Ana içeriğe geç
Sözlük

emir ile cümle

emir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her ikisi için de bir askerî cenaze töreni yapılmasına emir verir.Obaj byli zaangażowani w zorganizowanie uroczystości pogrzebowych Mazu.
Bu emirsiz hareketi için ise 3 gün hapis cezası almıştır.Za swój czyn oficer skazany został na 3 dni aresztu.
Hakkındaki tutuklama emirlerine rağmen araştırmacı gazeteciliğine devam etti.Pomimo zasiadania w parlamencie kontynuował pracę dziennikarza.
Bu plan babasının açıkça yapmamak için kendine emir verdiği büyük bir saldırgan harekat idi.Zdeterminowany ojciec poczynił starania, by odwieść go od tego planu.
Emir alıp vermek benim kişiliğimle, duygularımla hiç bağdaşmayan bir şey.O tym, co mnie wewnętrznie dotyczy i angażuje, nie mogę mieć opinii.
Ahmet Al-Cabir'in oğlu Cabir Al-Ahmet Al-Cabir Al-Sabah 1977-2006 yılları arası Kuveyt emiriydi.Nosi imię Jabira Al Sabaha, emira Kuwejtu w latach 1977–2006.
Cephe birlikleri STAVKA'nın emirleri doğrultusunda 29 Ağustos'tan itibaren savunma pozisyonu aldı.Do 29 sierpnia dywizja zajęła przygotowane pozycje obronne.
O emirleri dinlemekten başka seçeneğim yok.Nie mam innego wyboru niż słuchać tych rozkazów.
Cennete girmek için Musa'nın öğütlediği On Emir dışında bu mitsvalara da uyulması gerekmektedir.Akt I På Guds befallning för Moïse med sig De tio budorden till sitt folk.
İsa bin Meryem inecek ve Müslümanların emiri ona söyleyecek: "Namazımızı kıldır" O söyleyecek: "Hayr.Ordet Marana'ta! är arameiska och betyder ungefär "Du vår herre, kom!".
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Drottningen delar inte ut order eller berättar för myrorna vad de ska göra.
Ancak Allah'ın emir ve yasağı ile bir şeyin iyi ya da kötü olduğu bilinir.Vill Gud något därför att det är gott, eller är något gott därför att Gud vill det?
Doğu cephesinde yaralandıktan sonra Dr. Joseph Goebbels'nin emir subayı oldu.Efter att ha sårats på östfronten blev han Joseph Goebbels adjutant i slutet av 1941.
Bu emirler tüm İSK askerlerine ulaşmalıdır."Ryssland måste dra bort sina trupper".
Ayaw emir cümlelerini ifade etmekte kullanılır.Ayaw används för negativa befallningar.
Emir Süleyman Çelebi Ayaslug'a (Selçuk) kadar sokuldu.Al-Mu'tasim lät uppföra palatset Jawsaq al-Khaqani.
Kuveyt Emiri, Kuveyt'in devlet başkanıdır.Kuwaits emir är landets statschef.
Bu iki emir Karamanoğulları'na kaçtı.Båda männen flydde mot älven.
Bunun üzerine sinirlenen Musa, 10 Emir tabletlerini kırar.1738 bygger Daniel Stråhle en orgel med 10 stämmor.
O yüzden Abdülhamid, onun öldürülmesi için emir verdi.Därför beordrade de Barghash att abdikera.
Bu emirsiz hareketi için ise 3 gün hapis cezası almıştır.Hans politiska aktiviteter ledde till tre års husarrest.
Onbaşı Joseph Bowman: Yine Mason'dan daha aşağı rütbededir ancak ara sıra bize emirler verir.I Esbjerg fB blev Jones Kusi-Asare aldrig ordinarie utan har oftast fått agera inhoppare ett fåtal gånger.
Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai'nin yıkım hali olarak gösterilmesinden dolayı oyunu yasakladı.Spelet förbjöds i Förenade Arabemiraten för dess skildring av ett förintat Dubai.
Emir sistemiyle kurulan açık disipline, sızıların birikimiyle oluşan gizli bir disiplin eşlik eder.Därför arbetar familjerådgivningen efter stränga sekretessregler.
Düşman Fırat'ı geçer geçmez Halid Müslüman kuvvetlere harekete geçmeleri için emir verdi.Utan att ha rekognoserat fiendens ställningar beordrade Dieskau ett allmänt anfall.
Ümit ikili oynayarak Emiroğlu Ailesini zor durumda bırakır.Akt 2 Bánk är djupt oroad för sitt fosterland.
Futbolcu Emir Spahić'le kuzendir.Džeko är kusin med Emir Spahić.
Umman, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen'de bulunur.Den har påträffats i Oman, Saudiarabien, Förenade arabemiraten och Jemen.
