Rangerlar çevreyi emniyete aldı. Dört köşeden. Yarbay, bize ateş ediyorlar!- Sim, cIaro! <i>Os Rangers isolaram o perímetro.</i> <i>Quatro cantos.</i>
Rangerlar çevreyi emniyete aldı. Dört köşeden. Yarbay, bize ateş ediyorlar!Småfåglarna landar vid målet.
Rangerlar çevreyi emniyete aldı. Dört köşeden."לוחמי ה"ריינג'רס .מאבטחים את השטח
Rangerlar çevreyi emniyete aldı.Ikke bange!
Rangerlar çevreyi emniyete aldı.Rangers estableciendo perímetro.
Rangerlar çevreyi emniyete aldı.Οι Ρέιντζ ερ στήνουν την άμυνα.
Rangerlar çevreyi emniyete aldı.Рейнджъри,обезопасете периметъра, четирите ъгъла.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Alors on se contente de ces sièges, et on attache le siège auto et la ceinture dessus.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Así que sólo tienen estas bancas y les atan el asiento y el cinturón.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Dus ze hebben zitbanken, en ze maken de autostoel en de veiligheidsgordel erop vast.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Există nişte locuri gen bancă, şi se leagă scaunul auto şi centura de siguranţă pe ea.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.그냥 자동차 좌석만 가지고 와서 거기에 카시트를 안전벨트로 묶습니다.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Manekiny przypina się pasami do foteli, które z kolei są przypięte do całej konstrukcji.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Så de använder bara dessa bänkar med säten, och fäster stolarna och säkerhetsbältet på den.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Sie haben also nur diese Sitzbänke, woran sie den Sicherheitsgurt und Kindersitz befestigen.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Só têm estes assentos de bancos e prendem neles a cadeira auto e o cinto de segurança.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Usano questi sedili di prova, e ci installano sopra cinture e seggiolini.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Έχουν αυτούς τους πάγκους και δένουν με λουριά το κάθισμα και τη ζώνη ασφαλείας πάνω σε αυτά.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Имат само едни седалки-пейки, и затягат столчето за кола и колана върху тях.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.Поэтому у них есть многоместные сиденья и они пристёгивают детское кресло и ремень безопасности к нему.
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.,אז יש להם רק את ספסלי הרכב הללו .והם רותמים את כסאות הרכב ואת החגורות אליהם
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.لذى هم لديهم هذه المقاعد البديلة مضافا عليها مقاعد الأطفال وأحزمة الأمان
Sadece şu bank koltuklardan alıp, araç koltuğunu ve emniyet kemerini bunun üzerine bağlıyorlar.そこにシートベルトを締めチャイルド シートをのせます こちらをご覧ください
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Hozzáteszem, hogy minden nem biztonságos tranzakció jó példája a fogolydilemmának.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.완전히 보증 할 수 없는 거래는 '죄수의 딜레마' 의 좋은 예라고 할 수 있습니다.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Laat me zeggen dat elke ongedekte transactie... een goed voorbeeld van het dilemma van de gevangene is.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Lasciatemi dire che ogni transazione rischiosa è un buon esempio del dilemma del prigioniero.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.O să spun doar că fiecare tranzacţie nesecurizată e un bun exemplu de dilemă a prizonierului.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Permettez-moi d'affirmer que chaque transaction non-sécurisée est un bon exemple du dilemme du prisonnier.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Permítanme decir que toda transacción no garantizada es un buen ejemplo del dilema del prisionero.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Pozwólcie tylko że powiem, że każda niezabezpieczona transakcja jest dobrym przykładem dylematu więźnia
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Tôi có thể nói rằng mỗi cuộc giao dịch không chắc chắn là một ví dụ điển hình cho song đề tù nhân.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Ας πούμε ότι κάθε ανασφαλής διάδραση είναι ένα καλό παράδειγμα του διλήμματος του φυλακισμένου.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Можно сказать, что любая незащищённая сделка может служить примером "дилеммы заключённого".
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.Нека ви кажа, че всяка необезпечена сделка е добър пример за дилемата на затворника.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.רק אגיד ואומר שכל עסקה לא בטוחה היא דוגמא טובה לדילמת האסיר.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.واسمحوا لي أن أقول أن كلّ معاملة غير مضمونة هي مثال جيد على معضلة السجين.
Sadece şunu söyleyeyim ki her emniyetsiz alışveriş tutsak ikileminin iyi bir örneğidir.囚人のジレンマの良い例だと言っておきましょう モノを持っている人も お金持ちも お互い信頼できないと
Sayın Valim, emniyet müdürüm, milletvekilleri sesimizi duysunlar.Gobernador, jefe de seguridad, senadores, escúchennos.
Seni yere koyuyorum. C-2, 64 enkazının oradayız, çevreyi emniyete aldık. -İyi misiniz?غوفينا، أنزلهم.
Şey, benim emniyetim bu komutanım. Boşverin komutanım.Bom, esta é a minha segurança.
Şey, benim emniyetim bu komutanım. Boşverin komutanım.حسنا، هذا ليس أخر الصف. نعم، أعرف.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Ett till skattebekostat Delta safari? Inte om General Garrison fråga.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Iată siguranţa mea, domnule.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Je to moja bezpečnosť, pane.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Pues, éste es mi seguro, señor.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Safari Delta yang dibiayai pembayar pajak lagi? - Bukan jika Jend. Garrison yang tanya.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Sergent. Hvad sker der her? Bare en flyvende skydeøvelse, Sir.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.To ale není moc bezpečné pro mě, pane.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Tukaj ga varujem, gospod.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.- Znowu Delta urządza safari? - Nie, jeśli pyta generał Garrison. Ja pytam.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Αυτή είναι η ασφάλειά μου, κύριε.
Şey, benim emniyetim bu komutanım.Добре, това е моята безопасност, сър.
Şey, benim emniyetim bu komutanım..כאן הנצרה שלי, המפקד
Şimdi ise, emniyet kemerinizi takmadıysanız hiçbir çocuk arabayı sürmenize izin vermez.Aujourd'hui, pas un enfant ne vous laissera conduire si vous n'attachez pas votre ceinture de sécurité.
Şimdi ise, emniyet kemerinizi takmadıysanız hiçbir çocuk arabayı sürmenize izin vermez.Azi, niciun copil nu te va lăsa să conduci dacă nu ai centura de siguranță.
Şimdi ise, emniyet kemerinizi takmadıysanız hiçbir çocuk arabayı sürmenize izin vermez.Dnes vás žádné dítě nenechá řídit, pokus se nepřipásáte.
Şimdi ise, emniyet kemerinizi takmadıysanız hiçbir çocuk arabayı sürmenize izin vermez.Dnes váš žiadne dieťa nenechá jazdiť, kým nemáte zapnutý pás.
Şimdi ise, emniyet kemerinizi takmadıysanız hiçbir çocuk arabayı sürmenize izin vermez.Dziś, żaden dzieciak nie pozwoli wam jechać jeśli nie założycie pasów.
Şimdi ise, emniyet kemerinizi takmadıysanız hiçbir çocuk arabayı sürmenize izin vermez.Heutzutage wird kein Kind Sie fahren lassen wenn sie nicht einen Sicherheitsgurt tragen.