Ana içeriğe geç
Sözlük

emniyet ile cümle

emniyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.Во время вооруженного штурма повстанцами здания местной полиции погибли по меньшей мере два человека.
Baş Polis Şefi (警視長 Keishi-chō?): Valilik Emniyet Müdürlüğü şefi.禾生 壌宗 Касэй Дзё:сю:) Глава Бюро Общественной Безопасности.
Bu cihaz kombinasyonları son olarak ilk emniyet rölesi olan PNOZ'un geliştirilmesini sağladı.Эти объединения устройств в конце концов привели к созданию первого защитного реле — PNOZ.
Oldukça emniyetli bir yangın söndürme metodudur.Обеспечивается объемное тушение пожара.
Babası - Abdullah Abdullayev, emniyet sisteminde çalışmıştır, rütbesi binbaşıdır.Отец – Абдулла Абдуллаев работник правоохранительной системы, имеет звание майора.
"0"—silah emniyet konumundadır, "1"—yarı-otomatik mod, "2"—tam otomatik ateşleme modudur.61:" 0"-предохранитель, "1" - одиночные, "20' - автоматический огонь) Материальная часть стрелкового оружия.
Minifix sayesinde mobilyalar sıkı ve yüksek emniyetle bağlanır.Благодаря сложной системе мускулов и сухожилий хобот обладает большой подвижностью и силой.
İnsanların huzûr ve sükûn içinde yaşamaları için lüzumlu emniyet tedbirleri aldı.Они также натравили на него людей, заставив укрыться в огороде Утбы и Шайбы.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Два реле (K1, K2) с контактами, управляемыми положительными сигналами, обеспечивают безопасную коммутацию.
"Bugün G. Saray-Emniyet Beşiktaş-İ.Центр — с. Чарода.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün çeşitli kademelerinde görev yaptı.ЗНАКИ РАЗЛИЧИЯ ГЕНЕРАЛЬНОГО КОМИССАРА ГОСБЕЗОПАСНОСТИ.
Emniyete bilgi verdim.Информация настораживала.
Emniyet için ağırlık kemeri kullanmakta fayda vardır.Использование ремней безопасности — обязательно.
1979-1981 Gemlik İlçe Emniyet Amirliği.В 1979—1981 гг. моторист вертолётного участка.
Böylece mezar emniyete alınmıştır.وبذلك تكون الخزنة مدفنا.
Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün Allah bana selam ve emniyet vermiştir."ومما قاله فيها: « رحمة الله تغشاك ، وسلامه عليك يوم يلقاك ، وفي الشهداء والخالدين زمرتك في يوم الخلود.
Uçak daha sonra emniyetli bir şekilde Heathrow Havaalanı'na iner.انتقلت الشركة في وقت لاحق إلى مطار هاتفيلد في هيرتفوردشاير.
Oldukça emniyetli bir yangın söndürme metodudur.يستخدم كوسيلة وقاية ضد الحريق.
Bunlara emniyet tarafından yeşil pasaport verildi.وقد أجمع العلماء على جواز الضمان.
1990-1991 Ankara İl Emniyet Müdürlüğü.مدير دائرة العلاقات 1990-1994م.
Emniyet genel müdürü, Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki en yüksek rütbedir.وحدة السيطرة الرئيسية في مديرية الامن العام.
Kamran Mir Hazar bu güne kadar iki kez Afganistan Emniyet güçlerince gözaltına alınmıştır.Kamran Mir Hazar foi preso duas vezes e mal-tratado pos agentes de segurança no Afeganistão .
Emniyet kemeri - Taşıtlarda, can güvenliği için geliştirilmiş bir düzenek.Codificadas - muito utilizadas em automóveis e travas de segurança.
Emniyet Genel Müdürlüğü de bu gerçeği doğruladı.O inspector de habitação sublinhou isto.
Birinci sistemler net şekilde emniyet fonksiyonları üzerine odaklanmıştı.Os primeiros sistemas concentravam-se no processamento das funções de segurança.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Dois relés (K1, K2) com contatos de acionamento positivo disponibilizam os contatos de ligação seguros.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.Contudo, o Serviço Sueco de Segurança desmentiu as informações.
Security (güvenlik, emniyet) Riskten, tehlikeden ve kuşkudan uzak olma derecesini belirler.Segurança é a percepção de se estar protegido de riscos, perigos ou perdas.
Süvari yüzbaşısı kendini emniyete almak için kaçıyor.O próprio Valdomiro partiu para a cobrança da falta.
Boston emniyet müdürü Edward F. Davis vatandaşlara sokaklardan uzak durmalarını tavsiye etmiştir.O comissário de polícia, Ed Davis, recomendou que as pessoas fiquem em casa.
İnsan, hayvan ve taşıt trafiğinin hızla, kolayca ve emniyetle ilerlemesine yardımcı olur.Nick promete-lhe dinheiro, sucesso e mulheres, rápida e facilmente.
Wisconsin Eyaleti ön koltuklarda emniyet kemeri kullanımını mecbur tuttu.DMRC tornou obrigatório o uso de capacetes de segurança nos canteiros de obras.
Bu cihaz kombinasyonları son olarak ilk emniyet rölesi olan PNOZ'un geliştirilmesini sağladı.Estas combinações de aparelhos levaram ao desenvolvimentos do primeiro relé de segurança, o PNOZ.
Oldukça emniyetli bir yangın söndürme metodudur.Sendo assim, o método mais utilizado de extinção de incêndio.
Görev yapan emniyet müdürlerinin bir bölümü daha önce teşkilatın alt kademelerinde görev yapmıştır.Seu cartório de registro civil, porém, continua em operação com os limites da divisão anterior.
Emniyet kaynaklarına göre mitingde 22 bin 833 kişi mevcuttu.Actualmente, de acordo com fontes, tem 2233 membros em toda a Espanha.
Ercan Özdal - Sahir - Emniyet Amirinin sağ kolu olan polistir.Capitão Segura — Chefe de polícia temido por todos, famoso torturador.
Sancağın düzen ve emniyetini sağlamak.Estabelecer e manter um sistema de segurança de rede.
3) 1976 tarihli Atom Enerjisi Kurumu (Özel emniyet mensupları) Yasası (c.A Lei de Regulação dos Poderes Investigativos de 2000 (c.
Aynı zamanda GMDSS ( Küresel Denizde Tehlike ve Emniyet Sistemini ) 'in de önemli bir parçasıdır.MMSI is een deel van het GMDSS (Global Maritime Distress and Safety System).
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.Bij een tweezijdig ongeval zijn ten minste twee verkeersdeelnemers betrokken.
Bu cihaz kombinasyonları son olarak ilk emniyet rölesi olan PNOZ'un geliştirilmesini sağladı.Deze apparaatcombinaties leidden tot de ontwikkeling van het eerste veiligheidsrelais, de PNOZ.
Emniyet amiri- Hapishane idarecisi.Schutzhaft – administratieve aanhouding.
"Yeni mevsimde kulüplerimiz: 10 - Emniyet".De serie telt tot nu toe 10 seizoenen en 10 Oh Yeah!
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Dat je voor jezelf moet opkomen.
Bazı emniyet tetikleri ise geriye kilitlendiklerinde dururlar.Zijn ze in de sluitpositie aangekomen, dan worden ze afgezonken.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.Dit werd door de Rijksvoorlichtingsdienst ontkend.
Favorit'in tüm koltuklarında emniyet kemeri bulunmaktadır.Opslaan van webadressen in de Favorieten.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Groet wel de andere vrienden voor mij.
Emniyet yetkilileri hâlen Mafya'yı ABD'nin en büyük organize suç grubu olarak nitelendirir.De Amerikaanse maffia is de belangrijkste misdaadorganisatie van de Verenigde Staten.
Süvari yüzbaşısı kendini emniyete almak için kaçıyor.Het Vrijwilligersleger maakte zich op om naar de Koeban te trekken.
6-9 Ocak 1921 tarihleri arasındaki muharebeler, örtme ve emniyet kuvvetleri harekatı şeklinde cereyan etti.3-9 februari: Het geweld tussen de betogers en tegen journalisten hield enige tijd aan.
2000 yılında Federal Emniyet Teşkilatı (BKA)'da çalışmaya başladı.In 2000 begon ze te werken bij het Rijksarchief.
Mahallenin tarihinde hiçbir emniyet olayına rastlanmamıştır.Tijdens zijn burgemeesterschap vonden er geen incidenten plaats.
2. sınıf emniyet müdürleri, genellikle Polis Akademisi'nden mezun olurlar.Meestal gaat de leerkracht mee met de klas, dikwijls vergezeld van een tweede begeleider uit het schoolteam.
Monte di Pieta o zamanlarda Fransisken tarikatı tarafından emniyet sandığı olarak kurulmuştu.Poradowska was in deze periode een gevestigd auteur van Franse fictie.
Oldukça emniyetli bir yangın söndürme metodudur.Het wordt hiermee makkelijk een vuur te stichten.
Emniyeti artırmak amacıyla sistemde 6.000'e yakın gözlem kamerası kullanılmaktadır.W nocy do obserwacji terenu używa pasywnego przyrządu obserwacyjnego o powiększeniu 6x.
Ancak Emniyet teşkilatı bu bilgiyi yalanladı.Już wtedy jednak portier zaprzeczał tym informacjom.
Emniyet ipleri veya benzer yardımcı araçlar ile yapılır.Zuchami opiekuje się drużynowa lub drużynowy przy pomocy przybocznych.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod