emir ile cümle
emir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Helal ve hayırlı işler Allah'ın adıyla, ve O'nun emir ve müsaadeleri doğrultusunda yapılan işlerdir.Sie dienten Gott mit Gebet und guten Werken und waren zu ihren Untertanen mild und gerecht.
8 Mayıs'ta, LSSAH birliği Enns nehri'ni geçmeyi ve Amerikan askerlerine teslim olması için emir aldı.Am 7. Mai erfolgte der Befehl sich hinter die Enns zu den Amerikanern abzusetzen.
Bu nedenle Altıncı Ekümenik Konsili'nin almış olduğu kararları uygulama emirleri verdi.Daher konnte er durch das sechste ökumenische Konzil zu Recht verurteilt werden.
Emir almak-vermek istemiyorum.Er kann nicht befehlen.
Ancak Suriye’deki emirlerin kendisini öldürmek istemesi üzerine Süleyman Şah Anadolu gazasına girişmiştir.An-Nāsir förderte den Sufi-Scheich ʿUmar as-Suhrawardī.
838 yılında, Müslümanlar İtalya'ya geçip, Taranto ve Brindisi'yi aldılar, takiben Bari Emirliği kuruldu.Bereits 838 setzten die Muslime nach Italien über und nahmen Tarent, Brindisi und Bari ein.
Bunun üzerine, İkşidler emirinin ikazına rağmen, Tüzün ile görüşmeye geçti.Als diese jedoch weiter vordrangen, gab er Feuerbefehl.
Bu dönemde Kürtlerin edebi merkezi Botan emirliği ve başkenti Cizre idi.Literarisches Zentrum der Kurden war damals das Fürstentum Botan mit Hauptstadt Cizre.
XPCC 1954 yılında Mao Zedong emiri altındaki Wáng Zhèn (王震) tarafından kurulmuştur.Das XPCC wurde 1954 von Wang Zhen auf Anordnung von Mao Zedong hin gegründet.
1971 yılında kardeşi Emir İsa bin Salman El Halife tarafından Başbakan olarak atandı.Er wurde 1971 von seinem Bruder, dem damaligen Emir Isa bin Salman Al Chalifa, in dieses Amt berufen.
Esiri olan Lindoro'ya üç kişilik kahve hazırlaması için emir verir.Sie ruft ihren neuen „Sklaven“ Lindoro und befiehlt ihm, Kaffee für drei Personen zu bringen.
Habibullah Han (1872-1919), 1901-1919 arasında hüküm süren Afganistan emiri.Habibullah Khan (1872–1919) war zwischen 1901 und 1919 Herrscher über Afghanistan.
Bu sebeple O'na kendi halkı tarafından el-Emir'ul-Adil (Adil Hükümdar) lakabı uygun görülmüştür.Denn mit seinem Volk im Frieden wahrt Er dessen heilig Recht!
Otuz yıl boyunca aklımın emirleri dışında hiçbir şey dinlemedim.In all den dreißig Jahren habe ich von keinem Genossen ein einziges grobes Wort gehört.
Bu emirleri ekip liderlerine gönderir.Diese gaben den Befehl dann an die Führer der Einsatzgruppen weiter.
Şirvanşahlar ve Derbent emirleri bu baskınlara karşı mücadele veriyorlardı.Sie hatten die Vizegrafschaft Angers (Anjou) und die Vizegrafschaft Tours inne.
Ben sizinle sadece üzerinize emir olmak için savaştım.Er gab an, einzig auf Befehl von oben gehandelt zu haben.
Kendisi ve annesi ordu ile bu emiri izlemişti.Er und seine Mutter gingen daraufhin zum Arzt.
Türk Ordusu envanterinde 2249 adet ve Birleşik Arap Emirliklerinde ise 136 adet araç bulunmaktadır.Von diesen sind 192 Lenkwaffen für die Vereinigten Arabischen Emirate bestimmt.
Aziziye (Emirdağ) Tez’in Güze Yaylasına geçici olarak yerleşmişlerdir.Diese bewirtschaftete auch die noch verbliebenen Gebäude des Gutes.
Bu emirle Kızıl Ordu'ya bir taarruza başlaması emredilmektedir.Hierzu wurde eine Grundsatzvorschrift der Roten Armee erlassen.
Her ikisi için de bir askerî cenaze töreni yapılmasına emir verir.Im Glauben, dass beide getötet worden sind, wird eine Begräbniszeremonie abgehalten.
Tarihsel olarak emirlik yonca üretirdi.Zeitweilig erwog er ein Ordensleben.
Korint Kralı Creon Medea'nın şehri terk etmesi için emir verir.König Kreon überbringt Medea seinen Entschluss, sie aus seinem Land zu verbannen.
Ancak Jelačić emirler ona ulaşmadan gece yarısı saldırıyı başlattı.Gegen die Mittagszeit gab er den Befehl zum Angriff.
Ardından iki emir daha gönderildi.Letztlich gingen zwei Gebote ein.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.Wer sich seinen Befehlen widersetzt, hat mit schweren Strafen zu rechnen.
