emir ile cümle

emir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Firavun Musa'nın zincire vurulup zindana atılmasına emir verir.Mojżesz rozmawia z faraonem prawie zawsze w obecności Aarona.
Dolayısıyla bu emir fiilen yaralı esirlerin çoğunu ölüme mahkum etti.Rozkaz ten de facto skazywał większość rannych jeńców na śmierć.
Kraliçe karıncalara ne yapmaları konusunda direkt emirler vermez.Królowa nie wydaje mrówkom poleceń, co mają robić.
(Sözlerini emir bilmişlerdi.)II, s. 356, 361, 352.]] ].
Emir almak-vermek istemiyorum.Nie przynoszę nowego rozkazu.
Hükümdarları sırasıyla; Emir Berçem, Berçemoğlu Mahmud, Fahreddin Ebû-İshak İbrahim, Süleyman Şah'dır.Ibrahim Suwayyed Al-Shahrani (ang.). .
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Mojżesz przyjmuje dziesięć przykazań na górze Synaj.
Bunun üzerine, İkşidler emirinin ikazına rağmen, Tüzün ile görüşmeye geçti.Kiedy oddział osiągnął cel, na polanie – opodal ogniska – zobaczyli Piłsudskiego.
1031'de halîfenin otoritesi sarsıldı, ülke emirliklere bölündü.Po 1031 roku został oślepiony na polecenie tego ostatniego.
Emirliğin toplamda 24 hükümdarı vardı ama bunlardan sadece bazıları bilinmektedir.Do dynastii tej należało 11 władców, ale tylko kilku z nich znanych jest ze współczesnych im źródeł.
Melikşah amcasını affedip onu Umman'a emir olarak göndermeye razı olur gibi idi.Po drodze anioł Boga zatrzymał jego oślicę i nakazał mu powiedzieć tylko to, co kazał Bóg.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.Wykonuje jego polecenia.
Güney İtalya'da ise Bari Emirliği kuruldu.Rękopis sporządzony został w południowych Włoszech.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.Żołnierze, którzy uchybili przyjętym zasadom byli surowo karani.
Son olarak 2006'da da Holloway semtindeki Emirates Stadyumu'na taşındı.W 2006 roku klub przeprowadził się na Emirates Stadium położony w Holloway.
Emir Ersoy tarafından aranje edilmiştir.Wynalezienie jej przypisywano Erato.
Emir subayı olarak Hitler'in günlük programlarından mesuldüm.Generalna Gubernia w planach hitlerowskich.
Fakat emir nehri geçmeyi olanaksız buldu.Miały zadanie nie dopuścić do przekroczenia rzeki.
19 Mayıs 1941'de Wehrmacht "Rusya’nın birliği için kılavuz ilkeler" başlıklı bir emir daha yayınladı.19 maja 1941 OKW wydało kolejny rozkaz, zatytułowany „Wytyczne zachowania się wojsk w Rosji”.
Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti.Zjednoczone Emiraty Arabskie.
Asya (AFC) Güney Kore ve Birleşik Arap Emirlikleri turnuvaya katılmaya hak kazandı.Azja (AFC) Korea Południowa i Zjednoczone Emiraty Arabskie awansowały.
Birinci Dünya Savaşı'nın başında 19. Yedek Piyade Tugayı'nda Tugay emir subayı olarak görev yaptı.Na początku I wojny światowej służył jako adiutant w 19 Rezerwowej Brygadzie Piechoty.
Perry'e emirleri verir.Przekazuje Clare rozkazy.
1971 - Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşmiş Milletler'e üye oldu.1971 – Zjednoczone Emiraty Arabskie zostały członkiem ONZ.
Bu emir yerine getirilmedi.Rozkazu nie wykonano.
Rembrandt'in On Emir isimli eseri.Boerner działał pod pseudonimem Emil.
Emir ise sis, duman, bulut anlamlarını taşır.Pochodzi od połabskiego słowa dym, oznaczającego dym, mgłę.
Diğer emir ve madalyaların üzerinde sandığın sol tarafında giyilir.Order noszono na lewej stronie piersi, nad innymi orderami lub medalami.
Medal of Honor: Pacific Assault'ta arkadaşlarımıza emir verebilmekteyiz.Medal of Honor Pacific Assault (ang.).
Harezm hükümdarı Cigan, "Hamcerd" adlı bir şehrin emiri olan kardeşi Hürrezat'a karşı ondan yardım istedi.Prosi brata o pomoc z odwróceniem życzenia, niestety i on traci pamięć a po chwili również znika.
İtaat, prensip olarak emir veyâ yasaklara uymaktır.Wbrew zasadzie, ale zgodnie ze zwyczajem.
