Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Поздравявам всички свои приятели.
Oldukça emniyetli bir yangın söndürme metodudur.Кибрит е средство за създаване на огън по сравнително безопасен начин.
Korelilerin tek amacı, Wokou korsanlarına karşı deniz ticaretini emniyete almaktı.Единствения начин за Чосон тогава е морския флот да осигури търговията срещу японските пирати.
Doğru VOR istasyonunun kullanılması uçuş emniyeti açısından çok önemlidir.Отново, основен приоритет на НАСА е максималната сигурност на полетите.
Emniyet Müdürlüğü binası içerisinde polis lojmanları da bulunuyordu.Към армията се причисляват и полицейските служби.
Bu sırada, emekli emniyet müdürü Ümit Bavbek, Güney’in yardımını istedi.Този път управителят на Антиохия се обръща за помощ към Карбука, атабег на Мосул.
Eski Emniyet Genel Müdürü İsmail Dokuzoğlu'nun oğludur. ^ 2015.Негов син е режисьорът Заза Урушадзе (р. 1965).
David Harbour – Jim Hopper, Hawkins Emniyet Müdürü amiri.David Harbour kao Jim Hopper - šerif policijske postaje gradića Hawkins.
1997-2000 İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü.Župan Vukovarsko-srijemske županije 1997.-2000.
Danimarka Krallığı, Grönland'ı sadece dış ilişkiler, emniyet ve mali politika bakımlarından yönetmektedir.Danska središnja vlada nadležna je samo za vanjsku politiku, sigurnost te financijsku politiku.
Oldukça emniyetli bir yangın söndürme metodudur.Ugrađen je i automatski sustav za gašenje vatre.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.Politik sám však tieto informácie poprel.
Fakat benim üzerimde bir de memleketi emniyet ve huzur içinde tutmak mesuliyeti var.Miestni ľudia žijú v ústraní a veľmi pokojným životom.
1967 Amerikalı araç üreticileri arka koltuklara da emniyet kemeri yerleştirdi.Približne od roku 1967 sa aj starším autobusom pri prelakovaní maľoval biely pás v podokennej časti.
Polis memuru, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde en alt polis rütbesidir.Šerif je po navadi najvišji policist v okraju.
Direkle tekne arasına bir emniyet ipi takılmalıdır.Na glavi je spredaj sklepna ploskev za stik s čolničem.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.Od leta 1979 je na ogled v stolnični zakladnici.
Favorit'in tüm koltuklarında emniyet kemeri bulunmaktadır.V podpornem loku so kipi svetnikov.
Bu komut köleyi emniyette almak için kullanılır.Takšni detektorji se uporabljajo za varnost zaposlenih.
Eski ismi Tariki olan bu sokak şimdi Emniyet Sokağı adını almıştır.Ulica, severno od soseske, še danes nosi poimenovanje po nekdanji vojašnici.
Ligi sonuncu sırada tamamlayan Emniyet ise bir alt lige düştü.Paskutinę vietą užėmusi komanda iškrito į žemesniąją lygą.
"Emniyet Hayal'e neden dokunmuyor?".Pavyzdžiui: Kodėl netiki pomirtiniu gyvenimu?
1993-1996 Mersin İl Emniyet Müdürlüğü.1993–1996 m. Nacionalinės vertybinių popierių biržos tarybos pirmininkas.
Bu motorlar daha güçsüz ama daha emniyetliydi.Tai buvo žymiai galingesnis variklis, tačiau nepatikimas.
Emniyet için ağırlık kemeri kullanmakta fayda vardır.Saugos diržai užtikrina papildomą saugumą.
1990-1991 Ankara İl Emniyet Müdürlüğü.1990–1991 m. V. Andrijausko personalinės įmonės vadovas.
Eski Emniyet Genel Müdürü.Buvęs LNDT generalinis direktorius.
1993-1996 Mersin İl Emniyet Müdürlüğü.1993–1996 Püssi linnavalitsuse jurist.
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.Ulatuslikus tulekahjus hukkus vähemalt kaks inimest.
1979-1981 Gemlik İlçe Emniyet Amirliği.1989–1991 Kaitseliidu ohvitser.
2. sınıf emniyet müdürleri, genellikle Polis Akademisi'nden mezun olurlar.Tegevliikme staatuses ollakse üldjuhul kõrgkooli lõpetamiseni.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.1977. aastal liideti Seljakülaga Aasaküla.
Böylece mezar emniyete alınmıştır.Täide sekreet kaitseb haudeid.
Aracın sürücüsü de emniyet veya askeri teşkilattan olabilir.Vahtkond võib olla osa väeüksuse või sõjaväeasutuse teenistustoimkonnast.
1960'ta Emniyet Genel Müdürlüğü yaptı.Temast sai 1960. aastal Olduvai väljakaevamiste direktor.
2007'de şöyle söylediklerinde basın bayıldı, "Evet, güvenli ve emniyetli."2008年プレスはまたも歓迎しました
2007'de şöyle söylediklerinde basın bayıldı, "Evet, güvenli ve emniyetli."A la prensa le encantó: "Oh, fiable y seguro," en 2007.
2007'de şöyle söylediklerinde basın bayıldı, "Evet, güvenli ve emniyetli."Прессе понравилось, когда они сказали: "О, надёжный и безопасный" в 2007 году.
Afganistan'da, Bin Ladin'e ve El Kaide'ye destek veren ve emniyetli ev olan Taliban hukumetini gorevden aldik.거의 3000명의 국민들이 우리 가슴에 메워지기 힘든 큰 구멍을 남기고 우리를 떠났습니다.
Afganistan'da, Bin Ladin'e ve El Kaide'ye destek veren ve emniyetli ev olan Taliban hukumetini gorevden aldik.3千人近い市民が我々から奪われ、私たちの心の中にはまるでぽっかりと大きな穴が空いたようでした。
Afganistan'da, Bin Ladin'e ve El Kaide'ye destek veren ve emniyetli ev olan Taliban hukumetini gorevden aldik.Así que fuimos a la guerra en contra de al Qaeda, para proteger a nuestros ciudadanos, amigos y aliados.
Afganistan'da, Bin Ladin'e ve El Kaide'ye destek veren ve emniyetli ev olan Taliban hukumetini gorevden aldik.Niinpä kävimme sotaan Al-Qaidaa vastaan, suojellaksemme kansalaisiamme, ystäviämme ja liittolaisiamme.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.그렇다지만, 최근의 충돌사고에서 3점식 안전벨트가 카시트보다 도리어 보호효과가 좋았습니다.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Maar inderdaad, in recente crashes doen de driepuntsgordels het zelfs beter dan de autozitjes.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Ma in realtà, negli incidenti recenti le cinture a tre punti fanno perfino meglio dei seggiolini.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Najświeższe dane pokazują, że pasy 3-punktowe są jeszcze lepsze od fotelików.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.,אבל בעצם, בתאונות האחרונות דווקא חגורות הכתף-אגן למעשה, משיגות אפילו תוצאות טובות יותר מכיסאות .הבטיחות
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.ولكن في الواقع ، في الحوادث الأخيرة ,حزام الخاصرة والكتف أظهروا نتائج أفضل من مقاعد السيارة
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.チャイルドシートより有効です そんなはずはない と思う人もいるでしょう
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.Ale dnešní energetický systém není jen neefektivní, je také rozpojený, stárnoucí, neférový a nezabezpečený.
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.Dar sistemul energetic de azi nu e doar ineficient, ci şi depășit, îmbătrânit, poluant şi nesigur.
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.그러나 오늘날의 에너지체계는 비효율적일 뿐만 아니라, 연계성을 잃었고, 낡았고, 청결하지 못하고, 불안정합니다.
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.Ma il sistema energetico odierno non è solo inefficiente, è anche scollegato, invecchiato, sporco e precario.
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.Nhưng hệ thống năng lượng ngày nay không hiệu quả, nó rất rời rạc, cũ kỹ, bẩn và không an toàn.
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.Porém, o actual sistema energético é não só ineficiente, como descoordenado, envelhecido, poluente e inseguro.
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.Но днешната енергийна система не е просто неефективна, тя е и прекъсната, остаряла, мръсна и нестабилна.
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.וכן גז טבעי שיכול להחליף את שניהם. אבל מערכת האנרגיה של היום היא לא רק לא יעילה, היא גם לא מחוברת,
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.لكن نظام الطاقة المعمول به اليوم ليس فقط غير اقتصادي, بل هو أيضاً نظام مفكك, و عتيق وقذر وغير آمن.
Ama günümüzün enerji sistemi sadece verimsiz değil aynı zamanda kopuk, yaşlanmış kirli ve emniyetsiz durumda.統合されておらず 老朽化しており 汚染を伴い 危険でもあります そこで改修の必要があるのです
Ama şimdi yeni bir ateşe ihtiyacımız var, bizi güvenli, emniyetli, sağlıklı ve kalıcı kılacak bir ateşe.Aber nun brauchen wir ein neues Feuer, das uns sicher, gesund und beständig macht.