emir ile cümle
emir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birleşik Arap Emirlikleri Final Turu'na çıktı.Les Émirats arabes unis se qualifient pour le tour final.
Böylece devletin adı Afganistan İslam Emirliği olmuştur.Le pays porte alors le nom d'État islamique d'Afghanistan.
Zina On Emir’de yasaklanmıştır.L'adultère était en effet interdit par les Dix Commandements.
Emire baharın gelişini temsil eder.Sa floraison marque le retour du printemps.
Tanrı, emirlerine uyanları mükafatlandırır, uymayanları eğer tövbe etmezlerse cezalandırır.Celui-ci pria Allah pendant sa descente d'en faire une bénédiction de Sa part et non un châtiment.
Bu emirler 900'de halife adına Safferi Amir ibni Layth'a karşı savaşıp galip gelmişlerdi.En 900, au nom du calife, ils avaient vaincu le Saffaride Amr ibn Layth.
2. Yasa, Bir robot insanların verdikleri emirlere uymak zorundadır.Celle-ci dit: un robot doit obéir à tout être humain.
Bu dönemde 1018-1038 arasında emirler "Banu Tucibi" sülalesindedi.De 1018 à 1038, la ville est dirigée par les Banu Tujib.
Daha sonra emirler düzeltildi ve Kızıl Ordu birlikleri Volga üzerine çekildiler.L'ordre fut restauré au fur et à mesure que l'Armée rouge approchait de la Volga.
Kabri Küçük Emir Efendi yakınındadır.Il est proche du régime Seignalet.
Doğu cephesinde yaralandıktan sonra Dr. Joseph Goebbels'nin emir subayı oldu.Après être blessé sur le front oriental, Schwägermann devient l'adjudant du Dr. Joseph Goebbels.
Emir Salar hapiste iken öldü.Son épouse est décédée alors qu'il était en prison.
Moğol Emiri Nevruz, İslam'ı zorunlu kıldı ve her türlü diğer dini yasakladı.Nowruz rend l’Islam obligatoire, interdit toutes les autres religions.
Tora'daki On Emir cinayeti yasaklar.De la façon la plus évidente, les Dix Commandements dans la Torah interdisent le meurtre.
Emir Süleyman Çelebi Ayaslug'a (Selçuk) kadar sokuldu.Al-Risâlah ilâ l-qâḍî Abî Sahl (Lettre au qadi Abû Sahl).
Eylül ayı sonlarında hem General Friessner hem de Mareşal Malinovski, yeni emirler aldılar.En septembre 1944, Malinovsky et Friessner ont reçu de nouveaux ordres.
1971 - Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşmiş Milletler'e üye oldu.1971 : les Émirats arabes unis deviennent membre de l'ONU.
Bu emir yerine getirilmedi.Ces ordres ne furent pas suivis.
General Friessner'in emirleri ise, Fretter-Pico Ordu Grubu'nun Oradea'dan girişeceği bir taarruzu emretmiştir.Pendant ce temps, les ordes de Friessner incluaient une attaque d'Oradea avec l'armée de Fretter-Pico.
Bununla birlikte, Suffolk Dükü tarafından kralın emirlerinin görmezden gelineceği sözü verildi.Mais les promesses que leur avait faites le duc de Norfolk furent ignorées par ordre du roi.
Cihan Şah'ın son zamanlarında dört emîr-i dîvân vardı.Téti a donc eu quatre reines au moins.
Leela'nın Capitol Citadel'den sürgün edilmesi için emir verir.Le parlement de Provence ordonne la démolition de la citadelle.
Huon bunu reddeder ama bunu emir duymuştur.Et Wiggum de répondre Oui mais il faut s'en souvenir.
Araplar burada bir emirlik kurdular.Les Hospitaliers y établirent une commanderie.
Bizanslıların ilerlemesini durdurma görevi Hamdaniler emiri Ali Sayf-ul-Devle I eline bırakılmıştı.L'avancée des Byzantins a été stoppée par l'intervention des Hamdanides sous les ordres Sayf ad-Dawla `Alî.
Bölüm 7/8 Konusu : Bir askerin görevi emirlere itaat etmektir.Article 16: Devoirs des militaires devant leur chef.
Bu cezalandırmanın temel nedeni Gırnata Emirleri ile aralarında oluşan kişisel bir kan davası idi.Une période de persécution sanglante s'ensuit à leur égard.
Yusuf Emiri Mir'at-ül Memalik ÇağataycaElles apparaissent en plein été (juillet-août).
Himmler'in favori emir erlerinden biri haline geldi.Namgang devient un de ses favoris.
Aziziye (Emirdağ) Tez’in Güze Yaylasına geçici olarak yerleşmişlerdir.Château (XVIIIe s), à Rastatt Château Favorite (XVIIIe s), à Förche (Rastatt).
Emir almak-vermek istemiyorum.Il ne reçoit pas l'ordination.
Ali Emîrî, Tarih ("Kemalpaşazade Tarihi" şeklinde de anılır)La date indique un jour (comme au sens usuel).
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.Ainsi, ils auront atteint le but qu'ils s'étaient fixé.
Onbaşı Joseph Bowman: Yine Mason'dan daha aşağı rütbededir ancak ara sıra bize emirler verir.Lieutenant-colonel Henry Blake : Débonnaire, parfois loufoque, il commande l'unité MASH.
"Onlar Emiri" rütbesine ancak 1442'de almıştır.Il n'est promu émir de dix qu'en 1442.
Halep Emiri'dir.Ayoub est proclamé émir.
Yine Emir Sarrafoğlu karakterini canlandırmıştır.Elle souligna donc de nouveau sa nature subsidiaire.
Sovyet kuvvetleri, harekâtın esas hedefi olan Minsk'ten olabildiğince ilerlemek yönünde emir aldı.Son but initial était de piéger autant de troupessoviétiques que possible autour de Minsk.
Eskişehir, Sivrihisar, Emirdağ arasında, ender olarak da Polatlı-Haymana arasında rastlanmaktadır.Il y a notamment une analogie entre l'Ascendant et le Sec, et entre le Descendant et l'Humide.
25 Mayıs 1942'de Akagi Midway Adasına gerçekleşecek saldırıda yer almak üzere emir aldı.Le 25 mai 1942, l’Akagi appareilla avec la Kido Butai pour attaquer les îles Midway.
1 Ekim 1901), 1880-1901 arasında hüküm süren Afganistan emiri.Commandeur de l'ordre du Cambodge 01/01/1890.
İtaat, prensip olarak emir veyâ yasaklara uymaktır.En accord avec le règlement, il veille au maintien de l'ordre.
Bu sorunun sonraki emirlerde ele alınacağı varsayılmıştır.Le problème sera corrigé pour les missions suivantes.
Emirlikte sendikalar, siyasi partiler yasaklı bulunmaktadır.La loi martiale est proclamée et les partis politiques interdits.
Ancak Jelačić emirler ona ulaşmadan gece yarısı saldırıyı başlattı.C’est pourquoi il ordonne que l’attaque ne commence qu'à midi précise et pas avant.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.Il attend donc ses instructions.
"EMİR, Sabahat".Pro me, precor, ora ».
Bunu Destiny'e bildirir ve derhâl geri dönmelerini isteyen bir emir alır.Fouad lui lance alors un ultimatum et lui ordonne de le rejoindre sous trois heures.
Emir alıp vermek benim kişiliğimle, duygularımla hiç bağdaşmayan bir şey.Savoir, expliquer la raison des choses, suivre pas à pas les agissements de mes personnages.
Emir cümlesi, konuşmacının/yazarın bir eylemin gerçekleştirilmesini buyurduğu cümle türü.Pour les classiques, la diction est la manière de s’exprimer d’un écrivain ou d’un auteur.
Bu eski Boğaz semtine 'Emirgân' denmesinin sebebi işte yukarıda anlattılanlardan kaynaklanmaktadır.Très peu d'abbés de cette abbaye sont connus, pour les raisons énoncées ci-dessus.
Bunlar 1708 yılındaki bir emirle eski yerlerine gönderildiler.Elle a été transférée à son emplacement actuel en 1708.
1913 yılı Osmanlı kayıtlarında Emirza olarak geçmektedir.Ce n'est que vers 1931 qu'il reçoit des commandes conséquentes.
Askerler emirlerini yerine getirmek zorundadır.Los soldados deben cumplir sus órdenes.
Bana kimse emir veremez.Nadie me puede dar órdenes.
Önce de, sonra da emir Allah'ındır.El mandato pertenece a Alá antes y después.
Uֺֺluslararası Yaşam Boyu Başarı Ödülü, Birleşik Arap Emirlikleri (2008).El Premio Internacional de Logros de toda la vida, Emiratos Árabes Unidos (2008).
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.Contiene siete montañas nevadas, llamadas las siete hermanas (de syv søstre).
Bu emir yerine getirilmedi.Esta orden no se acató.
1570: Korkunç İvan, Novgorod halkının toplu katliamı için emir verdi.1570: Iván el Terrible ordena la masacre de los habitantes de Nóvgorod.