Birinci sistemler net şekilde emniyet fonksiyonları üzerine odaklanmıştı.Ensimmäisten järjestelmien painopisteenä oli turvallisuustoimintojen käsittely.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Porukat lähettelevät terveisiä tuttavilleen ja sukulaisilleen.
Emniyetli fitiller her bir 30 cm için belirtilen yanma sürelerinde üretilmektedir.Paloaika ilmaistaan 30 cm:n palamiseen kuluvana aikana.
Makineli tüfekler bir ya da daha fazla mekanik emniyet tetiği tarafından kontrol edilir.Ilmatorjuntapanssarivaunut on aseistettu yksi- tai useampiputkisella ilmatorjuntakanuunalla.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Kaksi relettä (K1, K2) pakko-ohjatuilla koskettimilla tarjoavat käyttöön turvakoskettimet.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.Venäjän puolustusministeriö kiisti tiedon.
Emniyet Tümeni, 221.Etuajo-oikeuden päättyminen 221.
Işıklar her zaman açık olmalı, emniyet kemeri sürücü ve öndeki yolcu için zorunludur.Autossa oli turvavyö kuljettajaa ja etumatkustajaa varten.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Δώστε χαιρετισμούς σε όλους τους αγαπημένους φίλους από την καρδιά μου.
Bu durumun sebebi kısmen aşırı kalabalık ve emniyetsiz pişirme yöntemleri olarak gösterilmektedir.Αυτό έχει αποδοθεί εν μέρει στον συνωστισμό και τις μη ασφαλείς συνθήκες μαγειρέματος.
1996'da yakalandığı gün emniyetten kaçtı.Όταν του απονεμήθηκε το Βραβείο Ζαχάρωφ, το 1996, βρισκόταν ακόμα στη φυλακή.
Bu motorlar daha güçsüz ama daha emniyetliydi.Οι κινητήρες αυτοί ήταν όχι μόνο δυνατοί, αλλά και αξιόπιστοι.
1988-1990 Malatya İl Emniyet Müdürlüğü.1984-86 Μάλαμα Βεργή.
Süvari yüzbaşısı kendini emniyete almak için kaçıyor.Ο Παπουλάκος κατέφυγε στην Μάνη για να σωθεί.
Sınır, kıyı ve karasularımızın muhafaza ve emniyetini sağlamak.Προστασία της θάλασσας και των ακτών από ρύπανση.
"Emniyet Hayal'e neden dokunmuyor?".Δε «χώρεσε στο όνειρο»...
1957 Volvo firması iki noktalı çapraz emniyet kemerlerine kilit ekledi.Το 1925 το υπουργείο Γεωργίας έδωσε κλήρους ανταλλάξιμης γης 5 στρεμμάτων.
Emniyetsizlik durumunda dişiler nadiren yumurtalarını yiyebilir.Κατά την γενική εξέταση των κοπράνων σπάνια ανευρίσκονται αβγά.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü (İEM), İstanbul ilinin polis teşkilatıdır.Η Εσθονική Αστυνομία (εσθονικά: Eesti Politsei) είναι η υπηρεσία επιβολής του νόμου της Εσθονίας.
Birinci sistemler net şekilde emniyet fonksiyonları üzerine odaklanmıştı.De første systemer fokuserede på bearbejdning af sikkerhedsfunktionerne.
Kıyı Emniyeti Genel MüdürlüğüKystbeskyttelse Kystdirektoratet Dige
Emniyet kemeri - Taşıtlarda, can güvenliği için geliştirilmiş bir düzenek.Sikkerhedssele - en sikkerhedsanordning til køretøjer.
Korelilerin tek amacı, Wokou korsanlarına karşı deniz ticaretini emniyete almaktı.Den eneste begrundelse for Korea at have sin egen marine var at sikre søværts handel mod wokoupirater.
Security (güvenlik, emniyet) Riskten, tehlikeden ve kuşkudan uzak olma derecesini belirler.Sikkerhed er graden af beskyttelse mod fare, beskadigelse, tab og kriminalitet.
1996'da yakalandığı gün emniyetten kaçtı.Den sidste Hunter blev taget ud af tjeneste i 1996.
Aynı zamanda GMDSS ( Küresel Denizde Tehlike ve Emniyet Sistemini ) 'in de önemli bir parçasıdır.Dets brug er blevet udfaset til fordel for Global Maritime Distress and Safety System (GMDSS).
Apar topar onu emniyete götürür.Ekstra Bladet - Han gi'r tryghed.
David Harbour – Jim Hopper, Hawkins Emniyet Müdürü amiri.David Harbour som Jim Hopper, politisjefen ved Hawkins Police Department.
Korelilerin tek amacı, Wokou korsanlarına karşı deniz ticaretini emniyete almaktı.Den eneste begrunnelsen for Korea å ha sin egen marine var å sikre sjøverts handel mot wokoupirater.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.«Jeg bringer Dem hilsen fra Deres venner.
Bunlara emniyet tarafından yeşil pasaport verildi.I Norge utstedes sertifikater av Luftfartstilsynet.
"Emniyet Hayal'e neden dokunmuyor?".«Think your job sucks?
1929 yılında Millî Emniyet Hizmeti Riyâsetine atandı.I 1929 fulgte resten av Fristaten med.
Işıklar her zaman açık olmalı, emniyet kemeri sürücü ve öndeki yolcu için zorunludur.I bil- og flyseter er det vanlig med sikkerhetsbelter for førere og passasjerer.
1985-1988 Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü.1985–1989 medlem av Forsvarskomitéen.
Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Polis Meslek YüksekokullarıKrigsskoleutdannede offiserers landsforening Akademikerne
1979-1981 Gemlik İlçe Emniyet Amirliği.Hovedportens vakt fra 1989.
1. sınıf emniyet müdürleri, genellikle Polis Akademisi'nden mezun olurlar.Embedsmenn har vanligvis utdannelse på universitetsnivå.
3.Sınıf Emniyet Müdürleri, genellikle Polis Akademisi'nden mezun olurlar.Elevene som går ut av 7.trinn ved skolen fortsetter vanligvis ved Smestad ungdomsskole.
Emniyet binası yakınındaki evlerde yaşayan 20 kişi de yaralandı.Rundt 280 personer er bosatt i bygden Skomrak.
David Harbour – Jim Hopper, Hawkins Emniyet Müdürü amiri.David Harbour sebagai Jim Hopper, Kepala Departemen Polisi Hawkins.
Kur'an'a göre emniyet tedbiri olarak Mısır'a her biri ayrı kapılardan girerler.Untuk mejaga semua aturan-aturan adat yang telah ditetapkan tersebut, maka setiap suku memiliki Ninik-Mamak.
Boston emniyet müdürü Edward F. Davis vatandaşlara sokaklardan uzak durmalarını tavsiye etmiştir.Komisaris polisi Ed Davis sangat menyarankan agar masyarakat menjauhi jalanan.
Bu sistemler çok gizli bir güvenlik ve emniyet unsurları ile korunmaktadır.Sebagian besar sistem tersebut memiliki keamanan dan perlindungan yang lemah.
Emniyet Genel Müdürlüğü de bu gerçeği doğruladı.Konsulat tersebut mengkonfirmasikan hal tersebut.
1985-1988 Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü.Thứ trưởng Bộ Y tế 1985-1988.
David Harbour – Jim Hopper, Hawkins Emniyet Müdürü amiri.David Harbour trong vai Jim Hopper, Giám đốc Sở Cảnh sát Hawkins.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Chân thành gởi tới các bạn lời chào thân hữu!
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.Hỏa lực phòng không của con tàu đã trợ giúp bắn rơi ít nhất hai kẻ tấn công.
Böylece mezar emniyete alınmıştır.Ngôi mộ hiện được bảo tồn.
Uçuş ve yer emniyeti.Lịch bay và thông tin.
Bu sistemler çok gizli bir güvenlik ve emniyet unsurları ile korunmaktadır.Cách thức này khá hiệu quả so với các vùng đất bảo vệ thiếu thực thi và bảo mật.
Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün Allah bana selam ve emniyet vermiştir."またわたしの出生の日,死去の日,復活の日に,わたしの上に平安がありますように。
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?あなたは、自分自身の守護を自分で出来るとでも思っているのか。
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.しかし、軍警察はその情報を否定した。
Emniyete bilgi verdim.安否情報。
Bu yanıtlardan varılacak sonuç şudur: tüm taşıtlara emniyet kemerleri eklemek mükemmel bir fikirdir.以上のことから、シートベルトを全ての自動車に装備するのはよい考えと言える。
Bu nedenle emniyet kontrol sistemlerinin, PLC dünyası örneğini takip etmeleri şaşırtıcı değildir.したがって、パイロテクニクスの制御のような人命に関わる用途に使うのは安全ではない。
Bu sistemler çok gizli bir güvenlik ve emniyet unsurları ile korunmaktadır.厳重な警備と強いセキュリティーシステムによって守られている。
"Emniyet Hayal'e neden dokunmuyor?".『地獄でなぜ悪い Why don’t you play in hell?