Emirhan kurulusu oldukça eski bir Manav mahallesidir.Ordningen är en ganska gammal djurgrupp.
Bunların da Cimri İsyanı'nda öldürülmeleri üzerine, Ladik emirliğine Ali Bey gönderilmiştir.Den som utan avsikt kan anses vållande till annans död, döms för vållande till annans död.
Osman et-Tavilî, Allah'ın emirlerine tam uyup, yasaklarından şiddetle sakınırdı.Han övertalade dem sedan till att ta avstånd från Gud och dopet, och vanhelga hostian.
Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti.Förenade Arabemiraten.
Amanda Waller'ın emirlerini yerine getirmek için görevlendirilmiştir.Hon följer blint alla order Hilt ger.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.Han ger då order till sina män att följa efter henne.
Firavun Musa'nın zincire vurulup zindana atılmasına emir verir.Сека (фараон) Віла-Сека (Армамар) — парафія.
Bu emir yerine getirilmedi.Цей наказ не було виконано.
Emire baharın gelişini temsil eder.Це дерево символізує прихід весни.
Kabri Küçük Emir Efendi yakınındadır.Невелика панська контора теж знаходиться поблизу господарського двору.
Saray giderleriyle ilgili ödeme emirler, devlet ricalinden on iki kişinin imzasını taşıması gerekmektedir.Для вступу протоколу в силу необхідна його ратифікація десятьма країнами-учасницями Пакту.
Gemiyi kullanır ve mürettebata emirler verir.Крім управління судном, необхідно віддавати накази екіпажу.
HMD'nin diğer ana ofisleri Londra ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde Dubai'de bulunmaktadır.Інші головні офіси HMD розташовані в Лондоні, Англії та Дубаї, ОАЕ.
Emirates'in 102.Гімн до Делоса 102.
Komplocu emirlerin onu yakalamaya imkanları olmadı.Флаг-капітан не дав виконати його наказ.
Emirler yayınlamış ve hatta Aleksios'un emirlerini kendisine uygun hale getirip değiştirmiştir.Вони спілкувались і Адріан, можливо, користувався його порадами.
Biz millet olarak bir kadından emir almaya alışkın değiliz.Чоловік не мав права розпоряджатися особистим майном жінки.
1 Ekim 1901), 1880-1901 arasında hüküm süren Afganistan emiri.1844 — 1 жовтня 1901) — емір Афганістану у 1880 — 1901 роках.
Hiçbir zaman bir emir vererek savaşa etkili olmadı.Головним правилом для воїнів ордену було ніколи не здаватися у полон.
Bu durumda Malinovski, cephe kuvvetlerinin ileri harekâta devam etmesi yönünde gereken emirleri verdi.Дізнавшись про це, Мініх віддав наказ про наступ головним силам.
Mehmet bu iki düşman komutaninın zindana atılmasına emir verir.Надійшов наказ вивести обидва мехкорпуса з бою.
Von Spee, Pasifik'te dağınık vaziyette seyir halindeki hafif kruvazörlerini geri çağırmak üzere emir verdi.Фон Шпеє наказав легким крейсерам і транспортам розходитися в різних напрямах.
Kasım 2016 itibarıyla on bir farklı -200LR müşterisi, tamamlanmamış emir olmadan 59 uçak teslim aldı.Станом на жовтень 2016 року, одинадцять різних замовників −200LR отримали 59 літаків і більше замовлень немає.
Ağustos 1980'de emir Cabir, yeni bir parlamento kurma çalışmalarına başladı.В квітні 1983 року Скаллі розпочав роботу на новій посаді.
Devlette gevşeklik ve zayıflık baş gösterince emirleri dinlemez oldu.Авраам, не вагаючись, послухався.
Mekke Emiri Şerif Hüseyin, bağımsızlığını ilan etti.Професор Тарп пишався своєю незалежністю.
Emirlikte sendikalar, siyasi partiler yasaklı bulunmaktadır.Діяльність політичних партій та профспілок заборонена.
Bu tür emirleri astların yerine getirme mecburiyetleri yoktur.Для встановлення таких застосунків не вимагається адміністраторських прав.
Bunun üzerine sinirlenen Musa, 10 Emir tabletlerini kırar.Мойсей трощить таблиці з десятьма заповідями і замовкає.
3 Haziran 1980, Doha), mevcut Katar Emiri.3 червня 1980, Доха, Катар) — 8-й емір Катару з 25 червня 2013.
Emiromarlar (Uzun) Malatya’dan gelmişlerdir.Мальтійці — етнічне населення Мальти.
Bunlar 1708 yılındaki bir emirle eski yerlerine gönderildiler.Ці додані елементи були видалені в 1708 році.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod