Emir İtil b.Ordine Apodi 1b.
İlk gün pozitif emirleri, ikinci gün ise negatif emirleri okurlar.I comandamenti positivi sono cantati nel primo giorno e quelli negativi nel secondo giorno di celebrazione.
Murdoch'un emirleri hala bilinmiyor veya teyit edilemiyor.Il corpo di Horemheb non è, ad oggi, stato ancora rinvenuto o identificato.
Biz bu emirdeki Rab isminden dersimizi alarak, öncelikle kendimizde tecelli eden ilâhî terbiyeyi okuruz.Sia fatta la volontà del Signore, io predicherò con quella diligentia che potrò: Nostro Signore me guidi».
Hitler'in baş emir subayı olarak Burgdorf, Mareşal Erwin Rommel ölümünde önemli bir rol oynadı.Grazie a tale posizione svolse un ruolo di primo piano nella morte del Feldmaresciallo Erwin Rommel.
Sonradan Hasi Nasir Diyarbakır emirliğine geçmiştir.In seguito il Consiglio ha giurato fedeltà a Nayef.
Eski Birleşik Arap Emirlikleri arması (1973-2008))Precedente emblema nazionale (1973 - 2008).
Emirgân'ın en büyük problemi ise hızlı kentleşme sonucu oluşan betonlaşmadır.La principale caratteristica sonora dello strumento è il forte attacco seguito da uno smorzamento velocissimo.
Sonra da Emir Kur Boğa'yı İsfahan'da bulunan veliaht Berkyaruk'u yakalamak için gönderdi.Il re offre l'invio di un elefante danzante che ha catturato a Kashgar.
Var olan anlaşma ve emirlere karşı gelerek, Sırbistan ve Epir Despotluğu'nun her ikisine saldırdı.Nonostante i trattati esistenti e contro le istruzioni, decise di attaccare sia la Serbia che l'Epiro.
Fiilin beş hali vardır: şimdiki zaman, iki farklı geçmiş zaman, gelecek zaman ve emir kipleri.Il verbo aveva cinque forme: presente, due passati, futuro e imperativo.
Emirzeli Helenistik dönemde Olba krallığının önemli bir kentiydi.Durante la dinastia Han era un regno molto importante.
Pentominium, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde inşaat halinde olan bir gökdelendir.Pentominium è un grattacielo attualmente in costruzione nella città di Dubai.
On Emir Ahlaki yasalar - cinayet, hırsızlık, dürüstlük, zina vb.Essa contiene: Dieci comandamenti Leggi morali (omicidio, furto, onestà, adulterio ecc.)
Qhorin, Jon’a onu öldürmesi için emir verdiğinde, Jon gizlice Ygritte’in gitmesine izin verdi.In seguito Qhorin gli dà comunque l'ordine di ucciderla, ma Jon la lascia scappare via in segreto.
Emiromarlar (Uzun) Malatya’dan gelmişlerdir.I Dug sono degli alieni provenienti da Malastare.
Emire baharın gelişini temsil eder.Gli adulti compaiono con l'arrivo della primavera.
Ancak konusu "suç" olan hiçbir emir yerine getirilemez, getirenler de sorumluluktan kurtulamaz.Chi rispetta la Legge non patirà nessuna punizione (che spetta solamente ai colpevoli).
Anadoluda Yumuş Buyurmak, iş yapmasını için görev veya emir vermek demektir.Per questo motivo si fischia per esprimere comandi o per mandare segnali.
Viola Davis, Amanda Waller: Takım'ın emir veren hükümet yetkilisi.Amanda Waller, interpretata da Viola Davis: l'agente governativo che ha creato e dirige la Suicide Squad.
Ölümü ordudan gizlendi ve sanki yatağında emirler verdi.Il suo esercito fu messo in rotta e lui stesso trovò la morte nella battaglia.
Regulus’un verdiği emirle evcini evine geri döndü.Contro gli ordini ricevuti, egli rientrò così in patria.
Emir Salar hapiste iken öldü.Sfinito dalle sofferenze morì in prigione.
Emir ve nehiy olmadan iyilik ve kötülük bilinemez.L'uomo dunque non può conoscere il bene e il male.
Emir almak-vermek istemiyorum.Non ho voluto ristabilire un ordine.
Ardından iki emir daha gönderildi.Di ciò che rimane, si possono distinguere due ordini.
Bu sorunun sonraki emirlerde ele alınacağı varsayılmıştır.Il problema sarà risolto per le missioni seguenti.
Kariyeri boyunca Avrupa, Asya, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndekonserlerde çalmıştır.Durante la sua carriera ha tenuto concerti in Europa, Asia, Nord Africa, Medio Oriente ed Emirati Arabi Uniti.
Sovyet kuvvetleri, harekâtın esas hedefi olan Minsk'ten olabildiğince ilerlemek yönünde emir aldı.L'UE attua le misure restrittive decise dalle Nazioni Unite il più rapidamente possibile.
2004 yılından 2015'e kadar, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli bir maden şirketinin müdürü oldu.Fino al 2009, è stato direttore della società mineraria saudita.
Eber Gölü gibi, Sultan dağları ile Emir dağı arasındaki çöküntü alanında yer alır.Il lago si trova in una fossa tra le montagne Sultan Dağı ed Emir Dağı.
Bu nedenle geminin sağından geç emri yanlış bir emirdir ve karışıklıklara neden olabilir.Il malfunzionamento di un sistema di bordo e vari errori del comandante causano il disastro.
Nurullah Bey veya Şenbolu Nurullah, 19. yüzyılda yaşamış Hakkâri emiri.Nipote e successore di Gondofare, regnò durante il I secolo.
Bu bir emirdir.Это приказ.
Emirlerime uymanı istemeliyim.Я должен попросить тебя выполнять мои приказы.
Bu emir Macar birliklerinden birine ulaşmadı ve bu birlik 30 dakika kadar Alman birlikleriyle çatışmada kaldı.Но, одно подразделение не получило этого приказа и сражалось с немцами в течение примерно 30 минут.
Kendisine bir memluklu emir gönderilip alelacele Mısır'a çağrıldı.После того как они обратились с молитвой к своему Господу, Он усыпил их в пещере на 309 лет.
Tiyatroların inşa edilmesi için emirler verdi ve spor oyunlarını destekledi.Он приказал построить театры и покровительствовал спортивным играм.
Düşman Fırat'ı geçer geçmez Halid Müslüman kuvvetlere harekete geçmeleri için emir verdi.Как только враг перешёл реку, Халид приказал мусульманским силам идти в действие.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.И он пожелает исполнять твои приказы.
Hükümdarları sırasıyla; Emir Berçem, Berçemoğlu Mahmud, Fahreddin Ebû-İshak İbrahim, Süleyman Şah'dır.Сауд ибн Ибрахим ибн Мухаммад Аль Шурейм (араб.
(Eflatun, emirkulu Osmana) Halklara her zaman fetih gerekmez.Никогда не следует спрашивать у кого бы то ни было, какая у него (неё) заработная плата.
Bu olaydan sonra ise Abaka Han'ın emriyle Mücireddin Emir Şah'ın hizmetine girmiştir.После этого царь Шаша сам вступил в переговоры с Насром и согласился лишить ал-Хариса покровительства.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.Барийский эмират существовал достаточно долго, чтобы вступить в отношения со своими христианскими соседями.
(Sözlerini emir bilmişlerdi.)(Они спрашивали о вас.)
Şirvanşahlar ve Derbent emirleri bu baskınlara karşı mücadele veriyorlardı.Их соперницами по решающей игре выступили Ясмин Вёр и Элени Данилиду.
Hitler'den doğrudan emir geldiğini, ve bu katliamın meşru bir ceza olduğunu düşündüğünü belirtti.Приказ о казни пришёл прямо от Гитлера и это, по мнению Прибке, делало её законной.
Birleşik Arap Emirlikleri Bayrağı 21 Aralık 1971 yılında kabul edilmiştir.Флаг Объединённых Арабских Эмиратов был принят 2 декабря 1971 года.
Sizlerden bazınız diğerine emirdir.Все они служат дополнением одно другому.
Medal of Honor: Pacific Assault'ta arkadaşlarımıza emir verebilmekteyiz.Присутствует в игре Medal of Honor: Pacific Assault.
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.Также они разогревали Testament (с их туром по Practice What You Preach).
Emir kaldırılıp ve Filippikos, doğu ordusunun komutanı olarak yeniden atandığında isyan sona erdi.Мятеж закончился, когда Приск был снят с должности, а Филиппик вновь назначен командующим восточной армией.
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.От его рыка содрогнулись горы, семь скал семь раз отозвались, камни на склоне горы сдвинулись и покатились.
İsyandan sonra, Şirvan emirleri halka karşı zulüm ve gaddarlıklarını daha da arttırdılar.В качестве последнего, он смягчает наказания, делая силу милосердия более могущественной, чем силу карающую.
Saçma emir ve isteklerinin sonu gelmez.В обычном своем положении и булавки не выступают за край.
Bu isyan ancak Sevilya Emirliğinin verdiği destek ile bastırabilmiştir.Восстание было подавлено при помощи подкрепления, присланного из Орла.
Emir 66 bölümünde klon askerlerini öldürüyoruz.Во время действия Приказа 66 была убита клонами на Салукемае.
1992'de olduğu tabura yeni bir emir verildi, Kırmızıkent'i düşmandan kurtarmak.В 1992 году его команда получила новое поручение, что Гырмызыкент должен был быть освобожден от врага.
Cennete girmek için Musa'nın öğütlediği On Emir dışında bu mitsvalara da uyulması gerekmektedir.Моисей получает от Творца Скрижали Завета с Десятью речениями (заповедями).
Genelde emirlerde mümkündür.Часто не слушается приказов.