厨房和典型的印度式宽松服装所致。
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.謝謝你們,我的朋友們。
Süvari yüzbaşısı kendini emniyete almak için kaçıyor.元军士兵援助納哈出逃跑。
Bazı emniyet tetikleri ise geriye kilitlendiklerinde dururlar.清兵入關後,回鄉隱居。
Polisin 38 adrese yaptığı baskınlarda yakalananlar emniyete götürüldü.肇事的38歲貨車司機因涉嫌危險駕駛被警方拘捕。
Emniyet Genel Müdürlüğü de bu gerçeği doğruladı.電腦安全專家也證實了這種說法。
Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün Allah bana selam ve emniyet vermiştir."他在出生日、死亡日、复活日都享受和平。
Emniyet amiri- Hapishane idarecisi.帝責秉專擅,徵下詔獄。
Emniyet genel müdürüne terfi edemez.晉升為軍醫中將總監。
1993-1996 Mersin İl Emniyet Müdürlüğü.光州地方检察厅检察官 1993.3。
Uçak daha sonra emniyetli bir şekilde Heathrow Havaalanı'na iner.而后飞机安全降落仁川机场。
İnsanların huzûr ve sükûn içinde yaşamaları için lüzumlu emniyet tedbirleri aldı.方中,人主时为微行以辟恶鬼,恶鬼辟,真人至。
Eski Emniyet Genel Müdürü.原中央警卫局局长。
2004 yılında filodaki tüm otobüslerde emniyet kemeri donanımının tamamlamıştır.1991年起所有後座乘客須繫安全帶。
Statin ve niasin kombinezonlarının çok emniyetlidirler.君寶與陶石麟之女陶彩衣一往情深。
1955 Kaliforniya Araç Kanunu araç kullanmak için emniyet kemeri takmayı mecbur tuttu.1955年,研發風濕藥酒供部隊官兵使用。
Favorit'in tüm koltuklarında emniyet kemeri bulunmaktadır.在腰帶上有著代表金牛座的圖案。
Böylece mezar emniyete alınmıştır.墓碑保存至今。
Minifix sayesinde mobilyalar sıkı ve yüksek emniyetle bağlanır.因為少年時經歷的嚴格鍛鍊,肌肉結實及健美。
Aracın sürücüsü de emniyet veya askeri teşkilattan olabilir.운전사 역시 경찰이나 군 출신의 인원으로 이루어지기도 한다.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.우선 여러분 모두에게 마음을 다해 감사의 인사를 전합니다.
Bazı emniyet tetikleri ise geriye kilitlendiklerinde dururlar.방계손이 많으면 파별로 따로 정한다.
Security (güvenlik, emniyet) Riskten, tehlikeden ve kuşkudan uzak olma derecesini belirler.보안(保安)은 위험, 손실 및 범죄가 발생하지 않도록 방지하는 상태를 가리킨다.
Birinci sistemler net şekilde emniyet fonksiyonları üzerine odaklanmıştı.최초의 시스템은 안전 기능의 개발에 초점을 맞추었다.
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.화재로 인한 사망자는 최소 200명으로 집계되고 있다.
1997-2000 İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü.1997~2000년 외무성 경제국장.
Emniyet için ağırlık kemeri kullanmakta fayda vardır.피로도를 흡수하는 나팔을 착용하면 유용하다.
Emniyet kemeri bağlı ise açılır.관은 상단을 막고 하단은 열려 있다.
Ticaret Bakanlığı ilk emniyet kemeri standardını yayınladı.육군본부 군의관으로 재직 중 최초로 입영 신검을 주관하였다.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde katil zanlısının yakalanması için özel bir ekip kuruldu.서울 신길동에서 서남부 연쇄살인 사건의 유력 용의자 정남규가 검거되었다.
Emniyet amiri- Hapishane idarecisi.사임 연도 : 감독직을 그만둔 연도.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.1979년, 방만한 운영으로 재정난에 봉착했다.
Bazı emniyet tetikleri ise geriye kilitlendiklerinde dururlar.לאחר כמה פרקים חוזרים וממשיכים לצאת בסתר.
Emniyet kampüsünün çevresindeki çok sayıda bina patlamada zarar gördü.מספר בתים בסביבה נפגעו מהפיצוץ.
Mazda5’in her yedi koltuğunda da üç noktalı emniyet kemeri vardır.בדגמי "סאנגיונג קירון" 7 מושבים ב-3 שורות, אך קיימת אופציה ל-5 מושבים.
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?האם זה שינה את דעתך על עצמך?
Böylece mezar emniyete alınmıştır.הקבר שמור היטב.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.המזכירות הפדגוגית של משרד החינוך דחתה המלצה זו.
1996'da yakalandığı gün emniyetten kaçtı.ב-1936, בתקופת שהותו בכלא, הוצא מן המפלגה.
İşlem süresini kısalmakta ve ameliyatın emniyeti artmaktadır.לאחר הניתוח יש להגביל את תנועת הכלב ולשמור על מנוחה.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.דרישת-שלום לבבית לכל החברים והקרובים...
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.בשנת 1979 צבר המושב חובות כבדים.
1970 İsveç'te arka koltukta emniyet kemeri bulunması mecbur tutuldu.בשנת 1970 נפגע תושב המושב בהתפוצץ מוקש בשדות המושב.
Wisconsin Eyaleti ön koltuklarda emniyet kemeri kullanımını mecbur tuttu.ניו יורק הייתה המדינה הראשונה שחייבה את נהגיה לחגור חגורות בטיחות.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Част от този висок процент е свързан с необезопасени кухни и свободните широки дрехи, характерни за Индия.