Albay Godsacre, adamlarına mezarı izlemek için emir verir ve mezara yaklaşmalarına izin vermez.Arpago ruft die Soldaten auf, ihre Verstellung aufzugeben und Astyage in den Tempel zu folgen.
Ahmet Al-Cabir'in oğlu Cabir Al-Ahmet Al-Cabir Al-Sabah 1977-2006 yılları arası Kuveyt emiriydi.Sein Sohn Dschabir al-Ahmad al-Dschabir as-Sabah war von 1977 bis 2006 Emir von Kuwait.
Tümen Komutanlığı’ndan saat 05:45'te ileri hareket için emir gelmiştir.Um 11:45 Uhr erfolgte der Befehl zum Rückzug.
Kendisi Tebliğ Cemaati'nin dördüncü emiri idi.Er war der 4. Imam der Schiiten.
Nitekim bu Özbek emiri ile Çağataylar arasında aynı yıl içerisinde çatışma vuku buldu.Trotzdem kam es zum Ausgleich zwischen Kaiser und Stadt im selben Jahr.
(Emir kipinin eki yoktur.)(Ohne Seerecht.)
Himmler'in favori emir erlerinden biri haline geldi.Auch der Münchner Dackel war eines seiner Lieblingsmotiven.
Şehrin dört bir tarafı Birleşik Arap Emirlikleri tarafından çevrelenmiştir.Teile der Stadt sind von arabischer Architektur geprägt.
Bu tarihten sonra külliye Gur-i Emir adıyla anılmıştır.Auf Desselben Befehl beschrieben von Hrn.
Emir İtil b.Abschnitt B. Signale.
Bu melekler de kendilerine Allah tarafından ulaştırılan emirleri yerine getirirler.Gott formte die Engel aus Licht, denn sie sollten die Erde vom Himmel aus bewachen.
Emirliğin başkenti Revandiz idi.Für mich war der Führerbefehl ein Befehl.
Ancak üç yıl sonra şehrin yeniden imarı için emir verdi.Drei Jahre später führte der Rat in der gesamten Stadt die Reformation ein.
Emirates'in 102.Mitglied des Sturms 102.
Büyük Selçuklu hükümdarının Çökürmüş üzerine kumandanı Emir Çavlı’yı göndermişti.Die Durchführung dieses sehr schweren Befehls hat der Führer auf meine Schultern gelegt.
Partinin lideri emir olarak anılır.Das Amt des Başkan heißt Başkanlık.
Fakat emir nehri geçmeyi olanaksız buldu.Allerdings ist es ihnen nicht möglich, den Fluss zu überqueren.
Kenti savunma konusunda kesin emir almış olan Alman garnizonu, burada tuzağa düşmüş oldu.Die über die ganze Stadt verteilten deutschen Garnisonen waren eingekesselt worden.
Askerler emirleri uygulamak zorundadır.Les militaires doivent exécuter les ordres.
Emir verdiğim zaman, uygulanmasını istiyorum!Quand je donne un ordre j'aime qu'on l'exécute !
Sizin arzunuz benim için bir emirdir.Votre désir est pour moi un ordre.
Devlet, bankacıların emirlerini uyguluyor.Le gouvernement exécute les ordres des banquiers.
Firavun Musa'nın zincire vurulup zindana atılmasına emir verir.Allah envoya donc Moïse prêcher le monothéisme au pharaon.
Önce de, sonra da emir Allah'ındır.Le message d’Allah, transmis oralement (qur’ân) commence à être rassemblé.
İbrahim Halil Han, Emirliler ve Cebrayıllılardan oluşan süvarilerle Rusları karşılamışdır.Abraham fend des bûches, et part avec Isaac, un âne et deux serviteurs.
General Napier'in emirleriyle Magdala toprağa kadar yakılıp silahları imha edildi.Sur les ordres de Napier, Magdala est incendié et ses canons détruits.
"Allah'ın emirleri akıllı olana hitabendir".Ceci est un ordre obligatoire de la part de Dieu, car Dieu est, certes, Omniscient et Sage.
Moskova Hükümeti siparişleri Moskova Belediye Başkanı tarafından imzalanır (Moskova Hükümeti emir) verir.Le gouvernement de Moscou émet des ordres qui sont signés par le maire.
Bergkamp, Arsenal'in yeni stadı Emirates Stadyumu'nda ilk maça çıkma onuruna ulaştı.Bergkamp participe au premier match sur le nouveau terrain d'Arsenal, l'Emirates Stadium.
Hitler'in emirlerine karşı Kirovograd'da Sovyetlere ait bir kuşatmadan dışarıya çıktı.Il subit un encerclement soviétique à Kirovograd malgré les ordres de Hitler.
Perry'e emirleri verir.Elle donne les ordres à Raphaël.
Ragusa Emiri 1244 yılında tekrar yürürlüğe girdi.L’édit envers Raguse fut réémis en 1244.
Erkekler genellikle 19 yaşında askerlik eğitimi için emir kağıdını alırlar.Ces derniers reçoivent en général leur ordre de marche vers 19 ans pour le recrutement.