Onun için Elcezire Emiri olan amcası Adil'den yardım istedi.Wtem na pomoc przybył jej Maui, któremu hak jednak wciąż działał.
Elrond, Gil-Galad'ın emir subayı olur.Jednocześnie Elrond został namiestnikiem Gil-galada w Eriadorze.
Dubai Emirliği ( إمارة دبيّ‎‎ Imārat Dubayy), Birleşik Arap Emirlikleri'ne bağlı 7 emirlikten birisidir.دبيّ Dubayy) – jeden z siedmiu emiratów tworzących Zjednoczone Emiraty Arabskie na Półwyspie Arabskim.
İki yıl sonra oğlu Emir Zahir'i dünyaya getirerek ikinci kez anne oldu.W styczniu 2010 po raz drugi została matką, na świat przyszła jej córka Zuzanna.
Nadakhan'ın emirlerini yerine getirir.Jest polecenie Nazarbajewa.
1. Tabur'un emir subayı olarak görev yaptı.Pełnił funkcję zastępcy dowódcy 1 batalionu.
Emirdeki imza, Best'e göre okunaklı değildi.Tymczasem rozkazy Bazaine'a stały się kompletnie niezrozumiałe - np.
Fakat Hitler hiç beklenmedik bir emir verdi.Ostatecznie jednak Hitler nie zdecydował podpisać rozkazu.
Cihan Şah'ın son zamanların­da dört emîr-i dîvân vardı.W historii szachów rozegrano zaledwie cztery takie spotkania.
Her ikisi için de bir askerî cenaze töreni yapılmasına emir verir.Obaj byli zaangażowani w zorganizowanie uroczystości pogrzebowych Mazu.
Bu emirsiz hareketi için ise 3 gün hapis cezası almıştır.Za swój czyn oficer skazany został na 3 dni aresztu.
Hakkındaki tutuklama emirlerine rağmen araştırmacı gazeteciliğine devam etti.Pomimo zasiadania w parlamencie kontynuował pracę dziennikarza.
Bu plan babasının açıkça yapmamak için kendine emir verdiği büyük bir saldırgan harekat idi.Zdeterminowany ojciec poczynił starania, by odwieść go od tego planu.
Emir alıp vermek benim kişiliğimle, duygularımla hiç bağdaşmayan bir şey.O tym, co mnie wewnętrznie dotyczy i angażuje, nie mogę mieć opinii.
Ahmet Al-Cabir'in oğlu Cabir Al-Ahmet Al-Cabir Al-Sabah 1977-2006 yılları arası Kuveyt emiriydi.Nosi imię Jabira Al Sabaha, emira Kuwejtu w latach 1977–2006.
Cephe birlikleri STAVKA'nın emirleri doğrultusunda 29 Ağustos'tan itibaren savunma pozisyonu aldı.Do 29 sierpnia dywizja zajęła przygotowane pozycje obronne.
O emirleri dinlemekten başka seçeneğim yok.Nie mam innego wyboru niż słuchać tych rozkazów.
Cennete girmek için Musa'nın öğütlediği On Emir dışında bu mitsvalara da uyulması gerekmektedir.Akt I På Guds befallning för Moïse med sig De tio budorden till sitt folk.
İsa bin Meryem inecek ve Müslümanların emiri ona söyleyecek: "Namazımızı kıldır" O söyleyecek: "Hayr.Ordet Marana'ta! är arameiska och betyder ungefär "Du vår herre, kom!".
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Drottningen delar inte ut order eller berättar för myrorna vad de ska göra.
Ancak Allah'ın emir ve yasağı ile bir şeyin iyi ya da kötü olduğu bilinir.Vill Gud något därför att det är gott, eller är något gott därför att Gud vill det?
Doğu cephesinde yaralandıktan sonra Dr. Joseph Goebbels'nin emir subayı oldu.Efter att ha sårats på östfronten blev han Joseph Goebbels adjutant i slutet av 1941.
Bu emirler tüm İSK askerlerine ulaşmalıdır."Ryssland måste dra bort sina trupper".
Ayaw emir cümlelerini ifade etmekte kullanılır.Ayaw används för negativa befallningar.
Emir Süleyman Çelebi Ayaslug'a (Selçuk) kadar sokuldu.Al-Mu'tasim lät uppföra palatset Jawsaq al-Khaqani.
Kuveyt Emiri, Kuveyt'in devlet başkanıdır.Kuwaits emir är landets statschef.
Bu iki emir Karamanoğulları'na kaçtı.Båda männen flydde mot älven.
Bunun üzerine sinirlenen Musa, 10 Emir tabletlerini kırar.1738 bygger Daniel Stråhle en orgel med 10 stämmor.
O yüzden Abdülhamid, onun öldürülmesi için emir verdi.Därför beordrade de Barghash att abdikera.

İlgili Sayfalar